Ana içeriğe geç
Sözlük

madem ile cümle

madem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!Επειδη ηγαπησε καταραν, ας ελθη επ' αυτον επειδη δεν ηθελησεν ευλογιαν, ας απομακρυνθη απ' αυτου.
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!ויאהב קללה ותבואהו ולא חפץ בברכה ותרחק ממנו׃
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!‎واحب اللعنة فأتته ولم يسر بالبركة فتباعدت عنه‎.
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!他 愛 咒 罵 、 咒 罵 就 臨 到 他 . 他 不 喜 愛 福 樂 、 福 樂 就 與 他 遠 離
Sevdiği lanet başına gelsin! Madem kutsamaktan hoşlanmıyor, Uzak olsun ondan kutsamak!他 愛咒罵 、 咒罵 就 臨到 他 . 他 不喜愛 福樂 、 福樂 就 與 他 遠離
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.Il mio investimento era a rischio, e dopo quello che è successo non è più disponibile.
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.Investasi sayalah yang dipertaruhkan, dan sajak semuanya berlaku, investasi saya sudah hilang semuanya.
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.Investitia mea a fost prioritatea, dar dupa cele intamplate, investitia mea nu mai este
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.Khoản đầu tư của tôi đang được chuyển vào, và vì để xảy ra chuyện thế này, sẽ không có đầu tư gì nữa hết.
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.Meine Investierung erfolgte gut, aber seit das alles passiert ist, hab ich keine mehr.
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.Mijn investering stond op het spel en sinds dat allemaal is gebeurd, is mijn investering niet langer geldig.
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.Min investering var på spel, och i och med allt det där hände är min investering inte längre där.
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.Moja investicija ni bila gotova, odkar pa se je vse to zgodilo, pa je ne bo več.
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.Mon investissement était sur le fil et depuis que tout ceci est arrivé, il n'est plus là.
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.Od tego zależała moja inwestycja, a skoro stało się to, co się stało, nie zamierzam w was inwestować.
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.Η επένδυσή μου ήταν στα άκρα, κι εφόσον έγινε αυτό, η επένδυσή μου δεν είναι πια εκεί.
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.Мои инвестиции были на кону, но после всего, что случилось, никаких инвестиций не будет.
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.ההשקעה שלי כבר היתה מוכנה, אבל מכיוון מה שקרה, ההשקעה שלי כבר לא בתוקף.
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.لقد كان الأستثمار الخاص بي على المحك . وبما انه حدثت كل هذه الأشياء. و إستثمارى لم يعد متاح
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.簡単じゃないか
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››(21:9) „он уповал на Господа; пусть избавит его, пусть спасет, если онугоден Ему".
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››(22:9) Recommande-toi à l`Éternel! L`Éternel le sauvera, Il le délivrera, puisqu`il l`aime! -
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››A kik engem látnak, mind csúfolkodnak rajtam, félrehúzzák ajkaikat és hajtogatják fejöket:
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Alla som se mig bespotta mig; de spärra upp munnen, de skaka huvudet:
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Alle de som ser mig, spotter mig, vrenger munnen, ryster på hodet og sier:
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Confiou no Senhor; que ele o livre; que ele o salve, pois que nele tem prazer.
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››"En Jehovah confió; que él lo rescate. Que lo libre, ya que de él se agradó.
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››"Er klage es dem HERRN; der helfe ihm aus und errette ihn, hat er Lust zu ihm."
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››"Han har væltet sin Sag på HERREN; han fri ham og frelse ham, han har jo Velbehag i ham."
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Ieder die mij ziet, smaalt over mij. Zij grijnzen verachtelijk en zeggen hoofdschuddend:
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Kaikki, jotka minut näkevät, pilkkaavat minua, levittelevät suutansa, nyökyttävät ilkkuen päätään:
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Kata mereka, "Biarlah ia mengandalkan TUHAN, supaya TUHAN menyelamatkan dia, kalau TUHAN senang kepadanya!
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››"저가 여호와께 의탁하니 구원하실걸, 저를 기뻐하시니 건지실걸 하나이다"
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Mi scherniscono quelli che mi vedono, storcono le labbra, scuotono il capo
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››,,S'a încrezut în Domnul! Să -l mîntuiască Domnul, să -l izbăvească, fiindcă -l iubeşte!`` -
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Všetci, ktorí ma vidia, sa mi posmievajú, otvárajú posmešne ústa, pokyvujú hlavou
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Všickni, kteříž mne vidí, posmívají se mi, ošklebují se, a hlavami potřásají, říkajíce:
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Wszyscy, którzy mię widzą, szydzą ze mnie; wykrzywiają gębę, chwieją głową, mówiąc:
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Zanašal se je na GOSPODA! Ta naj ga reši, otme ga naj, ker ima veselje nad njim!
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Ηλπισεν επι τον Κυριον ας ελευθερωση αυτον ας σωση αυτον, επειδη θελει αυτον.
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Той упова на Господа: нека го избави; Нека го избави понеже има благоволение в него.
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››גל אל יהוה יפלטהו יצילהו כי חפץ בו׃
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››اتكل على الرب فلينجه. لينقذه لانه سرّ به‎.
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››他 把 自 己 交 託 耶 和 華 、 耶 和 華 可 以 救 他 罷 . 耶 和 華 既 喜 悅 他 、 可 以 搭 救 他 罷
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››他 把 自己 交託 耶和華 、 耶和華 可以 救 他罷 . 耶和華 既 喜 悅 他 、 可以 搭救 他 罷
Söylerim tabii. Senin iyiliđin için. Madem baţtan baţlýyorsun, o zaman... ...dürüst ol.?Could you be so bad either... .For your sake
Tamam, madem önceliklerden bahsediyoruz. Neden sen burada otururken Ramone'a göz kulak olmadın?D'accord, s'il est question de priorités alors pourquoi es-tu assis ici au lieu de garder un oeil sur Ramone?
Tamam, madem önceliklerden bahsediyoruz. Neden sen burada otururken Ramone'a göz kulak olmadın?Okay, se parliamo di priorita'...allora perche' sei seduto qui e non tieni d'occhio Ramone?
Tamam, madem önceliklerden bahsediyoruz. Neden sen burada otururken Ramone'a göz kulak olmadın?Кстати говоря, почему ты сидишь и не наблюдаешь за Рамоном?
Tamam, madem önceliklerden bahsediyoruz.Okay, wenn wir schon Prioritäten reden.
Tamam, madem önceliklerden bahsediyoruz.Εντάξει, εφόσον μιλάμε για προτεραιότητες.
Tamam, madem önceliklerden bahsediyoruz.なんでラモーン見張ってないの?
Ve madem hepsini çözemiyoruz, kendimize sormalıyız그리고 우리가 그럴 수 없다면, 우리가 자신에게 던져야 할 질문은 --
Ve madem hepsini çözemiyoruz, kendimize sormalıyızולכן השאלה שאנחנו צריכים לשאול את עצמנו -
Ve madem hepsini çözemiyoruz, kendimize sormalıyızوعلى ذلك فانه , يجب ان نسأل أنفسنا سؤالا --
Ve madem hepsini çözemiyoruz, kendimize sormalıyızこの経済セッションで話している理由でもあるのですが
Ve madem ki bu konu hakkında konuşmaya ve araştırmaya başladım,제가 이 문제에 대해서 이야기도 하고, 연구도 하기 시작하면서 저는
Ve madem ki bu konu hakkında konuşmaya ve araştırmaya başladım,Và từ khi tôi bắt đầu nói về chủ đề này và tìm hiểu nó,
Ve madem ki bu konu hakkında konuşmaya ve araştırmaya başladım,И раз уж я начал говорить об этом и исследовать эту тему,
Ve madem ki bu konu hakkında konuşmaya ve araştırmaya başladım,ומאז שהתחלתי לדבר על הנושא הזה ולחקור את הנושא הזה,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod