mahkûmlar ile cümle
mahkûmlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mahkumlar ölümüne dövüşürken hapishane işletmenleri izlenme oranlarından ciddi miktarda kâr elde etmektedir.Záujem väzňov o prácu je vysoký, keďže pracujúci väzni majú viacero výhod.
Terim, mahkûmların tutukluluklarının meşruiyetini sorgulayan kişiler veya gruplar tarafından kullanılmaktadır.Ta izraz uporabljajo osebe ali skupine oseb, ki dvomijo v legitimnost pripora zapornika.
Amacı mahkumları yakalamak değil öldürmektir.Iz tega bi sledilo, da ujetnikov niso pobili, ampak preselili.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.Vse vojne ujetnike morajo takoj izpustiti.
Amerika Birleşik Devletleri mahkumları kontrol etmek için bu cihazlar kullanır.V zaporih pa varnostne sisteme uporabljajo za nadzor zapornikov.
Mahkumlar hemen ayaklanıp onu linç ettiler ve kafasını kesip bir diğere astılar.Nekaterim je odrezal nosove in ustnice, druge obesil in tretje utopil.
Vanunu, hapis hayatının uzun bir zamanını diğer mahkûmlardan izole edilerek tek başına bir hücrede geçirdi.Ivan VI je preživel svoje življenje v ječi kot zapornik.
Diğer mahkumlar, hatta katiller, Abruzzi'ye bulaşmaktan korkmaktadırlar.Kiti kaliniai, įskaitant ir žudikus, palaiko Abruzio verslą kalėjime.
Birkaç ay sonra mahkûmlar vardiya usulüyle 24 saat çalıştırılmaya başlandı.Po poros mėnesių įgula buvo priversta palikti Kremlių.
Bununla birlikte, Saar'daki plebisitten sonra, Nazi yanlısı mahkumların çoğu için af ilan edildi.Vis dėlto, po plebiscito Sare dauguma suimtųjų buvo amnestuoti.
1955`te baskılar üzerine Batista Moncada baskıncıları da dahil bütün politik mahkûmları serbest bıraktı.1971 m. kartu su kitais politiniais kaliniais pabėgo iš Punta Carretas kalėjimo.
Gaz odaları, 1920'lerin başında, ABD'de idam mahkûmları için kullanılırdı.Gaasikamber võeti kasutusele Ameerika Ühendriikides 1920. aastatel.
Ve mahkûmlar görünüyor garda.Vaba vang ja vangis valvur.
Bu dönemde mahkûmların sayısı 18.000'e ulaşmıştı.Juba 18 000 korda lõksus.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.Kõik politilised vangid tulevad otsekohe vabastada.
İnfazlar mahkumlar ayakta ya da otururlarken gerçekleşebilir.Söömine võib toimuda nii istudes kui ka seistes.
Ancak ustaşalar ölmeye mahkûmların akraba olması halinde birbirini öldürmeye zorladılar.Ohvreid sunniti üksteist sepahaamritega surnuks peksma.
"Van'da mahkumlar firar etti"."Viru vanglas toimus pantvangidraama".
2002’den beri gerçekleştirilen çalışmalar, mahkumların %1Contudo, o facto de as drogas ilegais acabarem por entrar na maior
2002’den beri gerçekleştirilen çalışmalar, mahkumların %1Tendencje spadkowe zgłosiły Bułgaria, Republika Czeska i Słowenia (32).
2002’den beri gerçekleştirilen çalışmalar, mahkumların %1Trender för olika droger
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Die Wissenschaftler gestatteten, die Gefangenen unerwartet in der Nähe ihrer Wohnungen festnehmen.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.I ricercatori sorpresero i detenuti arrestandoli a casa loro o nei dormitori.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Les chercheurs surprirent les prisonniers et les surveillants dans leur maisons et dortoirs.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Los investigadores sorprendieron a los prisioneros arrestándolos en sus casas y dormitorios
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Para peneliti mengjutkan para tahanan dengan meminta mereka ditangkap di rumah dan asrama mereka.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.Изследователите изненадали затворниците, като ги арестували в техните жилища и общежития.
Araştırmacılar, mahkumları evlerinde veya yatakhanelerinde tutuklayarak şaşırttı.囚人の気持ちにさせる一つの儀式だ
Avrupa Birliği’nde uyuşturucu kullanan mahkumları hedef alan müdahaleler yaygınlaşmıştır.a ministerstvem vnitra podepsaným v roce 2005 vyvinuty ve všech věznicích komplexní služby pro uživatele drog.
Avrupa Birliği’nde uyuşturucu kullanan mahkumları hedef alan müdahaleler yaygınlaşmıştır.I EU har insatser som riktar sig till missbrukande interner utökats.
Avrupa Birliği’nde uyuşturucu kullanan mahkumları hedef alan müdahaleler yaygınlaşmıştır.Ráadásul ezek az intézkedések az országokon belül is szélesebb körben elérhetővé váltak.
Avrupa Birliği’nde uyuşturucu kullanan mahkumları hedef alan müdahaleler yaygınlaşmıştır.spetta al ministero della Giustizia.
Avrupa Birliği’nde uyuşturucu kullanan mahkumları hedef alan müdahaleler yaygınlaşmıştır.W większości krajów za opiekę zdrowotną w więzieniach odpowiada ministerstwo sprawiedliwości.
Bakalım hapishanelerin mahkumlar ve gardiyanlara ne yaptığına bakalım:1970年代 スタンフォード大学において
Bakalım hapishanelerin mahkumlar ve gardiyanlara ne yaptığına bakalım:Lass uns mal die Effekte, die das auf die Gefangenen und Gefängniswächter hat, betrachten.
Bakalım hapishanelerin mahkumlar ve gardiyanlara ne yaptığına bakalım:Mari kita lihat efek yang terjadi di penjara antara tahanan dan penjaga.
Bakalım hapishanelerin mahkumlar ve gardiyanlara ne yaptığına bakalım:Veamos los efectos que la prisión tiene entre los prisioneros y los guardias
Bakalım hapishanelerin mahkumlar ve gardiyanlara ne yaptığına bakalım:Vediamo gli effetti della prigione sui detenuti e le guardie.
Bakalım hapishanelerin mahkumlar ve gardiyanlara ne yaptığına bakalım:Voyons les effets que les prisons ont sur les prisonniers et les gardes.
Bakalım hapishanelerin mahkumlar ve gardiyanlara ne yaptığına bakalım:Нека видим ефекта, който оказват затворите върху затворниците и надзирателите.
"Bask mahkumlar, evlerine!"Baskische gevangenen, naar huis!
"Bask mahkumlar, evlerine!"Prisonniers politiques basques au Pays Basque!!
Bazı hapishanelerde mahkumlar için eğlence ve eğitim programları da mevcut.Alcune hanno anche programmi speciali per l intrattenimento dei detenuti, e gli permettono di imparare.
Bazı hapishanelerde mahkumlar için eğlence ve eğitim programları da mevcut.No tienes hogar - Si señor. - Cuentame sobre ello.
Bazı hapishanelerde mahkumlar için eğlence ve eğitim programları da mevcut.Какво мислите за факта, че нискокачествените продукти се произвеждат умишлено, за да се поддържа пазара?
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?""Am doar o întrebare: ce se întîmplă cu lumea până să ajungă la biroul procurorului?
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?"Antes de que todos se reunieran en la oficina del fiscal, ¿qué les había ocurrido?"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?"Azt mondtam: "Egyetlen kérdésem van: mire eljut valaki az ügyész irodájáig mi történik addig vele?"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?""Imam samo eno vprašanje. Kaj se zgodi z ljudmi, preden dosežejo tožilčevo pisarno?"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?"모두가 검찰관의 사무실에 갔을때에, 그들에게 무슨일이 일어났지?
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?""Mam tylko jedno pytanie, zanim oskarżeni dotarli do biura prokuratora, co się z nim działo?"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?""No momento em que as pessoas chegam ao gabinete do procurador, "o que é que já lhes aconteceu?"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?""Имам само един въпрос, който е, до момента в който всички достигат до прокуратурата, какво се случва с тях?"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?""У мене є лише одне питання: до того часу, як усі прибули до прокуратури, що трапилось з ними?"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?""У меня всего лишь один вопрос, что происходило со всеми до того, как они попадали к прокурору? "
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?"שהיא, עד שכולם הגיעו "?למשרד התובע, מה קרה להם
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?"وهو، بحلول الوقت الذي يصل الجميع فيه لمكتب النيابة، ماذا حدث لهم؟"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?"その人たちはどのような状態でしたか?」と訊ねると 検事や裁判官の方々は一瞬の沈黙の後
BK Korku Yazarı Graham Masterton Polonya'daki Mahkumlar İçin Kısa Hikaye Yarışması DüzenliyorAutor britânico de livros de terror organiza concurso literário para detentos na Polônia
Bu gördüğümüz senaryoya, mahkumlar çıkmazı denir.Então, este cenário é chamado "O dilema do prisioneiro".
İlgili Sayfalar