maaşı ile cümle
maaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Maaşımdan memnunum.Estoy satisfecho con mi sueldo.
Dün maaşımı aldım.Ayer recibí mi sueldo.
Maaşıyla zengin olmayacak.Con su salario no se va a hacer rico.
Yaşlı adam emekli maaşı ile geçiniyor.El anciano vive de su pensión.
Şu anki maaşından memnun musun?¿Estás satisfecho con tu salario actual?
Umarım maaşım artar.Espero que me suban el sueldo.
Ayni yıl Fransa kraliyet idaresi kendisine bir emeklilik maasi bağlamıştır.El mismo año, la corte de Francia acordó concederle una pensión.
2006 yılında maaşın miktarı, €12,180 idi.En 2006 la cantidad del Cnuas se cifraba en 12.180 €.
Amaçlanan, bu maaşı alan kişilerin tam zamanlı olarak sanat için çalışmalarını sağlamaktır.Este dinero se supone que permite a sus beneficiarios trabajar en su obra a tiempo completo.
Kendi maaşını alır.Dime tu salario.
Bir anda maaşınıza yapılan zamla senelik maaşınız 15000 TL'ye yükseldi.Esa venta incrementó su salario a 15 libras esterlinas a la semana.
Aynı zamanda oyuncunun maaşının bir kısmının kulüp tarafından ödeneceği de ifade edilmiştir.Por otra parte, algunos atletas reciben una remuneración de su club.
Üç çocuğu dul maaşı ile geçindirmek çok zordu.Fundó tres mayorazgos para sus hijos varones.
İmzalana sözleşmeye göre Necip'in yıllık maaşı 900 bin Euro oldu.Los precios del Lodgy parten desde los 9.000 euros desde su versión básica.
Martha bir McKenzie çiftçisi değil, bu nedenle maaşı yok ve kendi başına çalışıyor.Marta non è una contadina dei McKenzie, quindi non ha un proprio salario e lavora per conto proprio.
Kendi maaşını alır.Riceve un proprio salario.
1839da Fransız hükümetinin kendisine yıllık 6000 Fransız frankı değerinde devlet emeklilik maaşı bağladı.Alla vedova fu garantita da re di Francia una pensione di 6000 franchi l'anno.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.I membri dell'Ordine ricevevano una pensione.
O şu anki maaşından memnun değil.Он не доволен своей текущей зарплатой.
O genç adam, maaşındaki bir artışı hak ediyor.Тот молодой человек заслуживает прибавки к зарплате.
Ali gibiler maaşına ve avantasına bakar, seçimi kimin kazandığıyla ilgilenmez.Таких людей, как Александр, заботят только зарплата и прибыль, им не интересно, кто победил на выборах.
Üç çocuğu dul maaşı ile geçindirmek çok zordu.Маме было очень тяжело: на ее учительскую зарплату трудно поднять троих детей.
Maaşını alamayınca Şikâyetnâme'yi yazmıştır.Но и в отставку уходить не планирует Ведомости.
Bu kişinin maaşı devlet tarafından karşılanmıştır.Их зарплата финансируется правительством.
Ayni yıl Fransa kraliyet idaresi kendisine bir emeklilik maasi bağlamıştır.В 1901 году французское правительство даже назначило ему пенсию.
Bunun aksine maaşına bakılırsa “ırkçılığın kurbanı” olduğu da söylenebilirdi.Кроме того, он стал «жертвой расизма» в смысле оплаты труда.
Bu olaylar sonunda maaşının bir kısmı düşürüldü.Отчасти недовольства были связаны с низким заработком.
İstifası sırasında, gecikmiş maaşlarının ödenmesini maaşı hak etmediği gerekçesiyle reddetti.وخلال استقالته رفض ان تدفع له الأجور المتأخره علي أساس أنها لا تستحق الدفع .
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.من حق الشخص إضافة منتفع إلى التقاعد.
Üstelik bu maaşı bütün hayatı müddetince alabileceği de kendisine vadedilmişti.واضطرت إلى قبول هذه الأموال للحصول على عمل بقية حياتها.
Sorun kısa zamanda çözüldü ve oyuncuların maaşı bölüm başı 400,000 dolar olarak ödendi.As negociações foram concluídas brevemente e o salário dos atores foi elevado para 400 mil dólares.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.Os membros da Ordem recebiam uma pensão.
Eşi 1903'te öldüğünde, Klara'ya emekli maaşı bağlandı.Alois Hitler morreu em 1903, deixando a Klara uma pensão.
Zaten az olan maaşına patronu da bir türlü zam yapmamaktadır.Ele acha que o governo não deve estabelecer um salário mínimo .
Transfer ücreti ve maaşı ise açıklanmadı.De transfersom en de duur van zijn contract werden niet bekendgemaakt.
Bunların arasında dullara emeklilik maaşı bağlanması da bulunmaktaydı.Voor beide was er ook een optopping-variant voor pensioenspaargeld getroffen door de aftopping.
Üç çocuğu dul maaşı ile geçindirmek çok zordu.Twee zoons zorgden voor nageslacht de Pret.
Yaşlı adam emekli maaşı ile geçiniyor.De oude man leeft van zijn pensioen.
Onun maaşı yedi yıl öncesinden iki misli daha yüksek.Zijn salaris is twee keer zo hoog als zeven jaar geleden.
Maaşını alamayınca Şikâyetnâme'yi yazmıştır.Po otrzymaniu stałej posady zarzucił pisanie.
Üç çocuğu dul maaşı ile geçindirmek çok zordu.Miała niewielką wdowią pensję, z której ciężko było utrzymać czworo dzieci.
İş çıkışı maaşını alır ve eve gitmek için yola çıkar.Udaje mu się wydostać i rozpoczyna wędrówkę do domu.
Kendi maaşını alır.Łuszczy się płatami.
Çoğunluğu emekli maaşı ile geçimini sağlamaktadır.Realizuje ją ono głównie poprzez świadczenia emerytalne.
2006 yılında maaşın miktarı, €12,180 idi.Przychody ze sprzedaży wynosiły 12,08 miliardów € w 2006.
Onun düşük maaşı onun ev satın almasını engeller.Jego niska pensja przeszkadza mu w zakupie domu.
Bu kişinin maaşı devlet tarafından karşılanmıştır.Sådan persons försörjning bekostades av staten.
Bugün işçi denetiminde bulunan birçok fabrika ortaklaşa işletiliyor ve bütün işçiler aynı maaşı alıyor.De oorganiserade får till stånd ett avtal med arbetsgivaren och alla arbetar nu för samma lön.
Sorun kısa zamanda çözüldü ve oyuncuların maaşı bölüm başı 400,000 dolar olarak ödendi.Tvisten löstes, och skådespelarnas löner höjdes till $400.000 per avsnitt.
İltizam usulü kiraya verilen eyaletlerde çalışan devlet görevlilerin maaşını devlet karşılardı.Inkomst från anställning i den stat där den anställde är bosatt.
Normal asker maaşının 2 katını alırdı.Denna grad hade dubbel soldatlön.
Maaşını karısının yardımı ile alır.Han tog kvinnornas pengar med sig.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.Föräldrarna är pensionerade.
Kendi maaşını alır.Треба приймати однакову зарплату.
Üç çocuğu dul maaşı ile geçindirmek çok zordu.Один збіднілий чоловік не міг забезпечити своїх трьох доньок приданим.
Zaman zaman Bay Yengeç maaşını ödemez.Колгоспники роками не отримують заробітної плати.
İstifası sırasında, gecikmiş maaşlarının ödenmesini maaşı hak etmediği gerekçesiyle reddetti.На знак протесту проти затримки виплати заробітної плати вони припинили роботу.
Eşi 1903'te öldüğünde, Klara'ya emekli maaşı bağlandı.Після смерті чоловіка в 1903 році Клара з дітьми переїхала до Лінца.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.Ierarhii au vârstă de pensionare?
Tom'un makul bir maaşı vardır.Tom are un salariu rezonabil.