Madem senin Marika dünyadaki en iyi kadın, neden boşandın ondan?Puisque ta Marika est la meilleure femme au monde, alors pourquoi as-tu divorcé d'elle ?
Madem öyle oy vermeselerdi.On votait alors.
Madem o memleketimi o kadar severim.Évidemment, j’aime beaucoup cette ville.
Madem gidiyorum, o zaman yanımda güvenebildiğim insanlar olsun istiyorum.A dater de Pâques je me tiendrai à la disposition des personnes qui voudront bien m'accorder leur confiance.
Madem gidiyorum, o zaman yanımda güvenebildiğim insanlar olsun istiyorum.Pero si voy allí Quiero conocer gente que está haciendo algo importante.
Madem o memleketimi o kadar severim.Ecco un paese, come piace veramente a me!
Bunun üzerine Mademoiselle dergisine başvurdular.Così preferì vendere la rivista.
Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir deha çıkaramadınız?”И как это трезвый человек такое выдумать смог?» .
Madem o memleketimi o kadar severim.Я очень люблю этот город.
"RT @PolatYagci: Madem sen yazmıyorsun bu sefer değişiklik..."قال الناصر: «حتى لو كنت ترغب في تغيير هذا الوضع...
Nakarat kısmı "Kalamam arkadaş git, madem yarımsın bari bit.Siga meu conselho, amigo, senão você vai se arrepender.
Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir deha çıkaramadınız?”A propósito, como se pode nadar usando um "xador"?
Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir deha çıkaramadınız?”Hoe kan hij in hemelsnaam al een Haji zijn?”
Madem o memleketimi o kadar severim.We houden van deze plek.
Mademki öyle söylüyor, o doğru olmalı.Aangezien hij het zegt, moet het wel waar zijn.
Madem o memleketimi o kadar severim.("Trots det gillar jag det här landet.")
Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir deha çıkaramadınız?”Î: Cum poți opri un tanc albanez?
Madem o memleketimi o kadar severim.Rakastanhan minä tätä maata.
Bunun üzerine Mademoiselle dergisine başvurdular.Αργότερα, πέρασε από το περιοδικό Mademoiselle .
Madem o memleketimi o kadar severim.Jeg elsker det her land.
Mademki bir söz verdin, onu tutmalısın.Når du lovet noget, må du også overholde det.
Madem öyle oy vermeselerdi.Det skulle vise seg å stemme.
Bunun üzerine Mademoiselle dergisine başvurdular.Kemudian dia mendapatkan pekerjaan di majalah Mademoiselle.
Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir deha çıkaramadınız?”Vậy thì tại sao không để người cha giàu tồn tại như một huyền thoại, giống như Harry Potter?"
Ayrıca, Mademoiselle de Lespinasse'a aşık oldu ve bunun sonucunda birlikte yaşamaya başladılar.D'Alembert đã trở nên say đắm với Mlle de Lespinasse, và cuối cùng đã sống cùng cô.
Madem öyle oy vermeselerdi.必ず投票しましょう。
Madem o memleketimi o kadar severim.田舎が大好き。
Madem çoban değilsin Ardındaki sürü ne?그러나 농부에게 소가 없으면 무엇으로 밭을 갈겠는가?
Madem o memleketimi o kadar severim.Истината е, че аз харесвам този свят.
Madem o memleketimi o kadar severim.Ali dovijeka će mi moja domovina biti najdraža.
Örgüt üyeleri, Anna'nın Mademoiselle ile paylaştığı bilgileri öğrenme amacıyla eve toplanır.Člani združenja se zberejo v hiši, da bi slišali kaj je Anna povedala Mademoiselle.
Madem gidiyorum, o zaman yanımda güvenebildiğim insanlar olsun istiyorum.Kol aš esu čia, tol kažkas yra čia su manimi.
Mademki buradayım, sana yardım edeyim.Kadangi aš esu čia, leisk tau padėti.
Madem o memleketimi o kadar severim.Jah, me armastame seda maad!
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Aber, da du ja die andere Person bist, bin ich ehrlich gesagt erleichtert.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Ale ponieważ jesteś inną osobą niż się spodziewałem, poczułem ulgę.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Cependant, puisque tu es cette personne, je suis vraiment soulagé.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Dar, fiinca tu esti cealalta persoana, sunt defapt usurat.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Maar aangezien jij de andere persoon bent. Ben ik eigenlijk wel opgelucht.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Men, i och med du är den andra personen, så är jag lättad.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Nhưng vì người phải gặp lại là cậu, nên mình thật sự thấy nhẹ nhõm.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Però, visto che sei tu "l'altra persona", sono risollevato.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Tapi, karena orang itu adalah kau, sebenarnya aku merasa lega.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Vendar mi je pravzaprav odleglo, ker si 'druga oseba' ti.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Αλλά, αφού εσύ ήσουν το άλλο άτομο, είμαι στην πραγματικότητα ανακουφισμένος.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Но так как это оказалась ты, то я, честно говоря, чувствую облегчение.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.אבל, מאחר ואת הצד השני בשידוך, ממש הוקל לי
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.لكن بما أنك الشخص الآخر, فأنا إرتحت
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.でもイヤじゃないか? そんな理由なんだぞ?
Ama madem paraları yoksa, benim param nereden geldi? bir adım geriye gitmen gerekiyor.Ale jeśli nie mają już pieniędzy, to skąd się wzięły pieniądze dla mnie? Zechciałbyś zrobić krok do tyłu.
Ama madem paraları yoksa, benim param nereden geldi? bir adım geriye gitmen gerekiyor.De ha nekik sincs pénzük akkor nekem hogyan adtak pénzt? Hoppá, lépj hátrébb barátom
Ama madem paraları yoksa, benim param nereden geldi? bir adım geriye gitmen gerekiyor.Mais !!! Ils n'ont même plus d'argent ! D'ou vient l'argent qu'ils m'ont prêté ?
Ama madem paraları yoksa, benim param nereden geldi? bir adım geriye gitmen gerekiyor.Men hvis de ikke have nogle penge, hvor kom mine penge så fra? Du bliver nød til at træde lidt tilbage.
Ama madem paraları yoksa, benim param nereden geldi? bir adım geriye gitmen gerekiyor.Μα αν δεν έχουν καθόλου χρήματα, από που προήλθαν τα δικά μου? Καλύτερα να κάνεις μερικά βήματα πίσω Pile.
Ama madem paraları yoksa, benim param nereden geldi? bir adım geriye gitmen gerekiyor.Но ако те са нямали пари, откъде са дошли моите? По-добре се отдръпни.
Ben de dedim ki, "Tamam, madem makinedir diyorsunuz..." (Kahkahalar) (Alkışlar)Alors j'ai dit, "OK, si vous dites que c'est une machine ..." (Rires) (Applaudissements)
Ben de dedim ki, "Tamam, madem makinedir diyorsunuz..." (Kahkahalar) (Alkışlar)Also sagte ich: "Nun denn, wenn Sie das sagen. Das hier hat mich ungefähr sechs Wochen gekostet.
Ben de dedim ki, "Tamam, madem makinedir diyorsunuz..." (Kahkahalar) (Alkışlar)"Certo, se diz que é uma máquina..." (Risos) (Aplausos)
Ben de dedim ki, "Tamam, madem makinedir diyorsunuz..." (Kahkahalar) (Alkışlar)Dus ik zeg: Deze kostte me ongeveer 6 weken.
Ben de dedim ki, "Tamam, madem makinedir diyorsunuz..." (Kahkahalar) (Alkışlar)Entonces dije: Ese me llevó cerca de seis semanas.