mahkûmlar ile cümle

mahkûmlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Jae-wook, daha önce davalarında yardım ettiği mahkumlardan yardım ister.Fearing for his own life Chi-Won takes the chance to get away from Byun Jae-Wook.
Kelepçeler genellikle mahkumlar ve kölelerde kullanılırdı.Shackles are typically used on prisoners and slaves.
Kelebek vidaları ayrıca mahkumların ayak parmaklarını ezmek için uygulanırdı.The thumbscrew was also applied to crush prisoners' big toes.
1 Nisan'da Tagab'dan mahkumlar geldi.On 1 April, prisoners arrived from Tagab.
Mahkumlar ve Yong-gu, idamdan önce Ye-sung'un doğum gününü kutlar.The inmates and Yong-gu then celebrate Ye-sung's birthday before he is executed.
Ölümünün resmi açıklaması, diğer mahkumlar tarafından öldürülmesiydi.The official explanation of his death was that he was killed by fellow inmates.
Siyasi mahkumlarPolitical prisoners
Mahkumlar arasındaki etkileşimlerInteractions between inmates
Diğer kurbanlar arasında eşcinseller, Yunan azınlığın üyeleri ve eski siyasi mahkumlar yer alıyor.Other victims include homosexuals, members of the Greek minority and former political prisoners.
Siyasi mahkumlar olarak kabul edilen kişilerin sayıları son dört yılda keskin bir şekilde arttı.The numbers reliably considered to be political prisoners have risen sharply in the last four years.
Ustaşalar, mahkumları havaya uçuracakları bir köprüye taşımayı planlıyor.The Ustashas plan to transport the prisoners to a bridge, which they will blow up.
Ahmet sıradan mahkumların yanına atıldı ve altı gün boyunca aç susuz bırakılması emredildi.After torture and a few chances to return to Islam he was subsequently beheaded on 3 May 1682.[1]
Kalenin bir kısmı, özellikle siyasi mahkumlar için hapishane görevi gördü.One part of the fortress served as a prison, especially for political prisoners.
Protestocular siyasi özgürlük ve siyasi mahkumların serbest bırakılmasını talep ettiler.Protestors demanded political freedom and the release of political prisoners.
Bajo Guadalquivir kanalını inşa eden siyasi mahkumlar için anıtMemorial monument to the political prisoners who built the Bajo Guadalquivir channel
Bazı ülkelerde, mahkumlara falaka hala uygulanmaktadır. [1]In some countries, foot whipping (bastinado) is still practiced on prisoners.[60]
Diğer mahkûmlar Şam'da hapsedildi.Other prisoners were incarcerated in Damascus.
Hem askeri hem de siyasi mahkumlar Mezzeh Hapishane'sinde tutuluyordu.Both military and political prisoners were held at Mezzeh prison.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.Sämtliche politischen Gefangenen werden freigelassen.
Ve mahkûmlar bütün bloğu ele geçirirler.Das Gericht besitzt darüber hinaus das Recht, die gesamte Website blockieren zu lassen.
Eski toplama kampı mahkûmlarının yardımıyla tanındı ve İngiliz askeri polis tarafından tutuklandı.Von ehemaligen KZ-Häftlingen erkannt, wurde er von der britischen Militärpolizei verhaftet.
Bu yüzden pek çok kişi ölecektir özellikle de mahkumların tanıdıkları.Dabei verloren viele Arbeitskräfte, darunter besonders Häftlinge, ihr Leben.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Die Kirche müsse sich dafür entschuldigen.
1863 yılından itibaren de Avrupalı mahkûmlar için hapis yeri olarak kullanılmaya başlanır.Bereits 1863 im Sezessionskrieg wurde das Gelände als Gefangenenlager der Union verwendet.
Diğer mahkûmlarla görüşmesi kendi güvenliği için yasaklandı.Der Kontakt zu anderen Häftlingen war verboten.
En zor koşullarda yaşayanlar kürek mahkûmlarıydı.Die unmenschlichsten Haftbedingungen herrschten in den Kellern.
Zaten mahkûmlardan biri bu esnada duvardan düşerek ölür.Kurz darauf stürzt er sich von einer Mauer in den Tod.
Ravensbrück de ilk mahkûmlar yaklaşık 900 kadar kadındı.Auch Issberner-Haldane gehörte zu den über 300 Inhaftierten.
Protestolar nedeniyle mahkûmların durumları biraz iyileştirildi.Die Behandlung der Gefangenen besserte sich.
Birkaç ay sonra mahkûmlar vardiya usulüyle 24 saat çalıştırılmaya başlandı.Kurze Zeit später ging man zum 24-Stunden-Schichtdienst über.
Ve mahkûmlar görünüyor garda.Officer repräsentieren die Gefängniswärter.
Bazı askerler silahsız mahkûmların infaz edildiğine tanık olduklarını belirttiler.Zeugen sagten aus, dass er unbewaffnet war.
Mahkumlar kaçmaya çalıştı.Les prisonniers ont essayé de s'enfuir.
Mahkumlar kaçmaya çalışıyordu.Les prisonniers essayèrent de s'enfuir.
Mahkûmlarınıza ne olacak?Que va-t-il advenir de vos prisonniers ?
Gün ağarana kadar mahkumlara işkence ediyorlar.Ils torturent les prisonniers jusqu'à l'aube.
Diğer mahkûmlarla temas etmesi önlenmekte ve kendisi ayrı bir yerde tutulmaktaydı.Il est séparé des autres prisonniers et placé en isolement.
GMDC tutukevi kalanından sorunlu mahkûmları ayırmak için kullanılmıştır.Le CDGM était utilisé afin d’isoler les détenus à problème du reste du centre de détention.
Mahkûmlar, yıkanmak için kendi hücrelerini terk etmeyi reddedip dışkı ile hücrelerin duvarlarını kapladı.Les prisonniers refusent de se laver et étalent leurs excréments sur les murs de leur cellule.
Ve mahkûmlar görünüyor garda.Les gardiens de prison.
Bu yüzden pek çok kişi ölecektir özellikle de mahkumların tanıdıkları.Ils font de nombreux prisonniers, notamment parmi les blessés.
Mahkûmlar bütün gün yol yapımı gibi ağır işlerde çalıştırılırlar.Chaque jour ils employaient les prisonniers à des travaux forcés pénibles.
Ayrıca hapishanede hayatta kalan mahkûmlarla karşılaşmışlardır.On y enfermait les prisonniers condamnés à vie.
Bellick'in geçmişi rüşvet ve mahkûmlara kötü muamele ile doludur.Bellick tiene un largo historial de corrupción y abuso de presos.
Ne var ki 1992 yılının sonuna doğru tüm mahkûmlar mahkemeden önce tutuksuz yargılanmak üzere salıverilecektir.Sin embargo, a finales de 1992 fueron liberados pendientes de juicio.
O, Michael, Lincoln ve diğer mahkûmlar kaçmayı başarırlar.Finalmente, junto con Michael Scofield, Lincoln Burrows y otros presos, consigue escapar de prisión.
Terimin destekçileri siyasi mahkûmları siyasal faaliyetlerden dolayı hapsedilen biri olarak tanımlarlar.Simonovis es considerado como un preso político por defensores de derechos humanos.
Koridorda yürürken diğer mahkûmlar onu inceler.En la caminata el Gato los ve.
Ölen mahkûmlardan biri olan Sands'in cenaze törenine 100.000 kişi katıldı.Al funeral de Sands, el primer detenido en morir, asistieron 100.000 personas.
Tüm sosyalist partilere ait siyasi mahkûmlar ve işçi sınıfına mensup tüm mahkûmlar serbest bırakılmalıdır.Libertad de todos los presos políticos y dirigentes obreros detenidos.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.De esta forma todos los presos políticos fueron liberados.
Pek çok zaman, insan deneylerinin objeleri mahkumlar, köleler, aile üyeleri veya deneyi yapanın kendisiydi.Per l'occasione, i soggetti della sperimentazione umana sono stati prigionieri, schiavi, od anche familiari.
Mahkûmlar çok ağır çalışma koşullarında yol inşaatında çalıştırılmaktadırlar.I prigionieri svolgevano i lavori forzati in condizioni estremamente difficili.
Bununla birlikte, Saar'daki plebisitten sonra, Nazi yanlısı mahkumların çoğu için af ilan edildi.Tuttavia, dopo il plebiscito nella Saar, la maggior parte dei prigionieri filo-nazisti ricevette l'amnistia.
İlişkiye girmeye direnen mahkumların kurşuna dizileceği gerçeği ise mahkumlara net bir şekilde öğretilmişti."Al primo tentativo di distruzione delle linee di comunicazione, i prigionieri sarebbero subito stati uccisi".
Bu belirteçler, mahkûmlar arasındaki hiyerarşiyi de belirliyordu.Sorgono dubbi sulla lealtà tra le prigioniere.
Fakat mahkumların çok az bir bölümü 14 yıldan fazla hapiste kalmaktadır.Solo pochi membri rimangono nel Tempio più di un decennio.
Diğer siyah ve beyaz mahkûmlar onula uğraşmak isterler.I bianchi e le persone di colore devono unirsi e lavorare insieme.
Sugamo Hapishanesi 1920’li yıllarda siyasi mahkumlar için inşa edildi.Тюрьма Сугамо была построена в 1920-х годах для политических заключённых.
Ancak ustaşalar ölmeye mahkûmların akraba olması halinde birbirini öldürmeye zorladılar.Как поступили с прахом, родственники умолчали.
İlgili Sayfalar