Köyün nakit para kaynağı büyük çoğunlukla bu kişilerin emekli maaşına bağlıdır.これらのためにグループの従業員らは年金をほぼ失っている。
Ayrıca burada kaldıkları müddetçe maaşları günde dörder akçe olur" duyurusunda bulundu.週休一日のみで週40時間の労働を順守できないにもかかわらず、届出に「週40時間」などの虚偽を記載させる(残業時間を除く)。
İsmail'e çok az maaş verir.石田に絶大の信頼を寄せる。
Kapıcıbaşı rütbesi verilerek, emekli statüsüyle 150 akçe maaş bağlandı".^ 勘定吟味役の属吏で、役高150俵。
Örnek: Bir iş yerinde işçiler maaşlarının düşük olmasından dolayı şikayetçidirler.具体的には、一つは、低賃金職種における昇進のしにくさだ。
Maaşların ödenmesinin gecikmesi hâlinde size de, bize de zarar geleceğini bilirsiniz.一天の君だにも、おぼしめすまゝには、わたらせ給はぬなるべし。
Kendi maaşını alır.手数料は取る。
Sonuç olarak doktora sonrası bir araştırmacıya ödenen maaşla benzer miktarda ödeme aldılar.その後、溜まった金は本人の歯の治療費として博士に没収された。
Bu maaş, Klara ve çocukları için yeterliydi.これをきっかけにプライスと子供たちとの距離は縮まる。
Temel ücretin 2 katı maaş alırdı.スイス人たちは二倍の俸給を受け取っていた。
Başvuru sonunda kabul edildi ve maaş bağlandı.決定は延期されたが、最終的には参加が認められた。
Kanalın diğer tarafında Europoort ve Maasvlakte vardır.北側には赤坂公園および高宮池がある。
Normal asker maaşının 10 katını alır.販売額は普通運賃の10倍。
Bir Londra Meclisi üyesi'nin yıllık ortalama maaşı 54.000 Sterlin'dir.倫敦議會議員的年薪是5.4萬英鎊。
EU Business School İspanya'da master tamamladıktan sonra ortalama maaş iyileştirmesi %138'dir.在EU商學院西班牙校園完成碩士學位之後平均工資提升138%。
Bu para ile mağdur olan ailelerin aylık maaşları karşılandı.那就是死去的人们每月收到的工资。
2005 yılı itibarıyla başbakan yıllık 202,776 Grivna (26,770 $) maaş almaktadır.總理年薪為202,776格里夫納(約26,770美元)。
1993 - Maastricht Antlaşması yürürlüğe girdi; Avrupa Birliği resmen kurulmuş oldu.1993年:《马斯特里赫特条约》生效,欧洲联盟正式成立。
Devletin masrafı ise sadece Kapıkulu askerlerine verilen para (maaş) idi.他郡應夫,仍歸金於定國,惟武定悉散之民。
Koşullu üyelikle birlikte sabit maaşa geçilir.會和堅次親密接觸來調戲之江。
İsmail'e çok az maaş verir.旁白由石井一貴担任。
Kendi maaşını alır.稱自家資。
Maaş, İşveren tarafından, çoğunlukla günlük, haftalık veya aylık şekilde ödenir.工資通常是按時、按日、按月或按年計算。
Kalan 32 personel maaş indirimleri gördü.32位服务程序是支持的。
Aynı zamanda oyuncunun maaşının bir kısmının kulüp tarafından ödeneceği de ifade edilmiştir.此外,他也是与会代表中为数不多承认本俱乐部向球员支付报酬的其中一个。
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.而他亦拒絕減薪續約。
2013 yılında "Şöhret" nişanı, 2015 yılında Başkanın kişisel emekli maaşı ile ödüllendirilmiştir.1995年獲香港藝術家年獎,2005年獲頒授「民政事務局局長嘉許獎」。
26 Mart 1929’da Rabi Kolombiya’dan yıllık $3000 maaş ile okutmanlık teklifi aldı.拉比於1929年3月獲哥倫比亞大學邀請擔任講師,且薪金不俗,年薪為3,000美元。
6 aydır maaş alamayanlara maaşlarının ödenmesi sağlanacaktır.在德國,行業把當期定為六個月,六個月不把抵押品贖回就會被出售。
Ayrıca burada kaldıkları müddetçe maaşları günde dörder akçe olur" duyurusunda bulundu.我估計每年我在家裡的時間只有四天」。
Kadınlar çalışma ve maaş alma hakkına sahiptir.여성은 일하고 정당한 임금을 받을 권리가 있다.
6 aydır maaş alamayanlara maaşlarının ödenmesi sağlanacaktır.이때까지 군사들에게 월급을 지급하지 않은 것이 6개월을 경과하였다.
Maaş; bir kişiye yaptığı işin karşılığı olarak, düzenli şekilde ödenen para.급여(給與)는 고용 계약에 따라 고용주의 직원에 정기적으로 지급되는 노동의 대가 보상이다.
Kalan 32 personel maaş indirimleri gördü.'인권유린' 형제복지원 사망자 38명 추가 확인.
1240 senesinde Pisa cumhuriyeti kendisini Leonardo Bigollo namıyla taltif edip onurlandı ve maaş bağlandı.1240년 피사 공화국은 그의 다른 이름인 레오나르도 비글로라는 이름으로 그에게 봉급과 영예를 주었다.
Geçmişe dönük ödenmeyen maaşların ödenmesi sağlanacaktır.임금체불(賃金滯拂)은 지급하여야 할 임금을 지급하지 않는 일이다.
Belderân neferleri, bu vazifeyi bir maaş veya muayyen bir ücret karşılığında icra ederlerdi.또한 상하이 도대는 월계축로의 진행과 인프라에 대한 세금 부과 등에 관해 명백히 인지하고 있었으며, 이를 제어하거나 또는 경우에 따라서는 갑북의 발전을 지원하기 위해 이용하기도 하였다.
Örnek: İşe başladığımda maaşım 500 .– TL idi. / Bu pencerinin eni tam 40 .– cm'dir.훈1등 자작으로 합방 은사금 5만 엔을 받았으며, 이왕직찬시(李王職贊侍)가 되었고 곧 장시사장(掌侍司長)이 되었다.
Lipova'daki subayların maaşlarını ulaştıracaklardı.리바이에 버금가는 조사병단의 실력자이다.
Washington’un kendine önerilen maaşı reddetmesi ile tehlikeli bir durum ortaya çıkmıştı.이를 계기로 영국은 포기했던 자유무역의 기치를 높이 내걸었다.
Başvuru sonunda kabul edildi ve maaş bağlandı.그 무렵 정조 임금이 승하하고 순조 임금이 즉위했다.
Maaşsız çalışır.직업은 양돈업이다.
Normal askerlerin 3 katı maaş alır.비즈니스 석은 일반 요금보다 3배 비싸다.
Kral tarafından 1.000 livre yıllık maaş bağlandı.국민정부는 청 황제에게 매년 400만 냥을 지급한다.
Bireysel olarak askere alındılar, maaşları hazineden ödenirdi.각국은 군비의 제한을 받으며, 배상금을 부과받았다.
Maastricht (Limburgca: Mestreech) Hollanda'nın Limburg ilinin merkezi olan bir kenttir.마스트리흐트(네덜란드어: Maastricht, 림뷔르흐어: Mestreech, 프랑스어: Maestricht)는 네덜란드의 도시로 림뷔르흐주의 주도이다.
Bu işyerinde iki türlü ücret ödemesi yapılmaktadır: sabit aylık "maaş" ve çalışılan saate göre "ücret".이러한 임금 격차와 관련되는 2가지 구별되는 수치가 있다: "조정되지 않은" 임금차 vs "조정된" 임금차.
İlk isyanlarını 1449'da, daha fazla maaş isteyip çıkarmışlardır.מרידתם הראשונה הייתה ב-1449 בדרישה לשכר גבוה יותר, שנענתה על ידי השלטונות.
1903'te yüksek maaşla, Viyana'daki Yahudi cemaatinin sinagoguna baş hazan olarak atandı.ב-1903 מונה לשמש כחזן ראשי בבית הכנסת של הקהילה היהודית בווינה, בשכר גבוה במיוחד.
Sorun kısa zamanda çözüldü ve oyuncuların maaşı bölüm başı 400,000 dolar olarak ödendi.המחלוקת נפתרה לבסוף והשכר של המדבבים הראשיים הועלה ל-400,000 דולרים לכל פרק.
Kalan 32 personel maaş indirimleri gördü.בסך הכל הקימו אנשי העלייה הראשונה 32 מושבות.
Kadınlar çalışma ve maaş alma hakkına sahiptir.לנשים שמורה הזכות לעבוד לקבל משכורת הוגנת.
Maaş, İşveren tarafından, çoğunlukla günlük, haftalık veya aylık şekilde ödenir.דמי כיס ניתנים לרוב כסכום קבוע, אחת לשבוע או לחודש.
İkinci sezonda ise oyuncular bölüm başı 20.000$ ile 40.000$ arasında değişen maaşlar aldılar.בעונה השנייה קיבל כל שחקן בצוות שכר שונה, החל מ-20,000 דולר ועד ל-40,000 דולר לפרק.
Maaşını karısının yardımı ile alır.עוזר לו להסתיר את הזכייה מאשתו.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.הוא סירב לקבל משכורת מהישיבה.
Bu yükseliş maaşlarının aylık 600 euroya çıkmasını sağlamıştır.בהמשך השנים המשכורת הועלתה עד ל-600 דולרים לחודש.
Belediye başkanı ve yardımcıları dışında, konsey üyeleri maaş almaz ve gönüllü çalışırlar.כלל חברי ומנהלי העמותה פועלים בהתנדבות ואינם מקבלים שכר.
Aynı zamanda oyuncunun maaşının bir kısmının kulüp tarafından ödeneceği de ifade edilmiştir.הוא גם טען שמימון חינוך ילדיו יהיה קשה עם המשכורת של חבר קונגרס.
Kendi maaşını alır.וקיבל תואר כסף.