Ana içeriğe geç
Sözlük

mağdur ile cümle

mağdur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Cele mai vulnerabile segmente de popula†ie sufer≤ dispropor†ionat de mult de pe urma acestor situa†ii.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.De mest utsatta grupperna i befolkningen drabbas i oproportionerligt hög grad av alla tre problemen.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Die am stärksten gefährdeten Bevölkerungsgruppen leiden unverhältnismäßig stark unter dieser Situation.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Estas condiciones afectan desproporcionadamente a los sectores más vulnerables de la población.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Haavoittuvimmassa asemassa olevat väestöryhmät kärsivät suhteettomasti näistä sairauksista.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Het zijn juist de kwetsbaardere delen van de samenleving die hier onder lijden.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Le fasce più vulnerabili della popolazione subiscono queste condizioni in maniera del tutto sproporzionata.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Les segments les plus vulnérables de la population sont ceux qui souffrent le plus de cette situation.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Najbolj ranljivi deli prebivalstva so nesorazmerno pogosto prizadeti zaradi tega.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Najzraniteľnejšie časti populácie trpia nerovnomerne týmito podmienkami.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Na skutek tych schorzeń nadmiernie cierpią najbardziej narażone na nie grupy ludności.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Os sectores mais vulneráveis da população são desproporcionadamente afectados por estes problemas de saúde.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Těmito problémy nepoměrně více trpí nejzranitelnější skupiny populace.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Най-уязвимите групи от населението страдат прекомерно в тези условия.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.빈민들을 위한 의약품과, 굶는 이들을 위한 식량 원조, 내전을 겪고 있는 이들을 위한 평화 유지군으로요.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.Medicamentos para os pobres, alimento para os que têm fome e militares para aqueles em guerras civis.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.Medicine per i poveri, cibo per gli affamati, e peacekeeper per coloro che fronteggiano la guerra civile.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.Medikamente für die Armen, Lebensmittel für die Hungrigen und Friedenstruppen für Bürgerkriegsopfer.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.S léky pro chudé, potravinami pro hladovějící a mírovými jednotkami pro ty, kteří čelí občanské válce.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.Thuốc cho người nghèo, thực phẩm cho người đói, lính giữ hòa bình cho những vùng đất nội chiến.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.Лекарства за бедните, храна за тези, които са гладни, И миротворци, за страдащите в гражданската война
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.תרופות לעניים ואוכל לאנשים הרעבים, וכוחות שמירת שלום לאלה שמתמודדים אל מול מלחמת אזרחים.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.أدوية للفقراء، وطعام إغاثة للجوعى، وقوات حفظ السلام لمن يواجهون حرباً أهلية.
Hastalar için ilaç, açlar için yiyecek ve iç savaş mağdurları için barış birlikleri ile.そして内戦に直面する者には国際平和維持活動隊を。 このような方法では収益性が少ないですし、
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.1パーセントにも達する費用が生じています 今後4年間に130億ドルを投資する事で
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Akár a GDP egy százalékpontjába is kerülhet évente a veszélyeztetett nemzeteknek.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Ar putea să coste chiar un procentaj din PIB anual, în cazul ţărilor afectate.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Bisa menghabiskan beberapa persen dari GDP tiap tahun bagi negara yang terpengaruhi.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Cela pourrait même avoir des répercussions en terme de PIB chaque année pour les nations touchées.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Det kan endda koste op imod et procentpoint af BNP hvert år for påvirkede lande.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Es könnte bis zu einen Prozentpunkt des BIPs kosten jedes Jahr für betroffene Länder.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.말라리아 감염이 있는 국가에서는 매년 GDP의 수 퍼센트에 달하는 비용이 필요합니다.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Het kost de betrokken landen elk jaar zelfs ongeveer een procent van het BNP.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Nó có thể tốn kém một số phần trăm GDP mỗi năm của những nước bị ảnh hưởng.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Poderia até custar mais de um ponto percentual do PIB por ano para cada nação afectada.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Potrebbe perfino costare fino a un punto percentuale del PIL ogni anno per nazione affetta.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Puede incluso costar hasta un punto porcentual de PIB cada año para las naciones afectadas
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Ta choroba może kosztować rokrocznie nawet 1% PKB kraje dotknięte tą chorobą.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Způsobené náklady se mohou vyšplhat až na 1% HDP každý rok pro trpící zemi.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Би могло да струва дори към един процент от БВП всяка година за засегнатите нации.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Она может стоить до одного процента ВВП тем странам, где ею болеют.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.Це може навіть коштувати до одного процентного пункту ВНП країнам, де хворіють на малярію, щороку.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.והעלות של המחלה עלולה להתקרב לכאחוז מהתוצר הלאומי הגולמי, כל שנה במדינות הנגועות.
Hatta mağduru olan ülkelerde her yıl gayri safi milli hasıladan aldığı yüzdeyi yükseltmeye neden olabiliyor.والتي قد تصل تكلفتها الى واحد بالمائة من الناتج المحلي كل عام من الدول المصابة بها .
Hayal Edin; Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıPředstavte si, kdyby znevýhodnění studenti mohli získat rovný přístup k pokročilé vědě a matematice
Hayal Edin; Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıPredstavte si, že znevýhodnení študenti by mohli získať rovnaký prístup k pokročilým kurzom vedy a matematiky
Hayal Edin; Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıTänk om ogynnsamma studenter kunde få jämnlik tillgång till avancerad vetenskap och matematik klasser
Hayal Edin; Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıThưởng tượng rằng học sinh khó khăn có cơ hội ngang bằng học tại các lớp khoa học tiến bộ
Hayal Edin; Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıПредставьте себе, что студенты с ограниченными возможностями смогут изучать высшую математику и науку.
Hayal Edin; Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıУявіть собі, що малозабезпечені студенти мають змогу навчатися у кращих університетах
Hepimiz terörizm mağduruyuz.Ahora todos somos víctimas del terrorismo.
Hepimiz terörizm mağduruyuz.Cu toţii suntem victime ale terorismului.
Hepimiz terörizm mağduruyuz.Kita semua korban terorisme.
Hepimiz terörizm mağduruyuz.우리 모두가 테러의 피해자입니다.
Hepimiz terörizm mağduruyuz.Nous sommes tous des victimes du terrorisme.
Hepimiz terörizm mağduruyuz.Nu zijn we allemaal slachtoffers van het terrorisme.
Hepimiz terörizm mağduruyuz.Siamo tutti vittime del terrorismo.
Hepimiz terörizm mağduruyuz.Somos todos vítimas do terrorismo.
Hepimiz terörizm mağduruyuz.Wir sind alle Terrorismusopfer.
Hepimiz terörizm mağduruyuz.Wszyscy jesteśmy ofiarami terroryzmu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod