3. Mahallede, kanalizasyon şebekesi yoktur.En troisième classe, il n'y a pas de garniture.
İsmi mahallesin halkıdan gelme.Pas à côté de moi, s'il vous plaît.
Pursaklar'ın 21 adet mahallesi vardır.Actuellement, le groupe Cybertek possède 21 magasins ouverts.
1908-1916 yılları arasında kendi mahallesindeki Reáliskola lisesine gitti.De 1908 à 1916, il est élève à la Reáliskola de cette ville.
Salyan mahallesinden sonra sağda, 4 km içeridedir.La cabanne de Pierrefite à droite à 4 km de l'arrivée.
Mahallenin ] hayvancılığa dayalıdır.Elle lui laisse la vérole (mst).
ABD'de Mahallî İdare İhtisası yapmıştır.Il a très tôt tenté sa chance aux États-Unis.
Toplam 2010 verilerine göre 65 tane mahallesi vardır.Selon le recensement de 2010, elle compte 65 habitants.
Kocakonak mahallesine yerleşerek Sındırgı’nın bulunduğu yeri kendisine koruluk ve çiftlik yapmıştır.Elle les incite alors à louer un jardin, et à le cultiver.
Ayrıca Balıkesir kaymaklısı için mahallede geleneksel tamamen doğal kaymak yapılmaktadır.De même, la quasi-totalité du Parc naturel reste ouverte à la pêche industrielle.
Mahallenin yüksek yerlerinden İznik Gölü manzarası izlenebilir.De sa terrasse, on peut admirer le lac.
5 mahalleye sınırı vardır.Cinq communes sont limitrophes.
Fakat mahallenin bulunduğu bölge çok antik tarihlere kadar uzanan bir geçmişe sahiptir.Mais le lieu où la petite place a été aménagée a déjà un passé fort intéressant.
Çıvgalar, Antalya ilinin Korkuteli ilçesine bağlı bir mahalledir.Un voyageur possède, dans Dreamland, un pouvoir lié à son ancienne peur.
Çatalköprü mahallesinin tarihi oldukça eski olup, yaklaşık olarak 100 yıldır.L'historique du dépôt de Longueau est complexe car il s'étend sur près de 130 ans.
Mahalle sayısı 11 dir.Le quartier est le n°11.
Demiryolunun mahalleden geçmesi mahallesin ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır.L’arrivée du chemin de fer contribue au développement important de la localité.
Musaşeyh mahallesi adını şu anda mahallede türbesi olan Allah dostu şeyh Musa tarafından almıştır.Le pharaon appelle Moïse pour qu’il fasse revenir la lumière avec son bâton, ce qu’il obtient.
Sabah çöpçüleri mahallelerde belirli bölgeleri süpürmekle görevlidir.Les faisceaux de colonnettes sont contournés par des sections en hémicycle.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ancak tek öğretmenle yetinmektedir.La commune est cependant trop pauvre pour avoir un instituteur.
Mahallede 25 araçlık taşıyıcı kooperatifi vardır.25 millions d’automobiles en circulation.
Fındık bahçeleri mahallenin yaklaşık %80'ini kaplar.La forêt couvre environ 80 % du parc.
Bazı aileler ise daha iyi bir eğitim için Mahalleninü terk etmek zorunda kalmışlardır.De nombreux habitants sont tentés de quitter leur commune pour connaître une meilleure vie ailleurs.
Mahallenin içme suyu şebekesi 2004-2005 yılında yapılmıştır.La commercialisation du coton VIP débute en 2004-2005.
Avrupa Konutları bu mahallededir.Controversé les communes en Tudy.
14 mahallesi vardır.Il dispute quatorze rencontres.
Belenyaka mahallesi, farklı bölgelerden gelen vatandaşlardan oluşmaktadır.En fait, son conseil d'administration est composé de personnes originaires de différentes régions acadiennes.
Mahallede 330 hane bulunmaktadır.Le village compte 330 ménages.
Mahallelerini ve ailelerini korumak zorunda idiler.Ils voulaient protéger leurs familles et leurs biens.
Mahallenin ekonomisi tarım, [[hayvancılık|ve nakliye sektörüne dayalıdır.Centre départemental d'élevage : vente aux enchères de bovins.
Mahallenin ismi de, kardeş olduğu söylenen bu iki aşiret reisinin adından gelmektedir.Cette voie tient son nom de celui de deux cousins qui furent des propriétaires locaux.
Mahallenin insanları bu yakıştırmaya uygun kimselermiş.Et ce sont les gens du village qui les réalisent.
Mahallede birde sit alanı mevcuttur.Dehors, tout le quartier est en état de siège.
Kazlıçeşme ile aynı olarak toplam 6 mahalleye sınırı vardır.La Chapelle-Faucher est limitrophe de six autres communes.
Mahallenin ekonomisi ameleliğe dayalıdır ve iş sıkıntısı çekilmektedir.Le Royaume-Uni a du mal à assurer le commerce avec ses colonies, et l'activité économique ralentit.
Mahalleye son zamanlarda çocukların oynaması için bir park yapılmıştır.Dans le nord-est du parc, un espace de jeu est réservé aux enfants.
Bu yüzden büyük şehirlerde ilk gecekondu mahalleleri oluşmaya başladı.Cela commençait néanmoins à devenir indispensable, dans les plus grandes agglomérations urbaines.
Eski bir mahalledir.Mon vieux quartier.
Özellikle mahallede geleneksel usullerle yapılan keçi peyniri çok lezizdir.Avec les fromages de chèvre locaux, il est à son aise.
Daima kalın seslerle bitirilir.Kendine has mahalli kelimeler de vardır.Ils tiennent toujours leur promesse mot pour mot.
Ama mahallede köse geleneği vardır.Pour autant, le quartier conserve des coutumes populaires.
Mahallede bir veteriner vardır.C'est la vétérinaire du quartier.
Gelişmekte olan bir mahalledir.C'est un arrondissement en plein développement.
Mahallenin ekonomisi tarım, özellikle de patates yetiştirmeciliği ile yapılmaktadır.L'économie du comté est basée sur l'agriculture, principalement des pommes de terre.
Avut, Diyarbakır ilinin Çüngüş ilçesine bağlı bir mahalledir.On y trouve un jardin pour aveugles (de).
Daha 1890'lı yıllardan New York'un Bowery semtinde bir gey mahallesi oluştu.La ville de New York possède à la Bowery dès les années 1890 un quartier homosexuel.
Mahallenin 2007-2013 yıllarına ait nüfus verileri altta verilmiştir.Le taux de fiscalité directe locale de la commune pour l'année 2007 est le suivant.
Mahallenin Üniversite düzeyindeki eğitim oranı %80'leri bulmaktadır.Les autorités locales estiment le taux de scolarisation à 80 %.
Bu mahallede büyük bir han varmış.Ils auront une belle maison là-bas.
Mahallede hiçbir zaman ağalık ve derebeylik olmamıştır.Elle n'a jamais existé en chair et en os.
Hayvancılıkla ilgili faaliyetler mahallede meyveciliğin gelişmesiyle birlikte sürekli azalmaktadır.On peut donc vérifier la cohérence des résultats avec le milieu viande-foie.
Kurtuluş Savaşı'nda büyük mücadele örneği yaşanmış bir mahalledir.La lutte pour la survie dans un milieu hostile.
Mahallenin asıl ismi bir ermeni ismi olan Kagdariç tir.Le cheval principal est un étalon nommé Ariaan.
AYANLAR SÜLALESİ: mahallenin en eski sülalesidir.La ferme de Châne : certainement la plus ancienne de la commune.
Kayışdağı mahallesi, tepenin eteklerinden kuzeydoğuya doğru yayılmıştır.La commune longe les flancs nord-est des collines qu'elle borde.
Mahallenin büyük çoğunluğu Polatlı'ya göçmüştür.La grande majorité des membres de la division sont déployés en parachute.
2000 yılında ilçe nüfusunun %13,1'i Telsiz mahallesinde yaşamaktaydı.De plus, 14,3 % vivaient en union libre.
2000 yılında ilçe nüfusunun %9,9'u Beştelsiz mahallesinde yaşamaktaydı.De plus, 9,9 % vivaient en union libre.
Mahallede eğitim iyi seviyede olup okuma-yazma oranı çok yüksektir.L'école est prospère, le pourcentage de succès aux examens est élevé.
Mahallenin kuruluşu hakkındaki en önemli söylenti şu şekildedir.La spirale figurant sur les armoiries de la commune représente ce courant.