Ana içeriğe geç
Sözlük

maaş ile cümle

maaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1993 - Maastricht Antlaşması yürürlüğe girdi; Avrupa Birliği resmen kurulmuş oldu.1993-ban érvénybe lép a maastrichti szerződés, létrejön az Európai Unió.
1992 yılında Fransa'nın Maastricht Anlaşması'nı onaylamasına karşı çıkmıştır.1992-ben Juppé igennel szavazott a maastrichti szerződésre.
1240 senesinde Pisa cumhuriyeti kendisini Leonardo Bigollo namıyla taltif edip onurlandı ve maaş bağlandı.1240-ben a Pisai Köztársaság kitüntette Leonardót és rendszeres fizetést adott neki.
6 aydır maaş alamayanlara maaşlarının ödenmesi sağlanacaktır.Volt időszak, hogy a dolgozók hónapokig nem kaptak bért.
Bu EP, gruba eski gitarist Mark Jansen'in yerine katılan Bas Maas ile yapılan ilk kayıttır.Ez a lemez az After Foreverből kivált gitáros, Mark Jansen első szerzeménye.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Még a bérét sem fizette ki.
Aynı zamanda oyuncunun maaşının bir kısmının kulüp tarafından ödeneceği de ifade edilmiştir.Magyarázatként azt közölték, hogy a csapat játékosainak egy része egy másik klubban fog szerepelni.
Duplicarius: Normal askerlerin maaşının 2 katını alır.Zsoldja a közkatonák zsoldjának kétszerese.
Koşullu üyelikle birlikte sabit maaşa geçilir.A kesualmákat a kesudiókkal együtt érett állapotban szedik.
Örnek: İşe başladığımda maaşım 500 .– TL idi. / Bu pencerinin eni tam 40 .– cm'dir.Már kezdetektől negyedévente jelent meg, az első számok ára laponként 15Ft, egy évre előfizetve 60Ft volt.
Alfredo: Maaş alan çiftlik köylülerinden biridir.Az Alvég a földművelő parasztság lakóhelye volt.
Primus pilus hariç, her biri temel ücretin 30 katı maaş alırdı.Primus pilusta lukuun ottamatta he saivat 30-kertaisen palkan.
Avrupa Birliği vatandaşlığı, 7 Şubat 1992 tarihinde imzalanan Maastricht Antlaşması'yla oluşturulmuştur.Yhdessä he auttoivat synnyttämään Maastrichtin sopimuksen, joka allekirjoitettiin 7. helmikuuta 1992.
Kendi maaşını alır.Olette saaneet palkkanne.
Başkenti Maastricht kentidir.Sen pääkaupunki on Maastricht.
Dışişleri Bakanı iken, Euro'ya girilmesi ve Maastricht kriterlerine uyulması konusunun destekçisi olmuştur.Euron käyttöön ottavien jäsenmaiden on pystyttävä vastaamaan Maastrichtin sopimuksen kriteereitä.
Gereksiz maaş alımlarını durdurmaya çalıştı.Hän pyrki luopumaan välillisistä veroista.
Maaş, İşveren tarafından, çoğunlukla günlük, haftalık veya aylık şekilde ödenir.Aikapalkkaa maksetaan työhön käytetyn ajan perusteella, esimerkiksi viikko-, kuukausi- tai tuntipalkkana.
Başvuru sonunda kabul edildi ve maaş bağlandı.Lopuksi jakotoimitus julistettiin päättyneeksi ja annettiin valitusosoitus.
Askerlerin maaşlarını artırması buna bir nedendi.Pääosin siksi, koska hän oli nostanut sotilaiden palkkoja.
1992 yılında Maastricht Anlaşması'na karşı çıkmış ve referandumda hayır oyu vermiştir.2003 – Ruotsi hylkäsi Euron kansanäänestyksessä.
Eğer emek talebi içeri kayarsa, maaşlar azalır.Jos (reaali)palkkoja ei lasketa työn kysynnän vähentyessä, työllisyys heikkenee.
ABD hükümeti, kendisine sadakat yemini eden Aguinaldo'ya maaş bağladı; Aguinaldo da siyasal yaşamdan çekildi.Aguinaldo antoi periksi, vannoi uskollisuudenvalan Yhdysvalloille ja vetäytyi yksityiselämään.
Bu yükseliş maaşlarının aylık 600 euroya çıkmasını sağlamıştır.Ennen irtisanomista palkka oli 560 euroa kuukaudessa.
Kalan 32 personel maaş indirimleri gördü.Lisäksi perustettiin 32 reservikomppaniaa.
Devlete verilen vergiler kesilerek işçiye "net asgari maaş" ödenir.Työn verotus pienentää nettopalkkaa.
Genellikle çalışmaya başladıktan itibaren ilk 2 hafta maaş alınamadığı göz önünde tutulmalıdır.Työttömyyden alkaessa työmarkkinatukea voi hakea jo kahden ensimmäisen viikon jälkeen.
Avrupa Birliği'nin esaslarını belirleyen Maastricht Anlaşması reddedildi.Puolue vastustaa Euroopan unionin määrittelemiä pelastuspakettien ehtoja.
Maastricht Anlaşması'nı desteklemiştir.Hän edusti seuratasolla maastrichtilaista Concordiaa.
Maaşların ödenmesinin gecikmesi hâlinde size de, bize de zarar geleceğini bilirsiniz.Kunhan saadaan ne korvaukset maksetuiksi, niin sen jälkeen kai saadaan itsekin jotain.
İmparatorluk teçhizatlarını sağlıyor ve maaşlarını veriyordu.Valtio antoi heille aseet ja varusteet sekä maksoi palkan.
Az sayıda köylünün emekli maaş geliri vardır.Moni Varpasalon asukas on eläkeläinen.
Başbakanlık maaşını almamıştır ve başbakanlık kurumunun masraflarını kendisi karşılamıştır.Yleensä hän johti töitä itse ja seurakunta maksoi laskut.
Kâtip olarak çalışanlara tahsilleri süresince işlerinden maaşlı izin verilmekteydi.Maattomina ihmisinä he onnistuivat hankkimaan työluvan.
Maaşını aldığı gibi hepsini harcadı.Heti kun oli saanut palkan, hän tuhlasi sen kaikki.
Başvuru sonunda kabul edildi ve maaş bağlandı.Το αίτημα έγινε δεκτό και παύεται η μίσθωση.
Çalışmalarının önemini tanımakla birlikte, maaş sağlamıyordu.Παρά το γεγονός ότι αναγνώρισε τη σημασία του έργου της, η θέση της εξακολουθούσε να μην της παρέχει μισθό.
Maastricht Anlaşması'nı desteklemiştir.Πρωτεύουσά της είναι το Μάαστριχτ.
Bunların arasında dullara emeklilik maaşı bağlanması da bulunmaktaydı.Ανάμεσα σε αυτά δεν έλειπε και το θέμα του συνταξιοδοτικού.
Kral tarafından 1.000 livre yıllık maaş bağlandı.Η κομητεία του έδωσε έσοδα 700 με 1000 λίρες τον χρόνο.
Zaman zaman Bay Yengeç maaşını ödemez.Ο πράκτορας άλλοτε αναλαμβάνει και άλλοτε όχι τον πιστωτικό κίνδυνο.
Döndükten sonra kendisine ödenmeyen maaşlarını almak için mücadeleye başladı.Μετά την Απελευθέρωση του τις επέστρεψε αρνούμενος να πάρει ανταμοιβή για τις υπηρεσίες του.
Bir Maasainin yaşamının sona ermesinde ise somut bir tören uygulanmaz.Όπως ήταν φυσικό, με τη λήξη του αγώνα δεν έγινε κάποια τελετή.
10 Ekim - Memur maaşları ilk kez peşin ödenmeye başladı.10 Ιανουαρίου - Γυναίκες αστυνομικοί ανακοινώνεται ότι θα προσληφθούν για πρώτη φορά.
Özellikle Yunan şehir devletlerinde kürekçiler köle değil maaşlı vatandaşlardır.Γενικά, οι ναύτες στις ελληνικές τριήρεις ήταν πολίτες και όχι δούλοι ή κατάδικοι.
Kâtip olarak çalışanlara tahsilleri süresince işlerinden maaşlı izin verilmekteydi.Όσοι ήταν ανίκανοι για εργασία όφειλαν κατά τη διάρκεια της εργάσιμης ημέρας να στέκονται προσοχή.
Teftiş sonucunda üç maaş indirilmesine karar verilmiştir.Σύμφωνα με την προκήρυξη υποβιβάστηκαν οι 3 τελευταίες ομάδες.
Onun maaşını düşürdüler.Αυτοί μείωσαν τον μισθό του.
Onun maaşını düşürdüler.Αυτές μείωσαν τον μισθό του.
Onun maaşını düşürdüler.Αυτοί μείωσαν τον μισθό της.
Onun maaşını düşürdüler.Αυτές μείωσαν τον μισθό της.
Kanalın diğer tarafında Europoort ve Maasvlakte vardır.På den anden side af kanalen ligger Europoort og Maasvlakte.
Avrupa Ombudsmanı, 1992 yılında Maastricht Anlaşması ile tesis edilmiş bir Avrupa Birliği kurumudur.Den Europæiske Ombudsmand er et embede i EU der blev oprettet med Maastricht-traktaten i 1993.
Kalan 32 personel maaş indirimleri gördü.Han modtog her 32 personlige stemmer.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.Tillægget er pensionsgivende.
Temsilciler Meclisi üyelerinin maaşlarının yaklaşık çeyreğinde bir ödenek alıyorlar.De får et honorar som er omkring en fjerdedel af honoraret til medlemmerne af Tweede Kamer.
Ayrıca maaş ve üretim de düşüktür.I det lange løb vil løn og produktivitet dermed følges ad.
Maaşın miktarı genellikle bir iş günü veya saati baz alınarak hesaplanır.Menneskeligt arbejde beregnes som arbejdskraftens/medarbejderens anvendelse pr. time.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Han sagde, at han ikke fik udbetalt sin løn.
Maastricht Anlaşması'nı desteklemiştir.Derfor accepterede SF nu også Maastricht-traktaten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod