Ana içeriğe geç
Sözlük

maaş ile cümle

maaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Primus pilus hariç, her biri temel ücretin 30 katı maaş alırdı.Afgezien van de primus pilus kregen zij 30 keer het basissalaris.
Başkenti Maastricht kentidir.De hoofdstad is Maastricht.
Transfer ücreti ve maaşı ise açıklanmadı.De transfersom en de duur van zijn contract werden niet bekendgemaakt.
Eurogeul Kanalı ’nın son 14 kilometresi Maasgeul olarak adlandırılmıştır.De laatste 6 zeemijl (11,35 kilometer) van de Eurogeul heet de Maasgeul.
Bu süre içinde işçiler asgari ücretin iki katı maaş alacak.De werkgever moet gedurende die twee dagen het salaris doorbetalen.
İşin ilginç kısmı, 2001 yılında Dick Cheney hala Halliburton'dan maaş alıyordu.In 1999 was de Amerikaanse vicepresident Dick Cheney nog hoofd van Halliburton.
Bunların arasında dullara emeklilik maaşı bağlanması da bulunmaktaydı.Voor beide was er ook een optopping-variant voor pensioenspaargeld getroffen door de aftopping.
Başvuru sonunda kabul edildi ve maaş bağlandı.De akte werd ondertekend en de benoeming vond plaats.
Üç çocuğu dul maaşı ile geçindirmek çok zordu.Twee zoons zorgden voor nageslacht de Pret.
Maastricht kentinin takımı olan, MVV 2 Nisan 1902'de kurulmuştur.MVV Maastricht is een profvoetbalclub uit de Nederlandse stad Maastricht, opgericht op 2 april 1902.
Jansen Maastricht Sanat Akademisi'nde oyunculuk değitimi almıştır.Jansen volgde de acteursopleiding op de Toneelacademie Maastricht.
Personelinin bir kısmı gönüllü olarak, bir kısmı ise maaşlı olarak çalışır.Een deel van de medewerkers is vrijwilliger.
Örnek: Bir iş yerinde işçiler maaşlarının düşük olmasından dolayı şikayetçidirler.Het bedrijf wordt door sommigen bekritiseerd om zijn lage lonen.
Temel ücretin 60 katı maaş alırdı.Hij kreeg 60 keer het basissalaris.
Kalan 32 personel maaş indirimleri gördü.Het nummer van de wachtpost was 32.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Hij weigerde daarbij elke toegeving te doen.
1240 senesinde Pisa cumhuriyeti kendisini Leonardo Bigollo namıyla taltif edip onurlandı ve maaş bağlandı.In 1240 werd Fibonacci door de Republiek Pisa geëerd en kreeg hij een salaris.
Bireysel olarak askere alındılar, maaşları hazineden ödenirdi.Van het salaris dat de soldaten ontvingen was de te betalen belasting afgetrokken.
Yaşlı adam emekli maaşı ile geçiniyor.De oude man leeft van zijn pensioen.
Onun maaşı yedi yıl öncesinden iki misli daha yüksek.Zijn salaris is twee keer zo hoog als zeven jaar geleden.
Maastricht'te yaşıyorum.Ik woon in Maastricht.
EU Business School İspanya'da master tamamladıktan sonra ortalama maaş iyileştirmesi %138'dir.Średni wzrost wynagrodzenia po zdobyciu tytułu magistra w Europejskiej Szkole Biznesu w Hiszpanii wynosi 138%.
Maastricht Üniversitesi 1976 yılında Hollanda devletinin 8. devlet tıp okulu olarak kurulmuştur.Maastricht University został założony w 1976 roku jako ósma szkoła medyczna w Holandii.
Bu yükseliş maaşlarının aylık 600 euroya çıkmasını sağlamıştır.Nowo powstały związek wezwał do podniesienia miesięcznego wynagrodzenia o 200 euro.
İşini bırakmak zorunda kalınca ayda 7.44 guldenlik maaş bağlandı.W jego następstwie musiał zrezygnować z pracy i zaczął żyć z zasiłku w wysokości 7,44 guldenów tygodniowo.
Özel sektörde aynı statüde çalışan kadın ve erkeğin farklı maaş alması.Zagwarantowanie równości płac dla kobiet i mężczyzn pracujących na tym samym stanowisku.
İhtiyacı olan öğrencilere, günümüzdeki öğrenci kredisi benzeri maaş bağlanmakta idi.Szkołę i studia, odpowiadające dzisiejszemu licencjatowi opłacała z pieniędzy zarobionych przez siebie.
Görevden alındıkları takdirde Mısır'a gönderilerek onlara ömür boyu bir maaş bağlanırdı.Od czasu wyprawy do Egiptu do końca życia pasjonował się Egiptem.
1992 yılında Fransa'nın Maastricht Anlaşması'nı onaylamasına karşı çıkmıştır.W 1992 roku Portugalia ratyfikowała Traktat z Maastricht.
10 Ekim - Memur maaşları ilk kez peşin ödenmeye başladı.10 sierpnia – po raz pierwszy brytyjscy członkowie parlamentu głosowali za przyznaniem sobie płacy.
1992 yılında Maastricht Anlaşması'na karşı çıkmış ve referandumda hayır oyu vermiştir.Powrócił w 2002 i nawoływał do głosowania na „tak” podczas drugiego referendum nad traktatem nicejskim.
Primus pilus hariç, her biri temel ücretin 30 katı maaş alırdı.Pierwszy sołtys Prus Succule otrzymał 30 łanów ziemi.
1993 - Maastricht Antlaşması yürürlüğe girdi; Avrupa Birliği resmen kurulmuş oldu.1993: Wszedł w życie Traktat z Maastricht powołujący do życia Unię Europejską.
Maaşını alamayınca Şikâyetnâme'yi yazmıştır.Po otrzymaniu stałej posady zarzucił pisanie.
Üç çocuğu dul maaşı ile geçindirmek çok zordu.Miała niewielką wdowią pensję, z której ciężko było utrzymać czworo dzieci.
Gereksiz maaş alımlarını durdurmaya çalıştı.Bezskutecznie usiłował doprowadzić do likwidacji podatku dochodowego.
Lipova'daki subayların maaşlarını ulaştıracaklardı.Służył w lejbgwardii Pułku Husarzy.
Kalan 32 personel maaş indirimleri gördü.Ponadto posiadał 32 inne odznaczenia za działalność społeczną.
İş çıkışı maaşını alır ve eve gitmek için yola çıkar.Udaje mu się wydostać i rozpoczyna wędrówkę do domu.
Ancak bu maaş sistemi Cumhuriyet'in kurulması ile beraber Atatürk'ün emri ile kaldırılmıştır.Po powstaniu Republiki Tureckiej oddano go do dyspozycji Atatürka.
Yeniçeriler, maaşlarını (ulûfe) üç ayda bir alırlardı.Część z nich niesie trzy mikoshi (lektyki bóstw).
Kendi maaşını alır.Łuszczy się płatami.
Kadınlar çalışma ve maaş alma hakkına sahiptir.Prawo pracy i płace.
Ulufe, Yeniçerilere verilen maaştı.Podane ceny są w jenach.
Çoğunluğu emekli maaşı ile geçimini sağlamaktadır.Realizuje ją ono głównie poprzez świadczenia emerytalne.
2006 yılında maaşın miktarı, €12,180 idi.Przychody ze sprzedaży wynosiły 12,08 miliardów € w 2006.
Onun düşük maaşı onun ev satın almasını engeller.Jego niska pensja przeszkadza mu w zakupie domu.
Ayrıca maaş da verecek.Han skulle även få lön.
Maastricht Anlaşması'nı desteklemiştir.Hon röstade dock för Lissabonfördraget.
Bu kişinin maaşı devlet tarafından karşılanmıştır.Sådan persons försörjning bekostades av staten.
Bugün işçi denetiminde bulunan birçok fabrika ortaklaşa işletiliyor ve bütün işçiler aynı maaşı alıyor.De oorganiserade får till stånd ett avtal med arbetsgivaren och alla arbetar nu för samma lön.
Başvuru sonunda kabul edildi ve maaş bağlandı.Till slut brast samarbetet, och Fälldin avgick.
Kalan 32 personel maaş indirimleri gördü.Vid övertagandet fanns 32 anställda.
Sorun kısa zamanda çözüldü ve oyuncuların maaşı bölüm başı 400,000 dolar olarak ödendi.Tvisten löstes, och skådespelarnas löner höjdes till $400.000 per avsnitt.
İltizam usulü kiraya verilen eyaletlerde çalışan devlet görevlilerin maaşını devlet karşılardı.Inkomst från anställning i den stat där den anställde är bosatt.
Maaşsız çalışır.Är löneledande.
Kahya baskıcılar olarak isimlendirilen kişiler ise daha iyi maaşa tâbi tutuluyorlardı.Ledamöter som valts på det sättet kunde sedan utses att tjäna på högre nivåer.
Personelinin bir kısmı gönüllü olarak, bir kısmı ise maaşlı olarak çalışır.En del av de frivilliga får ekonomisk kompensation medan andra arbetar helt gratis.
Başkenti Maastricht kentidir.Huvudort är Maastricht.
Bu unvan ile maaşa bağlanan sanatçılar, 65 yaşında emekli olma hakkı kazanıyor.Alla USA:s medborgare har rätt till pension vid 65 års ålder.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod