Ana içeriğe geç
Sözlük

maddi ile cümle

maddi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şirket maddi zorluklar içinde.The company is in financial difficulties.
Ben, 300 doların üzerindeki bir kamerayı maddi olarak karşılayamam.I cannot afford a camera above 300 dollars.
Ben maddi kazançla ilgilenmiyorum.I am not interested in material gain.
Ben maddi kazançlarla ilgilenmiyorum.I'm not interested in material gains.
Hükümet, gelişmekte olan ülkelere maddi yardımda bulundu.The government has increased its financial aid to the developing nations.
Onun küçük oyununa maddi destekte bulundum.I saw through his little game.
Kendisi maddi yönden anne-babasına bağımlı değil.He is economically independent of his parents.
Onlar ona hem maddi hem de manevi destek verdiler.They gave him both material and spiritual support.
Maddi gücün yettiği zaman bir kenara biraz para koymalısın.You should put aside some money when you can afford to.
Beklenmeyen bir para erkek kardeşimin ve karısının maddi durumunu düzeltti.The unexpected windfall has put my brother and his wife on easy street.
Uzun tatillere maddi gücüm yetmez.I cannot afford long vacations.
Maddi koşullar son derece önemlidir.Material conditions are extremely important.
Tom'un Mary ne isterse alabilecek maddi durumu var.Tom can afford to buy Mary anything she wants.
Tom her gün dışarıda yemek yerdi, ama şimdi maddi gücü yetmiyor.Tom used to eat out every day, but now he can't afford to.
Tom üniversiteye gitmek istiyor ama maddi gücü yetmiyor.Tom wants to go to college, but he can't afford to.
Bu, dünyanın en çok maddi hasara yol açan depremidir.This is the world's most costly earthquake.
Onu yapmak için maddi olarak gücümüz yeter mi?Can we afford to do that?
Tom'un bir araba alacak maddi gücü yok.Tom can't afford to buy a car.
Tom'un evlenecek maddi gücü yok.Tom can't afford to get married.
Tom maddi sıkıntılar yaşıyor.Tom is having financial problems.
Ciddi maddi hasar vardı.There was severe property damage.
Tom maddiyatçı değil ama Mary öyle.Tom isn't materialistic, but Mary is.
Sami maddi sorunlarla karşılaşmaya başladı.Sami began to run into financial problems.
Sami, Leyla'nın cinayetine maddi destek sağladı.Sami funded Layla's murder.
Bu eşsiz koleksiyonun kültürel değeri maddi değerinden çok daha büyük.The cultural value of this unique collection is far greater than its material value.
Maddi kaynaklar ve giysiler, ABD'nin her yanından astronomlar tarafından sağlanmıştı.The funds and clothing came from astronomers from all over the US.
Reform, genel olarak istikrarlı ve öngörülebilir bir maddi teşvik sistemi yaratamadı.Overall, the wage reform failed to create a stable and predictable incentives system.
Erdemler de eylemler gibi maddidir.Properties are similar to those of bentonite.
Maddi sıkıntıları, amcasının ölümüyle hafifler ve tekrar Paris'e gitmek için oradan ayrılır.His financial worries are eased by the chance death of an uncle, and he leaves again for Paris.
Ailesi maddi olarak çok zayıftı ve bütün gün çalışmak zorunda kaldı.Her family was very poor, and she had to work all day.
(Bu durum, pasifizmin, revizyonizmin bu ülkelerdeki maddi dayanağını teşkil etmektedir.)”(See, for example, ref. and works quoted therein.)
1890 - Tadilatlar Kamondo Ailesinin maddi destekleriyle yürütüldü.1890 - Repair work was carried out with the financial assistance of the Camondo Family.
Meksi, ülkenin maddi sorunlardan kaynaklanan sorunlarla kaosa dönüşmesinden sonra istifa etti.Meksi resigned as the country descended into chaos caused by financial problems.
Fakat maddi sıkıntılardan dolayı bu gazete de kapandı.However, with many financial difficulties the paper closed down.
Maddi kazanım ve rahat bir yaşam şekli bu gruptaki katillerin temel dürtülerindendir.Material gain and a comfortable lifestyle are the primary motives of comfort killers.
Kapitalizm insanoğlunun maddi ilişkilerini sosyalizmden daha iyi bir biçimde düzenliyor.Capitalism organizes the material affairs of humankind more satisfactorily than socialism.
WiserEarth, Natural Capital Institute’ün maddi olarak desteklemekte olduğu bir projesidir ,.WiserEarth is a project of the Natural Capital Institute.
(Zevklere kapılma, ihtiras, maddi tutkular.)Enduring and endearing, a patient moves in.
Ayrıca Arte France Cinema kurumu tarafından filme maddî destek verildi.It was also backed by Arte France Cinéma.
İkinci çocukları Edgar'ın 19 Ocak 1809'daki doğumundan sonra aile maddi sıkıntı çekmeye başladı.After the birth of their second son Edgar on January 19, 1809, the family ran low on money.
Besledikleri hayvanların bir kısmını satarak kendilerine maddi olanak sağlamaktadırlar.Some of them (also) ate their food without its being cooked.
Ailesinin maddi durumu pek iyi değildir.His family life isn't much better.
Edward Cole ise hayatta maddi olarak çok şeyin sahibidir.EVA Air is largely privately owned.
Ancak Toyotomi'nin maddi gücü hiç sarslanmadı.Sutton's mechanical aptitudes never left him.
Saldırıda yaralanan olmazken camlarda ve bir arabada maddi hasar oluştu.Whilst there were no injuries, damage was caused to windows and a car.
Çılgın Kalabalıktan Uzak (özgün adıyla Far from the Madding Crowd), Thomas Hardy'nin bir romanı.Far from the Madding Crowd is a novel by Thomas Hardy.
Amaç ise maddi gerçeğe ulaşılmasıdır.The Purpose of Physical Reality.
Hem maddi hem bedeni ibâdet; vücut hareketleri ve mal ile yapılan ibadetlerdir.The wealth of the hosts and the guests is shown through their reward to the entertainers.
Tüzüğü (statü) arttıkça görev alanları, sorumlulukları ve maddi imkânları da artıyordu.The greater the formation of men, the greater the loss of life and limb.
Suçun maddî ve manevi unsuru aşağılamaktır.Occult Fundamentals and Spiritual Unfoldment.
Ailesi maddi sorunlar çekiyordu.Her family had financial problems.
İnsan kaynakları çalışanları, yasa gereği, iş arayan bireylerden hiçbir maddi talepte bulunamazlar.An employer fails to obtain workers' compensation for their employees when it is required by law.
Madde olduğuna göre maddi olmayan bir tanrının varlığından söz edilemez.I mean, would you say that the non-existence of God can be proved?
Bu fotoğraf, yardım örgütlerine büyük miktarda maddi kaynak sağladı.The EU provided substantial amounts of emergency aid.
Kazandığı ün sayesinde maddi başarı sağladı.By right social effort we earn her grace.
Harcamaları federal devletin maddi kaynaklarından karşılanmaktadır.It has the right to receive federal budget funds.
Bu gösterge maddi ya da nominal değerde karşılıklar bulabilir.It can be expressed both in terms of nominal and real values.
O dönemde Poe şiir sayesinde güncel popülerlik kazandıysa da, maddi açıdan başarıyı yakalayamadı.Though it made Poe popular in his day, it did not bring him significant financial success.
Ama maddi zorluklar yüzünden belediye bu suyu çıkaramamıştır.Because of a recent ruling, the city may not be able to withdraw its water.
Bu takım ligde 3 yıl dayanabildi ve daha sonra maddiyatsızlıktan liglerden çekildi.This one at least lasted 2-3 years but then was discontinued due to improper technical contrivances.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod