Kazandığımız az miktardaki parayla, ancak, çalışanların maaşlarını ödeyebiliyorduk.Как это сделать так, чтобы потратить наименьшую сумму денег на оплату труда рабочих?
Kahya baskıcılar olarak isimlendirilen kişiler ise daha iyi maaşa tâbi tutuluyorlardı.Те, кто определяет себя как консерваторы, ставят справедливость ниже.
1947'de Şirket Kanunlarıyla işçilerin %75'inin maaşlı ve %90'ının Mısırlı olma zorunluluğu getirildi.По закону принятом в 1947 году, не менее 75 % служащих компаний были египетскими гражданами.
Üç çocuğu dul maaşı ile geçindirmek çok zordu.Маме было очень тяжело: на ее учительскую зарплату трудно поднять троих детей.
Ayrıca, erken ve cömert emeklilik programları yüksek emeklilik maaşlarına katkıda bulunmaktadır.Кроме того, работа на вредных и опасных производствах даёт право на досрочное назначение трудовой пенсии.
Genelde eğitsel maaşlı olarak kullanılabilir.Часто используются как учебные.
Paralı askerlerin maaşlarının zamanında ödenmemesi.Денег на выплату солдатам жалованья не хватало.
Kalan 32 personel maaş indirimleri gördü.Всего выделено 32 класса профессионального риска.
Maasaileri çoğunluğu Hıristıyanlığa geçmiştir, ayrıca bir miktar Müslüman da bulunmaktadır.Большинство его сподвижников также были превращены в животных (например, одного из них превратили в тритона).
Maaşını alamayınca Şikâyetnâme'yi yazmıştır.Но и в отставку уходить не планирует Ведомости.
Bu şehir Maas nehri üzerinde yer almaktadır.Ниже этого места река запружена.
Bu kişinin maaşı devlet tarafından karşılanmıştır.Их зарплата финансируется правительством.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Он отказался взять плату за свою работу.
Yeniçeriler, maaşlarını (ulûfe) üç ayda bir alırlardı.На покое он пробыл три месяца.
Maaşları ödemeyen saraya saldırdılar.Рабочим не выплачивали заработную плату.
Ayni yıl Fransa kraliyet idaresi kendisine bir emeklilik maasi bağlamıştır.В 1901 году французское правительство даже назначило ему пенсию.
Genel olarak emekli maaşları ve dış destekli ekonomiye bağlıdır.Страна очень зависит от иностранной финансовой помощи и импорта оборудования.
Maasailerin dini tek tanrılıdır; tanrılarına Engai adı verilir.Тщеславный человек есть идолопоклонник, хотя и называется верующим.
Bu maaş, Klara ve çocukları için yeterliydi.Этого хватило и на оплату гонорара Луи, и на производство.
Bunun aksine maaşına bakılırsa “ırkçılığın kurbanı” olduğu da söylenebilirdi.Кроме того, он стал «жертвой расизма» в смысле оплаты труда.
Erişim tarihi: 25 Haziran 2007. ^ "Treaty of Maastricht on European Union".Материалы к Единому дню информирования 15 марта 2007 года по теме: «Внешняя политика Республики Беларусь.
Padişah kendisine ve aile bireylerine maaş bağlattı.Троцкий финансово обеспечивал себя и свою семью.
6 aydır maaş alamayanlara maaşlarının ödenmesi sağlanacaktır.Коллектив передачи месяцами не получал зарплату.
Bu olaylar sonunda maaşının bir kısmı düşürüldü.Отчасти недовольства были связаны с низким заработком.
EU Business School İspanya'da master tamamladıktan sonra ortalama maaş iyileştirmesi %138'dir.متوسط رفع المرتبات بعد استكمال درجة الماجستير EU Business School إسبانيا هو 138٪.
İstifası sırasında, gecikmiş maaşlarının ödenmesini maaşı hak etmediği gerekçesiyle reddetti.وخلال استقالته رفض ان تدفع له الأجور المتأخره علي أساس أنها لا تستحق الدفع .
Rusya'da ortalama aylık nominal maaş 2000 yılında 80$ kadar iken, 2013 başlarında 640$ olmuştur.ارتفع متوسط الراتب في روسيا من 80 دولار في عام 2000، إلى 640 دولار في أوائل عام 2008.
Böylece ruhban sınıfı maaş almaya başlamış ve devlet memuru sınıfına girmiştir.وبناءً علي هذا بدأت طبقة الرهبان تتقاضي معاشًا، وأصبحوا ضمن طبقة موظفي الدولة.
Maaşları ödemeyen saraya saldırdılar.وتمرد جنوده الذين لم يتقاضوا رواتبهم.
1992 yılında Fransa'nın Maastricht Anlaşması'nı onaylamasına karşı çıkmıştır.في عام 1992 صادقت فرنسا على معاهدة ماستريخت تأسيس الاتحاد الأوروبي.
Maaş dağıtımı sağa çarpıktır bu nedenle çoğu kişi, net asgari ücretten daha az kazanmaktadır.توزيع الراتب هو بزر الماوس الأيمن الانحراف، لذلك معظم الناس يكسبون أقل من متوسط الراتب.
Genelde eğitsel maaşlı olarak kullanılabilir.وغالباً ما يستخدمها المعلمون كأسلوب تعليمي.
Çalışmalarının önemini tanımakla birlikte, maaş sağlamıyordu.على الرغم من أنه كان يدرك اهمية عملها إلا كان هذا التعيين بدون اجر.
Normal askerlerin 3 katı maaş alır.تدفع القرية رواتب ثلاثة منهم.
İlgili dönemde öğretmenlerin maaşları da doğrudan hükümet tarafından ödenmiştir.أدرج خلالها رواتب المعلمين في ميزانية الدولة.
Buna rağmen hala bir çalışanı olarak maaş almaktadır ve hissedarlarındandır.كما كان البعض منهم يعمل و يتقاضى راتبا.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.من حق الشخص إضافة منتفع إلى التقاعد.
Maaşçı terimi neredeyse tamamen erkekleri ifade eder.تحدث الرضفة الثنائية بشكل يكاد يكون حصرياً في الرجال.
Kalan 32 personel maaş indirimleri gördü.المشروع الثالث تنفيذ 32 وحدة توطين برأس حدربة.
Üstelik bu maaşı bütün hayatı müddetince alabileceği de kendisine vadedilmişti.واضطرت إلى قبول هذه الأموال للحصول على عمل بقية حياتها.
EU Business School İspanya'da master tamamladıktan sonra ortalama maaş iyileştirmesi %138'dir.O incremento médio de salário depois de completar um mestrado na EU Business School Espanha é de 138%.
Maasaileri çoğunluğu Hıristıyanlığa geçmiştir, ayrıca bir miktar Müslüman da bulunmaktadır.Para a maioria dos muçulmanos, o hádice contém uma exposição com autoridade dos significados do Alcorão.
Temsilciler Meclisi üyelerinin maaşlarının yaklaşık çeyreğinde bir ödenek alıyorlar.Eles recebem um subsídio que é cerca de um quarto do salário dos membros da Câmara dos Deputados.
Daha sonra maaş almaya başladılar.Depois dele, comecei a receber salário.
Kanalın diğer tarafında Europoort ve Maasvlakte vardır.No outro lado do rio tem os portos Europoort e Maasvlakte.
Maaşçı terimi neredeyse tamamen erkekleri ifade eder.O termo salaryman refere-se quase que exclusivamente a homens.
Başkenti Maastricht kentidir.Sua capital é Maastricht.
Kral tarafından 1.000 livre yıllık maaş bağlandı.Desde 2001, o Presidente ganha um salário de 400 mil dólares por ano.
Sorun kısa zamanda çözüldü ve oyuncuların maaşı bölüm başı 400,000 dolar olarak ödendi.As negociações foram concluídas brevemente e o salário dos atores foi elevado para 400 mil dólares.
Almanya’da bulunan İspanyol orduları ödenmeyen maaşlarını kendileri tahsil yoluna gidecektir.Os exércitos espanhóis na Alemanha optaram por pagar a si mesmos.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.Os membros da Ordem recebiam uma pensão.
Maaşçı ve nakit para için Japonca sözcüklerin bir daralması olarak ortaya çıkar.É uma contração das palavras japonesas para salaryman e dinheiro.
1593'de kapıkulu süvari askerlerine maaş dağıtılması sırasında kapıkulu sipahileri yine isyan ettiler.Em 1514, a divisão patrimonial entre os irmãos foi novamente selada.
Erişim tarihi: 28 Aralık 2018. ^ Maas, Jennifer; Molloy, Tim (27 Aralık 2018).Consultado em 27 de dezembro de 2018 Maas, Jennifer; Molloy, Tim (27 de dezembro de 2018).
Eşi 1903'te öldüğünde, Klara'ya emekli maaşı bağlandı.Alois Hitler morreu em 1903, deixando a Klara uma pensão.
Erişim tarihi: 21 Mart 2018. ^ Maglio, Tony; Maas, Jennifer (15 Mart 2018).Consultado em 21 de março de 2018 Maglio, Tony; Maas, Jennifer (15 de março de 2018).
Uzun zamandır maaşlarını alamayan Yeniçerilerin içerisinde de huzursuzluk belirmişti.Além disso, ao que parece houve períodos em que os soldados ficaram sem receber salário.
Zaten az olan maaşına patronu da bir türlü zam yapmamaktadır.Ele acha que o governo não deve estabelecer um salário mínimo .
Özel sektörde aynı statüde çalışan kadın ve erkeğin farklı maaş alması.A lei estabelece que homens e mulheres que ocupam os mesmos cargos devem ser remunerados na mesma condição.
Temel ücretin 2 katı maaş alırdı.A renda familiar girava em torno de dois salários mínimos.