Ana içeriğe geç
Sözlük

mah ile cümle

mah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Ölüm hücresindeki birçok mahkum ölmek istediklerini söylüyorlar.Many inmates on death row say they want to die.
Bütün gün bir ofiste mahsur kalmak istemiyorum.I don't want to be stuck in an office all day.
Bütün mahkumların kaçmasını istemeyiz, değil mi?We don't want all the prisoners to escape, do we?
Ölüm hücresindeki birçok mahkum ölmek istemediğini söylüyor.Many inmates on death row say they don't want to die.
Hepimiz mahzun yüzlüyüz.We're all sad-faced.
Başkan mahcup olmalı.The president ought to be ashamed.
Ah, ah, bu güzel bir mahalleydi.Sigh, this used to be a nice neighbourhood.
Tom mahcup.Tom's embarrassed.
Tom mahsur.Tom's stranded.
Her şey mahvoldu.Everything's ruined.
Mahalle nasıl? Sakin mi? Gece gürültülü mü?How's the neighborhood? Quiet? Noisy at night?
O sağlığını alkolle mahvetti.He ruined his health with drinking.
Her şeyi mahvedeceksin.You'll ruin everything.
Hayatım boyunca asla hiç bu kadar mahcup olmamıştım.I've never been so embarrassed in all my life.
Benim mahremiyete ihtiyacım var.I need my privacy.
Biz mahcubuz.We're ashamed.
Sen mahvoldun.You're ruined.
Tom mahvoldu.Tom is ruined.
Biz mahvolduk.We're ruined.
Biz mahkûmuz.We're prisoners.
Siz mahkumsunuz.You're prisoners.
Tom bir mahkûm.Tom is a prisoner.
Ben bir mahkûmum.I'm a prisoner.
Sen bir mahkûmsun.You're a prisoner.
Onu mahcup ediyorsun.You're embarrassing her.
Onları mahcup ediyorsun.You're embarrassing them.
Bizi mahcup ediyorsun.You're embarrassing us.
Sen mahkûmsun.You're the prisoner.
Ayaklarım beni mahvediyor.My feet are killing me.
Tom mahzun görünüyor.Tom looks downcast.
Tom mahkemeye çağrıldı.Tom was subpoenaed.
Kendimizi mahcup ediyoruz.We're embarrassing ourselves.
Kardan mahsur kaldık.We're snowed in.
Biz mahkumlar değiliz.We're not prisoners.
Biz mahkûmduk.We were prisoners.
Mahcup olma.Don't be embarrassed.
Kendini mahcup etme.Don't embarrass yourself.
Mahkeme, 1 Mart günü öğleden sonra saat 3'e kadar ertelendi.The court is adjourned until 3:00 p.m. on March 1st.
Söylediğiniz her şey bir mahkemede size karşı kullanılabilir ve kullanılacaktır.Anything you say can and will be used against you in a court of law.
Sanığın önceden hiçbir mahkumiyeti yok.The defendant has no prior convictions.
Her şeyi mahvettim.I ruined everything.
Mahcup değilim.I'm not embarrassed.
Mahkemeye çağrıldım.I've been subpoenaed.
Mahkemelerde yıllarca tecrübem var.I got years of experience in courtrooms.
Allah bu devleti ve bu onurlu mahkemeyi korusun.God save this state and this honorable court.
Mahkeme ertelendi.Court's adjourned.
Onlar mahkum değil.They're not prisoners.
O, mahkumları serbest bırakmamızı istiyor.He wants us to free the prisoners.
Mahkûma dikkat edin.Watch the prisoner.
Bu yıl dev bir mısır mahsulü olacak.There will be a giant crop of corn this year.
Onu mahvettin.You ruined it.
Beni mahvettin.You ruined me.
Sen her şeyi mahvettin.You've ruined everything.
O adam onları tamamen mahvetti.That man ruined them completely.
Seller ekinleri mahvetti.The floods ruined the crops.
Onlar mahkumları değiş tokuş etme kararı aldılar.They decided to exchange prisoners.
Tom bir mahkûm mu?Is Tom a prisoner?
Hoş geldiniz mahkumlar... Yani, misafirler.Welcome, prisoners... I mean, guests.
Bazı mahkumlar hapishaneden kaçtı.Some prisoners have escaped from the jail.
Çocuklar radyoyu mahvetti.The boys have ruined the radio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod