mahkûmlar ile cümle

mahkûmlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
1917 yılında diğer mahkumların arasına karışmasına izin verildi.В 1931 году был обвинён в связях с меньшевиками.
Ayrıca hapishanede hayatta kalan mahkûmlarla karşılaşmışlardır.В кафетерий тюрьмы они встречают выживших заключенных.
Mahkûmları itirafa zorlamak için kullanılırdı.Узников использовали на принудительных работах.
Mahkumlar birbirleriyle ve gardiyanlarla kesinlikle görüştürülmez ve konuşturulmazdı.Заключённым запрещалось разговаривать друг с другом, помогать друг другу и многое другое.
Bu birliklere yabancılar ve eski mahkûmlar da alındı.В лагере также находились уголовники, бывшие заключенные.
Mahkûmlar hücrelerinde dışarı yavaş yavaş çıkarlar.Пассажиры постепенно расходились по своим каютам.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.Все политические заключённые подлежали немедленному освобождению.
Flossenbürg'te mahkûmlar 16 büyük ahşap barakalarda kalıyorlardı.Заключённые жили в 16 больших бараках на территории лагеря.
Patlayıcıları kadın mahkûmlar yakındaki fabrikadan içeri sokmuştu.Бандиты устроили на заводе засаду на инкассаторов.
Hapishane ele geçirilip mahkûmlar salındı.وفتحوا السجن وحرروا المساجين.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.تسأل والديها عن المغفرة.
Arap Baharı Suriye'ye geldiği zaman, Çorbacı, siyasi mahkumların serbest bırakılması için çağrı yaptı.عندما امتد الربيع العربي إلى سوريا، نظمت مجد الاعتصامات للمطالبة بالإفراج عن السجناء السياسيين.
Gaz odaları, 1920'lerin başında, ABD'de idam mahkûmları için kullanılırdı.بدأ استخدام غرف الغاز لإعدام المجرمين في عشرينيات القرن العشرين في الولايات المتحدة.
Gilbert, Alman mahkûmların Cezaevi Psikoloğu olarak atandı.Gilbert foi nomeado o psicólogo dos prisioneiros.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Todos os agressores devem pedir desculpas ».
Naaşı, diğer mahkûmlarla birlikte derhal gömüldüğü gerekçesiyle ailesine teslim edilmedi.Porém, não foi enterrada com seu segundo marido.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.Todos os presos políticos devem ser libertados imediatamente.
Mahkumlar birbirleriyle ve gardiyanlarla kesinlikle görüştürülmez ve konuşturulmazdı.Não era permitido que guardas e prisioneiros conversassem.
Bu mahkumların bir kısmı idam cezasına çarptırılmıştı.Parte dos envolvidos foi condenada a prisão.
Mahkumları hayatta tutabilmek için birçok ayrıntılı hileler geliştirdi.Realizou inúmeras expedições para subjulgar os cumanagotos.
Bu dönemde mahkûmların sayısı 18.000'e ulaşmıştı.Em poucos dias o número total de presos em greve chegou a 18.000.
Mahkûmlar ve gardiyanlar çok çabuk bir şekilde rollerine adapte oldular.Os guerreiros celtas e seus partidários lentamente se mesclaram aos colonos.
Mahkûmların anılarını yazması yasaklandı ve posta servisi oldukça sınırlandırıldı ve sansür edildi.Os prisioneiros eram proibidos de escrever memorandos, e as cartas enviadas eram censuradas.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Gevangenen werden gevraagd om zich te verontschuldigen.
Bazı askerler silahsız mahkûmların infaz edildiğine tanık olduklarını belirttiler.Een paar soldaten zeiden dat zij getuige waren geweest van de executie van ongewapende gevangenen.
Mahkumlardan biri idam sehpasının önünden kaçtı.Een moordenaar is uit de gevangenis ontsnapt.
Ölen mahkûmlardan biri olan Sands'in cenaze törenine 100.000 kişi katıldı.Meer dan 100.000 mensen waren aanwezig bij de begrafenis van Sands, de eerste hongerstaker die overleed.
O, Michael, Lincoln ve diğer mahkûmlar kaçmayı başarırlar.Michael en Lincoln weten te ontkomen.
Mahkumlardan dördü jandarma tarafından yakalandı.Vier verdachten werden gearresteerd door het leger.
Mahkûmlar bütün gün yol yapımı gibi ağır işlerde çalıştırılırlar.Beide officieren zouden dus zo goed als de gehele bezettingstijd in het gevang doorbrengen.
Diğer mahkûmları da kışkırtarak bir isyan çıkarıyoruz.Dan breekt er een opstand uit onder de gevangenen.
Pratikte yüksek güvenlikli askeri hapishanelerdi ve herhangi bir suç işlemeyen mahkumlar için tasarlanmıştı.Later werd de doelgroep uitgebreid tot alle gevangenen die zonder aanklacht werden vastgehouden.
İkinci sezonda karakterin rolü değişir kaçan mahkûmların peşinden gider.In de tekenfilm slaagt hij er op de meest absurde wijze in om een ontsnapte gevangene te achtervolgen.
Mahkûmları itirafa zorlamak için kullanılırdı.Ze trachten de gevangenen tot bekentenissen te dwingen.
Gilbert, Alman mahkûmların Cezaevi Psikoloğu olarak atandı.Gilbert został mianowany psychologiem więziennym niemieckich więźniów.
Mahkumlar birbirleriyle ve gardiyanlarla kesinlikle görüştürülmez ve konuşturulmazdı.Strażnicy ani więźniowie nie mogli ze sobą rozmawiać.
Hapishane ele geçirilip mahkûmlar salındı.Więzienie zdobyto, więźniów rozpuszczono.
Artık mahkûmların takımına koçluk yapacaktır.Kierował komandami więźniów.
Fakat mahkumların çok az bir bölümü 14 yıldan fazla hapiste kalmaktadır.Mało kto z tych więźniów pozostawał przy życiu dłużej niż kilkanaście dni.
Bu işler, Sonderkommando olarak adlandırılan Yahudi mahkûmlar tarafından yapılırdı.Byli to Żydzi z tzw. Ausgrabenkommando.
İlerleyen bölümlerde mahkûmların yaşadıkları aktarıldı.Chorych więźniów ostrzegała o nadchodzących selekcjach.
Ve mahkûmlar görünüyor garda.Mieszkańcami byli więźniowie i dozorcy więzienni.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Biskopen uppmanar honom att be om ursäkt.
Ölen mahkûmlardan biri olan Sands'in cenaze törenine 100.000 kişi katıldı.100 000 människor deltog på Sands begravning.
Örneğin, Mittelbau-Dora kampında mahkûmlar V-2 roketi ürettiler.Här arbetade fångarna med att tillverka V-2 robotar.
Hapishane ve mahkûmlar İrlanda tarihinde önemli rol oynadı.Jarlarnas flykt var en viktig händelse i Irlands historia.
Bazı askerler silahsız mahkûmların infaz edildiğine tanık olduklarını belirttiler.Vittnen sade, att han var obeväpnad.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.Samtliga fångar skulle friges utan lösen.
Mahkûmları itirafa zorlamak için kullanılırdı.Nu är det känt att bekännelserna framtvingades.
Protestolar nedeniyle mahkûmların durumları biraz iyileştirildi.Efter den händelsen behandlades fången något bättre.
Sugamo Hapishanesi 1920’li yıllarda siyasi mahkumlar için inşa edildi.В'язниця Суґамо побудована у 1920-ті роки для політичних в'язнів.
Mahkûmlar ve gardiyanlar çok çabuk bir şekilde rollerine adapte oldular.Учасники швидко адаптувалися до своїх ролей.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.З в'язниць були звільнені всі політичні в'язні.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Батьки пропонують їм вибачитися.
11 Haziran - Yeni İnfaz Yasası yürürlüğe girdi, mahkumların salıverilmesine başlandı.13 серпня - Результатом переговорів стало звільнення всіх заручників.
Sadece bazı sabah sporu seansları sırasında el hareketleriyle diğer mahkûmlarla haberleşebiliyordu.Вранці вони відправлялись на роботи з іншими в'язнями.
Gaz odaları, 1920'lerin başında, ABD'de idam mahkûmları için kullanılırdı.Газові камери використовувалися для страти засуджених злочинців у США починаючи з 1920-х років.
Diğer mahkûmlarla görüşmesi kendi güvenliği için yasaklandı.Підходити до нього іншим в'язням було суворо заборонено.
Yoksulluk ve mahkûmların eğitimiyle ilgili sorunları araştırmaya girişti.У ній розказується про проблеми освіти і знущання над дітьми.
Artık mahkûmların takımına koçluk yapacaktır.Він зажадав списки ув'язнених.
İlgili Sayfalar