Ana içeriğe geç
Sözlük

ma ile cümle

ma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Mary'i affetmem mümkün değil.Non riesco a perdonare Mary.
Mary, kesinlikle muhteşem görünüyorsun.Mary, sei assolutamente stupenda.
Hem Tom hem Mary hayal kırıklığına uğramış görünüyor.Sia Tom che Mary sembrano delusi.
Tom ve Mary arkadaş kaldılar.Tom e Mary sono rimasti amici.
Tom ve Mary biliyor mu?Tom e Mary lo sanno?
Tom eski arabasını Mary'ye vermek istiyor.Tom vuole dare la sua vecchia auto a Mary.
Tom'un neden Mary'yi sevmediğini biliyorum.So perché a Tom non piace Mary.
Tom Mary'nin açıklamasını daha dikkatli dinlemeliydi.Tom avrebbe dovuto ascoltare più attentamente le spiegazioni di Mary.
Tom Mary'nin kendisini sevmediğini biliyordu.Tom sapeva di non piacere a Mary.
Tom işten eve giderken parkta Mary'ye rastladı.Mentre tornava a casa dal lavoro, Tom incontrò Mary nel parco.
Tom Mary'nin davranma tarzından mutlu değildi gibi görünüyordu.Tom sembrava non essere contento del comportamento di Mary.
Makul bir öneriyle gelsen, kabul ederdim.Se tu arrivassi con una proposta ragionevole, accetterei.
Mühendis makineyi nasıl kullanacağımızı söyledi.L'ingegnere ci ha detto come utilizzare la macchina.
Ne oldu, Mary? İstiyorsan benimle konuşabilirsin.Cos'è successo Mary? Puoi parlare con me se vuoi.
Makaleyi okudun mu?Hai letto l'articolo?
Tom ve Mary'nin ne yapması gerekiyordu?Cos'è che dovevano fare Tom e Mary?
Maalesef bu gerçek.Sfortunatamente è vero.
Tom ve Mary 2003'ten beri buradalar.Tom e Mary sono qui dal 2003.
Millie'nin mavi gözleri var.Millie ha gli occhi azzurri.
Mary onu terk ettiğinden beri Tom aynı değil.Tom non è più lo stesso da quando Mary lo ha lasciato.
Tom Mary'nin ona verdiği kutuda ne olduğunu merak ediyordu.Tom si chiedeva cosa ci fosse nella scatola che gli aveva dato Mary.
Tom ve Mary tutkuyla öpüştü.Tom e Mary si baciarono con passione.
Tom Mary'yi öfkeyle itti.Tom respinse Mary con rabbia.
Tom ve Mary gelecek ay evlenecekler.Tom e Mary si sposeranno il mese prossimo.
Tom'un Mary'ye ne yaptığını biliyorum.So cosa Tom ha fatto a Mary.
John'u beklerken Tom ve Mary'yi gördüm.Mentre aspettavo John, ho visto Tom e Mary.
Mary beni şaşırttı.Mary mi ha stupito.
Tom bunu Mary'ye vermemi söyledi.Tom mi ha detto di dare questo a Mary.
Tom bana Mary'den uzak kalmamı söyledi.Tom mi ha detto di stare lontano da Mary.
Tom bana Mary'ye söylemeyeceğime söz verdirdi.Tom mi ha fatto promettere che non l'avrei detto a Mary.
Tom bana Mary'ye ne olduğunu söyledi.Tom mi ha detto cosa è successo a Mary.
Mary Boston' u özlüyor.A Mary manca Boston.
Tom, Mary'yi hiç ziyaret etmedi.Tom non è mai andato a trovare Mary.
Tom, Mary'ye mavi bir dosya verdi.Tom dette a Mary una cartellina blu.
Tom, Mary'ye yardım etmeye çalıştı.Tom cercò di aiutare Mary.
Tom'un canı gerçekten John ve Mary ile birlikte kampa gitmek istemiyor.Tom non aveva realmente voglia di andare in campeggio con John e Mary.
Tom'un Mary'nin nerede olduğunu bilmesi gerekiyor.Tom ha bisogno di sapere dov'è Mary.
Tom Mary'nin uzak bir akrabası.Tom è un lontano parente di Mary.
Tom parayı Mary'den ödünç aldığımı biliyor.Tom sa che ho presto i soldi in prestito da Mary.
Tom, gerçekten ne düşündüğünü Mary'ye söyleyecek kadar aptal değildi.Tom non era così stupido da dire a Mary quello che pensava veramente.
Tom Mary'nin neden burada olmadığını bilmiyor.Tom non sa perché Mary non sia qui.
Hem Tom hem de Mary telefondalar.Sia Tom che Mary sono al telefono.
Tom ve Mary'nin ne hakkında konuştuklarını düşünüyorsun?Di cosa credi stiano parlando Tom e Mary?
Tom Mary'nin evet diyeceğini umuyordu.Tom sperava che Mary dicesse di sì.
Tom Mary'ye bir fincan kahve uzattı.Tom porse a Mary una tazza di caffè.
Mary koyu kahverengi elbise giyiyordu.Mary indossava un vestito marrone scuro.
Tom'a söyleme. O, sürprizi mahveder.Non dirlo a Tom. Rovinerebbe la sorpresa.
Tom son kez kez Boston'dayken Mary'yi ziyaret etme şansı yoktu.Tom non ha avuto la possibilità di far visita a Mary l'ultima volta che è stato a Boston.
Tom Mary'ye Alice'i öptüğünü söyledi.Tom ha detto a Mary di aver baciato Alice.
Tom artık Mary ile konuşmamaya karar verdi.Tom decise di non parlare più con Mary.
Senin Mary'yi öptüğüne inanamıyorum.Non posso credere che tu abbia baciato Mary.
Tom yaklaşık üç saat önce Mary ile birlikte gitti.Tom è uscito circa tre ore fa con Mary.
Kırmızı ile mavinin karışımından mor elde edildiğini biliyor muydun?Sapevi che il viola si ottiene mescolando il rosso e il blu?
Tom ve Mary önümüzdeki bahar evlenecekler.Tom e Mary si sposeranno la primavera prossima.
Tom Mary'yi seviyordu, biliyorsun.Tom amava Mary, lo sai.
Ben bu bardakları sevmiyorum, onları masada tercih ederim.Non mi piacciono queste tazze, preferisco quelle che sono sul tavolo.
Makarna yiyorum.Sto mangiando della pasta.
En sevdiğim renk mavidir.Il mio colore preferito è il blu.
Tom Mary'ye hangi şarabı daha çok sevdiğini sordu.Tom chiese a Mary quale vino le piacesse di più.
Tom'un neden Mary'ye vurduğunu öğrenmek istiyorum.Intendo scoprire perché Tom ha colpito Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ma ile cümle - Sayfa 12 - ma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App