Tıpla uğraşan bu rahip, Yahudi, Hristiyan ve Müslüman mahallelerinde iyi tanınıyordu.Ce moine pratiquait la médecine et était bien connu des milieux juif, chrétien et musulman.
Yahudi mahallesi on iki gün boyunca ablukaya alındı.Le quartier juif est bouclé pendant douze jours.
Gümüşyayla, Ankara ilinin Çubuk ilçesine bağlı bir mahalledir.Dans les Andes (chaîne de montagnes) le climat est tempéré à froid en fonction de l'altitude.
Mahallede bir adet Müslüman mezarlığı bulunmaktadır.Le quartier abrite un cimetière musulman.
Daha sonra mahallenin ikiye bölünmesin den dolayı aşağı dikencik ve yukarı dikencik olarak ad almıştır.Puis, pour ne pas l'abandonner, il saisit des deux mains les palissades.
Güzelyurt Tepesi’nin (Şuayip Tepesi) önemli bir kısmı, bu mahalle sınırları içindedir.Les mânes (manes : bienfaisants) sont les âmes de ceux qui ont eu une sépulture convenable.
Ancak mahallede otel yoktur.Il n'y a aucun hôtel sur place.
Kalabalık bir mahalleli grubu onu karşılamaktadır.Une foule nombreuse de peuple l'accompagna.
Bunların bir kısmı da Kırantaş mahallesine yerleşmiştir.Les marais, quant à eux, sont retrouvés dans les plaines.
Yaklaşık on beş yıldır mahallede ahşap ev inşa edilmemiştir.Pendant presque 50 ans on ne construit plus rien dans cette zone.
Mahallede cami vardır ve ibadete açıktır.Une maison lui est attribuée, ainsi que des serviteurs.
1953 yılında, şehirde bulanan şatoların ve tarihi mahallelerin restorasyonuna başlandı.En 1953, commence la restauration du château et des quartiers historiques.
Sovyet birlikleri bir günde 30 km. ilerlediler ve Yelnya’nın dış mahallelerine ulaştılar.En une journée, ses troupes avancèrent de 30 kilomètres, jusqu'aux abords de Ielnia.
Halk mahalleyi yeniden inşa eder.Les habitants devront reconstruire.
Bazı durumlar bunlar aynı mahalle.Par conséquent, ce sont les mêmes quartiers.
Mahallenin yedi asıl kurucusu vardır.L'Eure possède sept jardins remarquables.
Mahallenin merası oldukça fazla olup özellikle hayvancılığa çok uygundur.La procédure est longue et fastidieuse, particulièrement pour la partie postérieure de l'animal.
Şahar (şahar ya da şehir; Farsça: شهر ) Erivan'ın en büyük ve en eski mahallesidir.Le plus ancien d'entre eux est le ryv (ou to).
Orman mahallesidir.Forêt du Der.
Akşemsettin tramvay istasyonu bu mahallede bulunmaktadır.L'ancienne gare du tramway se trouve à cette intersection.
Aşağı mahalle Çörengeç mahallesidir.Qui signifie le quartier du bas.
İki dağ arasına kurulmuştur.(Safrantı Dağı-Çal Dağı)Mahalleden İleri devam eden bir yol yoktur.La station dispose de deux bouches sur les rues Məhəmməd Hadi et Xudu Məmmədov.
Örneğin Lizbon’un ayakta kalan en eski mahallesi olan Alfama’nın adı Arapça "el-hamma" ‘dan gelmektedir.Le nom de l'Alfama, le quartier le plus ancien de Lisbonne, dérive de l'arabe al-hamma.
Mahallenin çocuk korusunda şarkı söylemeye başladı ve kısa bir süre sonra da bu koronun solisti oldu.Elle commença à chanter dans la chorale des enfants de la paroisse locale et devint rapidement soliste.
Mahallede ilköğretim okulu 1973 ten beri yoktur.Il n'y a plus d'école depuis 1973.
Mahalleye giriş Yahudi olmayanlara yasaklanır.L'entrée est interdite aux non-juifs ».
Bunlar: Ovacık, Pınarbaşı, Yeşilyurt ve Dumankaya mahalleleridir.Contre le ruisseau, des jardins et chènevières, fermés par des haies et des charmilles.
2006'dan beri Erivan belediyesi şehrin her mahallesinde bir otobüs durağı inşaat etmiştir.Depuis 2006 la municipalité installe des arrêts de bus dans tous les quartiers de la ville.
Köl (Köleoğulları) mahalleninü de kölesine bağışlamıştır.Sa compagne (et co-accusée) lui a offert un œillet rouge.
Mahallede internet erişimi altyapısı mevcuttur PTT şubesi vardır.Ils ont localement la possibilité de se raccorder aux réseaux PTT.
Mahallenin isminin civar köylerin o bölgeye verdikleri isimden kaynaklandığı rivayet edilir.Le nom du village dériverait du nom que les villageois donnaient à celui-ci.
Mahallede içmek için su bulmak çok zordur.Jadis il était difficile de trouver de l’eau de boisson dans le village.
Arabayı çalan iki adam çocuğu fark ettiklerinde onu fakir mahallelerin birinde sokağa bırakırlar.Quand les deux voleurs découvrent l'enfant, ils l’abandonnent dans la rue.
Bahçe mahallesindedir.)Nous nous sommes occupés des monstres dans le Garden.)
Bu yıllarda mahallede 400-500 nüfus yaşamaktadır ve yerleşik hayata geçilmiştir.A certaines époques, quarante ou cinquante familles du pays s'y réunissent et s'y amusent.
Ruslar neredeyse mahalleye gireceklerdi.Les Russes viennent en voisins par voie terrestre.
Mahallenin çoğunluk kısmı Müslüman, bir kısmı da Süryani Hristiyandır.La plupart des habitants sont musulmans mais une partie est chrétienne.
Mahallenin nüfusu 714'tür.Le nombre d'habitants est estimé à 714.
Yahudi mahallasinin tamamı talan edildi, 12 Yahudi öldü ve yaklaşık 50 Yahudi yaralandı.Tout le quartier juif est pillé et le pogrom fait 12 morts et plus de 50 blessés parmi la population juive.
Mahallede Çerkez kökenli aileler olmasına rağmen, mahallenin göç alıp almadığı bilinmemektedir.Peu importe si les cases encerclées sont occupées ou non.
Mahalleye yılda bir iki kez kar yağar ama tutmaz.La neige tombe environ deux fois par an sur les collines et une ou deux fois en plaine.
O özünü (kendisini) Kars’ın yukarı başında Bayrampaşa mahallesine yetirdi (yetiştirdi).Privat lui, s'est retiré en ermite dans des grottes au-dessus de Mimate (Mende).
Mahallede sulama amaçlı bir gölet vardır. yazılıdır. ………………………………………………………………………………..115 mm * Épaisseur ............................................................
Akşamları öylece mahallede yürür ve fikirlerimi paylaşacak birilerini arardım.Je me promène parfois dans le quartier la nuit, dans l'espoir de trouver quelqu'un à qui parler.
Mahallede,ilkokul vardır ama öğretmen yoktur.En mathématiques, Parent n'eut aucun maître.
2014 yılında da Şenyurt Mahallesi adını almıştır.En 2014, les rues du quartier des Moulins ont également reçu une dénomination.
Londra’nın Doğu Yakası’nda bulunan Whitechapel mahallesi gittikçe aşırı kalabalıklaşmıştır.Le district de Whitechapel dans l'East End devint de plus en plus surpeuplé.
Mahallede 125 hane bulunmaktadır.Il y a aujourd'hui 125 circonscriptions.
Birkaç çadır da şimdiki mahallenin bulunduğu Alanya sahillerine yerleşmişlerdir.Seules quelques maisons bâties sur la côte étaient présentes.
Mahallenin Camisi vardır.Salle de l'hémicycle.
Mahallenin nüfusu 139'dur.Il comte 139 villages.
Bağyüzü Köyü’nün adı mahallenin tarihinde hiç değiştirilmemiştir.L’erreur dans l’orthographe du nom de la ville n’a jamais été rectifiée.
Mahallenin tarihi kesin olarak bilinmemektedir ama 600 yıllık olduğu tahmin edilmektedir.La durée exacte de la gestation est inconnue, mais serait d'environ 6 mois.
Mahallenin zirvesine çıkıldığında, her tarafın yemyeşil olduğu görülür.Dans la savane autour de la ville, tout semble pousser à merveille.
Mahalleye iki adet yoldan ulaşım imkânı vardır.Il n'y a que deux voies d'accès à la zone.
Mahallede 5 adet kahvehane vardır.Cette place est bordée de 5 cafés.
Eski bir (kürd) mahallesi.Maisons anciennes (portes).
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ve yeni binası 2007- 2008 ders döneminde açıldı.L'école déménagera dans un nouveau bâtiment en 1998, et la nouvelle mairie est inaugurée en 2007.
Mahallenin içinde yedi sokak bulunur.Sept rues s'y raccordent.
Yahudiler, gizlice ölü bir bedenin mahalleye sokulup huzursuzluk çıkarma çabasını engelledi.Les Juifs arrivent à déjouer une tentative visant à faire rentrer un cadavre humain dans leur quartier.