maaşı ile cümle
maaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O, şimdiki maaşından memnun değil.El nu este mulțumit de salariul actual.
McGregor daha sonra özür diledi ve Rangers tarafından iki haftalık maaşı kesildi.McGregor később elnézést kért az esetért és klubja, a Rangers is kétheti fizetésmegvonást rótt ki rá.
Kendi maaşını alır.Saját pénzét költi.
Aynı zamanda oyuncunun maaşının bir kısmının kulüp tarafından ödeneceği de ifade edilmiştir.Magyarázatként azt közölték, hogy a csapat játékosainak egy része egy másik klubban fog szerepelni.
Duplicarius: Normal askerlerin maaşının 2 katını alır.Zsoldja a közkatonák zsoldjának kétszerese.
Örnek: İşe başladığımda maaşım 500 .– TL idi. / Bu pencerinin eni tam 40 .– cm'dir.Már kezdetektől negyedévente jelent meg, az első számok ára laponként 15Ft, egy évre előfizetve 60Ft volt.
Kendi maaşını alır.Olette saaneet palkkanne.
Başbakanlık maaşını almamıştır ve başbakanlık kurumunun masraflarını kendisi karşılamıştır.Yleensä hän johti töitä itse ja seurakunta maksoi laskut.
Maaşını aldığı gibi hepsini harcadı.Heti kun oli saanut palkan, hän tuhlasi sen kaikki.
Bunların arasında dullara emeklilik maaşı bağlanması da bulunmaktaydı.Ανάμεσα σε αυτά δεν έλειπε και το θέμα του συνταξιοδοτικού.
Zaman zaman Bay Yengeç maaşını ödemez.Ο πράκτορας άλλοτε αναλαμβάνει και άλλοτε όχι τον πιστωτικό κίνδυνο.
Onun maaşını düşürdüler.Αυτοί μείωσαν τον μισθό του.
Onun maaşını düşürdüler.Αυτές μείωσαν τον μισθό του.
Onun maaşını düşürdüler.Αυτοί μείωσαν τον μισθό της.
Onun maaşını düşürdüler.Αυτές μείωσαν τον μισθό της.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.Tillægget er pensionsgivende.
Maaşın miktarı genellikle bir iş günü veya saati baz alınarak hesaplanır.Menneskeligt arbejde beregnes som arbejdskraftens/medarbejderens anvendelse pr. time.
Amaçlanan, bu maaşı alan kişilerin tam zamanlı olarak sanat için çalışmalarını sağlamaktır.Som resultat av denne utviklingen tvinges arbeiderne til evigvarende lønnsarbeid.
Zaman zaman Bay Yengeç maaşını ödemez.Normalt ytes det ikke lønn for dager man ikke arbeider.
Bir Londra Meclisi üyesi'nin yıllık ortalama maaşı 54.000 Sterlin'dir.Gaji tahunan untuk anggota Majelis London adalah sekitar £ 54.000.
Bugün, deadmau5 dünyanın en çok maaşına sahip elektro sanatçılarından birisidir.Ngày nay deadmau5 là một trong những DJ được trả cát-xê cao nhất trong giới nghệ sĩ.
Bir Londra Meclisi üyesi'nin yıllık ortalama maaşı 54.000 Sterlin'dir.ロンドン議会議員の年収はおよそ£54,000である。
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.登録官は年金を受け取る。
Köyün nakit para kaynağı büyük çoğunlukla bu kişilerin emekli maaşına bağlıdır.これらのためにグループの従業員らは年金をほぼ失っている。
Kendi maaşını alır.手数料は取る。
Normal asker maaşının 10 katını alır.販売額は普通運賃の10倍。
Bir Londra Meclisi üyesi'nin yıllık ortalama maaşı 54.000 Sterlin'dir.倫敦議會議員的年薪是5.4萬英鎊。
Kendi maaşını alır.稱自家資。
Aynı zamanda oyuncunun maaşının bir kısmının kulüp tarafından ödeneceği de ifade edilmiştir.此外,他也是与会代表中为数不多承认本俱乐部向球员支付报酬的其中一个。
2013 yılında "Şöhret" nişanı, 2015 yılında Başkanın kişisel emekli maaşı ile ödüllendirilmiştir.1995年獲香港藝術家年獎,2005年獲頒授「民政事務局局長嘉許獎」。
Örnek: İşe başladığımda maaşım 500 .– TL idi. / Bu pencerinin eni tam 40 .– cm'dir.훈1등 자작으로 합방 은사금 5만 엔을 받았으며, 이왕직찬시(李王職贊侍)가 되었고 곧 장시사장(掌侍司長)이 되었다.
Washington’un kendine önerilen maaşı reddetmesi ile tehlikeli bir durum ortaya çıkmıştı.이를 계기로 영국은 포기했던 자유무역의 기치를 높이 내걸었다.
Sorun kısa zamanda çözüldü ve oyuncuların maaşı bölüm başı 400,000 dolar olarak ödendi.המחלוקת נפתרה לבסוף והשכר של המדבבים הראשיים הועלה ל-400,000 דולרים לכל פרק.
Maaşını karısının yardımı ile alır.עוזר לו להסתיר את הזכייה מאשתו.
Aynı zamanda oyuncunun maaşının bir kısmının kulüp tarafından ödeneceği de ifade edilmiştir.הוא גם טען שמימון חינוך ילדיו יהיה קשה עם המשכורת של חבר קונגרס.
Kendi maaşını alır.וקיבל תואר כסף.
Normal asker maaşının 2 katını alırdı.דרגת גנרל הצבאות הוענקה רק פעמיים.
Fehîm Arvasî’ye 300 kuruş duagû maaşı bağlandı.קאסם דרש סכום עצום של 300 לא"י.
Ayni yıl Fransa kraliyet idaresi kendisine bir emeklilik maasi bağlamıştır.През същата година му е отпусната и пенсия от френския двор.
Duplicarius: Normal askerlerin maaşının 2 katını alır.Максимин увеличил двойно заплатата на войниците.
Bugün işçi denetiminde bulunan birçok fabrika ortaklaşa işletiliyor ve bütün işçiler aynı maaşı alıyor.Mnoge preuzete/ozdravljene tvornice djeluju kao zadruge i svi radnici primaju istu plaću.
Kendi maaşını alır.Kovao je vlastiti novac.
Zaman zaman Bay Yengeç maaşını ödemez.Za tento čas zamestnancovi náhrada odmeny nepatrí.
Bu miktar da maaşının yarısından biraz daha azdı.Njegova dobljena vrednost je bila nekaj večja od polovice njene resnične vrednosti.
Sorun kısa zamanda çözüldü ve oyuncuların maaşı bölüm başı 400,000 dolar olarak ödendi.Derybos buvo greitai pabaigtos – aktorių alga buvo pakelta iki 400 000 dolerių.
Maaşın miktarı genellikle bir iş günü veya saati baz alınarak hesaplanır.Minimalus užmokestis paprastai skaičiuojamas darbo valandai.
Bir Londra Meclisi üyesi'nin yıllık ortalama maaşı 54.000 Sterlin'dir.Vidutinis Londono centro bankininkystės darbuotojo atlyginimas – beveik 50 000 svarų per metus.
Ocak-Eylül 2001 döneminde bir çalışanın ortalama aylık maaşı 329 ML olmuştur.1973–2003 m. vidutinis amerikiečio mėnesinis darbo vidurkis buvo 199 valandos.
Bir Londra Meclisi üyesi'nin yıllık ortalama maaşı 54.000 Sterlin'dir.Assamblee liikme aastapalk on umbes 54 000 £.
Maaşın miktarı genellikle bir iş günü veya saati baz alınarak hesaplanır.Käitise tööviljakust arvutatakse ühe töölise tööpäeva või töötunni kohta valmistatud toodangu põhjal.
ÖNEMLİ NOT: Kıdem tazminatında hesaplanabilecek bir maaşın Tavanı vardır.Märkus: Vähenõudlikus tekstis võib kasutada toonimärkideta nimekuju Trân Đưc Lương.
Bu kişinin maaşı devlet tarafından karşılanmıştır.Vabatahtlike töötasu annetatakse Kolmanda Maailma riigile.
100.000 dolar maaşı olan adam köşede bir başkasının çöpünü toplayandan daha iyi bir insan değil.Omul ce are jobul de 100.000 $
100.000 dolar maaşı olan adam köşede bir başkasının çöpünü toplayandan daha iyi bir insan değil.Orang itu memiliki pekerjaan 100.000 $
1950 lerde ortalama maaşı düşünürsek 8 saniye çalışmanız gerekecekti, gerekli ışığı satın almak için.1950년에는 여러분은 평균 임금에서 8초간 작업을 해야 했을 것입니다. 같은 정도의 불을 얻기 위해 말이죠
1950 lerde ortalama maaşı düşünürsek 8 saniye çalışmanız gerekecekti, gerekli ışığı satın almak için.1950-ben nyolc másodperc munkára lett volna szükség, átlagbérrel számolva, ennyi lámpafényhez.
1950 lerde ortalama maaşı düşünürsek 8 saniye çalışmanız gerekecekti, gerekli ışığı satın almak için.Em 1950, teria sido necessário, com a média salarial, trabalhar oito segundos para adquirir esse tanto de luz.
1950 lerde ortalama maaşı düşünürsek 8 saniye çalışmanız gerekecekti, gerekli ışığı satın almak için.În anii '50, ar fi trebuit să munciți opt secunde, la salariul mediu pentru a obține acea lumină.
1950 lerde ortalama maaşı düşünürsek 8 saniye çalışmanız gerekecekti, gerekli ışığı satın almak için.Negli anni ' 50 bisognava lavorare 8 secondi, con una paga media per potrersi comprare la stessa luce.
1950 lerde ortalama maaşı düşünürsek 8 saniye çalışmanız gerekecekti, gerekli ışığı satın almak için.Terug in 1950, zou je acht seconden hebben moeten werken aan het gemiddelde loon om zoveel licht te krijgen.