Ana içeriğe geç
Sözlük

ma ile cümle

ma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tam kapanacakken o mağazaya gitti.He went to the store just as it was going to close.
Bu mağaza her türlü yabancı dil dergilerine sahiptir.This shop has all kinds of foreign-language magazines.
Ne? Ödevini bir futbol maçı yüzünden yapmadın mı? Bu bir mazeret değil!What?! You didn't do your homework because of a soccer match? That's no excuse!
Ne? Ödevinizi bir futbol maçı yüzünden yapmadınız mı? Bu bir mazeret değil!What?! You didn't do your homework because of a soccer match? That's no excuse!
Anahtarlar masanın üzerinde.The keys are on the table.
Onun son maçtan zevk alıp almadığını merak ediyorum.I wonder if he enjoyed the last match.
Tehlikeli bir madde yuttuğun zaman, yapman gereken şey ne yuttuğuna bağlıdır.When you swallow a dangerous substance, what you need to do depends on what you swallowed.
Fiyatların yükselip alçalması, mali bir krize neden oldu.The rise and fall of prices caused a financial crisis.
Düşük maliyetli prefabrik evleri öneriyoruz.We offer low-cost prefabricated houses.
Mary mezun olduğundan beri bir iş arıyor.Mary has been looking for a job since she graduated.
Tom Marine Corps'a katıldı.Tom joined the Marine Corps.
Hakim konuştuğunda, mahkeme salonundaki herkes dinler.When the judge speaks, everyone in the courtroom listens.
Bence, sigara karşıtı yasa makul.The anti-smoking law is just, in my opinion.
Martin Luther King hayatını adalet arayarak geçirdi.Martin Luther King spent his life seeking justice.
Tom G. Roberts, ABD Yüksek Mahkemesi Başyargıcıdır.Tom G. Roberts is the Chief Justice of the U.S. Supreme Court.
Adalet mahkeme salonunda bulunur.Justice is found in a courtroom.
Mary dizüstü bilgisayarını her zaman yanında bulundurur.Mary keeps her laptop with her at all times.
Mary çocuklarına hayvanlara karşı nazik olmayı öğretti.Mary taught her children to be kind to animals.
Profesör Johnson'ın matematik ile ilgili çok bilgisi vardır.Professor Johnson has a lot of knowledge about mathematics.
Marangozluk ve tuğla duvar örme el işçiliği örnekleridir.Carpentry and bricklaying are examples of manual labor.
Mutfakta bir bulaşık makinesi yok.The kitchen lacks a dishwasher.
Bir Ford araba bir Mercedes Benz'den daha aza mal olur.A Ford car costs less than a Mercedes Benz.
Mary kız kardeşinden daha az yemek yer.Mary eats less than her sister does.
Mary, kız kardeşinin elbiselerini ödünç almasına izin vermez.Mary does not let her sister borrow her clothes.
Mary ışığa karşı duyarlı olduğundan güneş gözlüğü takıyor.Mary is sensitive to light, so she wears sunglasses.
Mary ailesinden ödünç para istedi.Mary asked her family for a loan.
Diğer öğrenciler onunla konuşmadığından dolayı Mary yalnızdı.Mary was lonely because the other students didn't talk to her.
Mary okuma gözlüğünü kaybetti.Mary lost her reading glasses.
Yüksek sesli matkap, kocasına baş ağrısı verdi.The loud drill gave her husband a headache.
Mary ülkesine sadıktır.Mary is loyal to her country.
Bir araba, bir uçak ve bir bilgisayar hepsi makinedir.A car, an airplane, and a computer are all machines.
Annem bana dikiş makinesini verdi.My mother gave me her sewing machine.
Fabrika birçok karmaşık makineleri kullanır.The factory uses many complicated machines.
Mary iyi bir hemşire olacak.Mary will make a good nurse.
Market sabah dokuzda açılır.The market opens at 9:00 a.m.
Açık hava marketinde taze ürün satılmaktadır.Fresh produce is sold at an open-air market.
Mary yeni perdeleri için saten malzeme alacak.Mary will buy satin material for her new drapes.
Sandalyeler sentetik malzemeden yapılır.The chairs are made of a synthetic material.
Matematik onun okuldaki en zayıf dersi.Mathematics was his weakest subject in school.
Matematik günlük hayatta önemlidir.Mathematics is important in daily life.
Marangoz döşemeyi ölçüyor.The carpenter is measuring the floor.
Mary zihnini geliştirmek için okur.Mary reads to improve her mind.
Mary çocuğa babasını önemsemesini söyledi.Mary told the child to mind his father.
Bazı tuz madenlerden gelir, bazısı sudan.Some salt comes from mines, some from water.
Birçok işçi kömür madeninde mahsur kaldı.Many workers were trapped in the coal mine.
Bir maden değerli madenleri bulduğun yerdir.A mine is where you find precious minerals.
Mary testinde bir sürü hata yaptı.Mary made a number of mistakes on her test.
Mavi ve kırmızıyı karıştırırsanız, sonuç mordur.If you mix blue and red, the result is purple.
Mary bir pasta yapmak için malzemeleri karıştırdı.Mary mixed the ingredients to make a cake.
Mary başıyla hafif bir hareket yaptı.Mary made a slight motion with her head.
Mary çocuğa büyük annesinin adını verdi.Mary named the baby after her grandmother.
Mary Tom'a bir hediye önerdi.Mary offered Tom a gift.
Mary oğlunun evlenme kararına karşı çıktı.Mary opposed her son's decision to get married.
Mary odasını organize etmeli.Mary needs to organize her room.
Mary arabasını parlak maviye boyamak istiyor.Mary wants to paint her car bright blue.
Mahallemde 4 Temmuzda bir tören var.My neighborhood has a parade on the 4th of July.
Mahkûm vali tarafından affedildi.The prisoner was pardoned by the governor.
Bankerin maaş kesintisi geçiciydi, kalıcı değil.The banker's pay cut was temporary, not permanent.
Tom, mağaza müdürünü parasını ona geri vermesi için ikna etti.Tom persuaded the store manager to give him back his money.
Birçok ev temizlik malzemeleri zehir içerir.Many household cleaners contain poison.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod