Ana içeriğe geç
Sözlük

madem ile cümle

madem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "Crecen superior a la grasa, de tal manera que una increíble cantidad de aceite se extraído de una ballena. "
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "Crescono superiore grasso, tanto che una quantità incredibile di petrolio sarà estratto da una balena. "
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "De växer mer än fett, så att en otrolig mängd av olja kommer att utvinns ur en val. "
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "De vokser mere end fedt, så at en utrolig mængde olie, vil blive udvundet ud af en hval. "
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "Ei cresc mai mare de grăsime, încât o cantitate incredibila de petrol va fi extras dintr-o balena. "
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "Ne kasvavat yli rasvaa, niin että uskomaton määrä öljyä on uutetaan ulos yksi valas. "
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "Nőnek meghaladó zsírtartalmú, olyannyira, hogy hihetetlen mennyiségű olaj lesz kivont ki egy bálna. "
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "Rastejo nad maščobe, Toliko, da bo neverjetno količino olja pridobljenega iz enega kita. "
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "Rastú ako tuk, do tej miery, že neuveriteľné množstvo oleja sa získané z jednej veľryby. "
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "Rosną przekraczającej tłuszczu, tak że niesamowita ilość oleju będzie pochodzących z jednego wieloryba ".
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "Rostou než tuk, do té míry, že neuvěřitelné množství oleje se získané z jedné velryby. "
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "Sie wachsen über Fett, so daß eine unglaubliche Menge an Öl werden aus einem Wal extrahiert. "
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "Ze groeien meer dan vet, in zoverre dat een ongelooflijke hoeveelheid olie wordt onttrokken uit een walvis. "
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "Вони ростуть перевищує жиру, так що неймовірна кількість нафти буде витягується з одного кита ".
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "Они растут превышает жира, так что невероятное количество нефти будет извлекается из одного кита ".
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye Bir balina ayıklanır. "Те растат повече мазнини, тъй че едно невероятно количество нефт ще бъде извлечени от един кит. "
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeye그들은 석유의 놀라운 수량이 될 정도까지, 지방 초과 성장
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeyeone鯨から抽出。"
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeyeהם גדלים יעלה שומן, עד כמה שיש כמות עצומה של נפט יהיה
Onlar inanılmaz miktarda yağ olacağını mademki, yağ aşan büyümeyeأنها تنمو تزيد الدهون ، الى حد ان كمية لا تصدق من النفط سيكون
Onlarla çık madem.그 사람하고 사귀던지 아님 고칩시다
Onlarla çık madem.Menyerah saja.
Onlarla çık madem.Pues sal con ellos.
Onlarla çık madem. Ya da orta tonda konuş.Então namore elas; ou arrume isso para soar mais alto.
Onlarla çık madem. Ya da orta tonda konuş.إذن فلتقم بمواعدتهم أو أصلحه
Onlarla çık madem.Ось і зустрічайся з ними.
Profesör, ben müdürle gideceğim... ...ve madem rastlaştık, onunla biraz konuşmak istiyorum.Professzor, én most az igazgatónővel megyek. És ha már összefutottunk, szeretnék beszélni vele.
Profesör, ben müdürle gideceğim... ...ve madem rastlaştık, onunla biraz konuşmak istiyorum.بما اننا التقينا فلدي اشاء لاقولها لها
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş."Also gut", sagt der Psychiater, "Sie sind hässlich."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.Bác sĩ nói, "Được rồi, anh thật đáng sợ."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.E lo psichiatra "Va bene, sei brutto."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.El psiquiatra añade, 'Bien, usted es horrible'.
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.Erre a pszichiáter, "Rendben, ronda is."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.의사가 말합니다. "좋아요. 당신 못 생기기까지 해요."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş."Proszę bardzo", mówi psychiatra, "jest pan brzydki".
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.Psikiater itu berkata, "Baiklah, Anda jelek."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.Ο ψυχίατρος λέει, "Εντάξει, είσαι και άσχημος."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.הפסיכיאטר אומר, "בסדר, אתה מכוער."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.فقال الطبيب النفسي "حسناً ، انت قبيح "
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.(笑)
Psikiyatrist de "İyi madem.De psychiater zegt:
Psikiyatrist de "İyi madem.Le psychiatre dit:
Psikiyatrist de "İyi madem.O psiquiatra diz:
Psikiyatrist de "İyi madem.Psihiatrul spune:
Psikiyatrist de "İyi madem.Psychiatr řekne:
Psikiyatrist de "İyi madem.Психиатр говорит:
Psikiyatrist de "İyi madem.Психиатърът казва:
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!(108:17) возлюбил проклятие, – оно и придет на него; не восхотел благословения, – оно и удалится от него;
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!A keďže miloval kliatbu, nech tedy prijde na neho; nemal záľuby v požehnaní, nuž nech sa vzdiali od neho.
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!Amó la maldición; ¡que ésta le venga! No quiso la bendición; ¡que se aleje de él
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!Ha amato la maledizione: ricada su di lui! Non ha voluto la benedizione: da lui si allontani
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!han elsked Forbandelse, så lad den nå ham; Velsignelse yndede han ikke, den blive ham fjern!
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!Hän rakasti kirousta, ja se kohtasi häntä; hän ei huolinut siunauksesta, ja se väistyi hänestä kauas.
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!Îi plăcea blestemul: să cadă asupra lui! Nu -i plăcea binecuvîntarea: să se depărteze de el!
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!In ljubil je prokletstvo, zato ga je zadelo, in ni se veselil blagoslova, zato mu je daleč ostalo.
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!저가 저주하기를 좋아하더니 그것이 자기에게 임하고 축복하기를 기뻐 아니하더니 복이 저를 멀리 떠났으며
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!Nó ưa sự rủa sả, sự rủa sả bèn lâm vào nó; Cũng không thích chúc phước; phước bèn cách xa nó.
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!Nó ưa sự rủa_sả , sự rủa_sả bèn lâm vào nó ; Cũng không thích chúc phước ; phước bèn cách xa nó .
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!Poněvadž miloval zlořečení, nechať přijde na něj; neměl líbosti v požehnání, nechať se vzdálí od něho.
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!Visto que amou a maldição, que ela lhe sobrevenha! Como não desejou a bênção, que ela se afaste dele!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod