müziğe ile cümle

müziğe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rap müziğe olan ilgi ve sevgisini saklamaz.促进了基思对音乐的兴趣和热爱。
Bu yıllarda müziğe olan yatkınlığını da keşfetti.它在几年的时间中发展出了音乐的多样性。
İlk ses dersini aldı ve tiyatral müziğe olan tutkusunu keşfetti.随后她开始了声乐学习,并燃起了对音乐剧的热情。
Bu dans, hemen her tür müziğe uydurulabilir.因此,此音樂廳可以迎合各種形式的音樂演出。
1998 yılında grup dağıldığında müziğe devam etmiştir.2006年時,該音樂團體解散。
Müziğe karşı özel bir yeteneği vardır.他在音乐上有一定的天才。
Allen, Haziran 2012'de müziğe döneceğini ve yeni albümünü hazırlamaya başladığını açıklamıştı.她在2012年6月宣佈她將回歸音樂事業,並表示正在錄製新專輯。
Herschel'ın müziğe olan ilgisi, onu matematik ve lensler üzerinde çalışmaya yönlendirmiştir.허셜의 음악활동은 그를 수학과 렌즈에 대한 흥미를 가지게 만들었다.
Müziğe liseden arkadaşları Capital Steez, CJ Fly ve Powers Pleasant ile kurduğu Pro Era grubuyla başladı.그는 고등학교 친구 Capital Steez, CJ Fly and Powers Pleasant와 함께 Progressive Era (짧게 Pro Era)를 결성한다.
Bu sebepten ötürü istediğim müziğe yol almak için ondan yardım alamadım.어차피 제가 하고 싶었던 음악이 아니었으니까요.
Müziğe kilise korolarında şarkı söyleyerek başladı.교회 성가대에서 노래를 하면서 음악적 활동을 시작하였다.
Müziğe mandolinle başladı.드럼 연주자로 음악을 시작했다.
Müziğe olan ilgisi, Jeff Buckley'nin Grace adlı albümünün bir kopyasını aldığında başladı.העניין של אלנה במוזיקה החל כאשר קיבלה עותק של האלבום גרייס של ג'ף באקלי.
Okulun kurulduğu yıllarda hemen hemen tüm müzik okulları öncelikle klasik müziğe odaklanmaktaydı.בשעה שנוסד כמעט כל המכללות למוזיקה התמקדו במוזיקה קלאסית.
İlk ses dersini aldı ve tiyatral müziğe olan tutkusunu keşfetti.בהמשך החלה ללמוד פיתוח קול וגילתה עניין ער בתיאטרון מוזיקה.
Sanatçı, müziğe olan hizmetlerinden ötürü 2013 yılında Britanya İmparatorluk Nişanı (CBE) ile ödüllendirildi.ב-2013 צורפה למסדר האימפריה הבריטית בדרגת מפקד (CBE) על תרומתה למוזיקה.
Müziğe ara verdiği yıllarda Stradlin bol bol seyahat etti, motor sporları ve yarışlarla ilgilenmeye başladı.במהלך אותן שנים, סטראדלין טייל הרבה והקדיש את זמנו לשני תחומי עניין: מכוניות ומירוצים.
On yaşından beri müziğe ilgisi olan Simons, aynı zamanda yan flüt çalabilmektedir.סימונס התעניינה במוזיקה עוד מגיל 10 ואף ניגנה בחליל במשך שנה.
Bu çalışmalar müziğe olan tutkusunu perçinledi ve gelecek çalışmalarına zemin hazırladı.ביצירה זו התגבשו העקרונות שאיפיינו את המוזיקה העתידית שלו.
Bir şekilde kaçıp müziğe yarandım."אני למעשה פורש מלעשות מוזיקה חדשה".
Onun desteğiyle hayata ve müziğe geri döndü.למרות זאת העדיפה לחיות בצילו ולהפיץ את המוזיקה שלו.
Klasik müziğe çok özel bir ilgi duyardı.היה בעל חוש מוזיקלי מיוחד.
1998’de ikinci solo albümü olan “117°” ile müziğe geri döndü.ב-1998, הוא חזר לתחום המוזיקה והוציא את אלבומו השני " 117°".
İki kardeş de küçük yaşta müziğe ilgi duymuşlar ve 7 yaşında ilk şarkılarını yazmışlardır.אנדראה התאהב מגיל 6 במוזיקה של מילים וכתב שיריו הראשונים בגיל 7.
5 yaşında müziğe başladı.היא התחילה לשיר בגיל חמש.
Fakat hepsinin müziğe ilgileri var.Ето защо всички слушат музика.
1987 yılında MTV sadece metal müziğe özgü olan Headbanger's Ball programını yayımlamaya başladı.През 1987 г., MTV започва да излъчва шоу, посветено на хевиметъл клипове.
5 yaşında müziğe başladı.Занимава се с музика от 5-годишна.
Jonathan müziğe büyük ilgi duymaktadır.Щумпф проявява голям интерес към музиката.
Grup 2009 yılında müziğe ara vermiştir.Пробива в музикалния бизнес през 2009 година.
11 yaşında büyük kardeşi Skippy ile müziğe başladı.Glazbom se počeo baviti s 11 godina s bratom Skippyem.
Bir şekilde kaçıp müziğe yarandım."Samo sam uspio pobjeći i pridobiti ljude glazbom."
Schuldiner müziğe döner, Control Denied'daki çalışmalarını sürdürür.Schuldiner je nastavio raditi na glazbi s novim sastavom, Control Denied.
Bu dans, hemen her tür müziğe uydurulabilir.Danas je na ovom glazbalu moguće svirati bilo koju vrstu glazbe.
1998’de ikinci solo albümü olan “117°” ile müziğe geri döndü.Izzy se vratio na glazbenu scenu sa svojim drugim solo albumom 117°.
Müziğe 9 yaşında başladı.Pjevati je počela s 9 godina.
2000 yılında müziğe başlamıştır.Glazba u 2000. godini.
Birdenbire, ülkedeki gençler bu eski şehirli müziğe karşı yeniden ilgi duymaya başladılar.Potpuna nezainteresovanost općine Tuzla prema mladim glazbenicima vlastitog grada.
Grup 2009 yılında müziğe ara vermiştir.Glazba u 2009. godini.
Müziğe 2004 yılında başlamıştır.Glazba u 2004. godini.
O, her zaman kendini müziğe adadı.Uvijek je bio posvećen glazbi.
Beyoncé aynı yıl müziğe ara verdi ve kariyerinin yönetimini devraldı.Beyoncé si v roku 2010 dala pauzu v hudbe a prevzala vedenie svojej kariéry.
1987 yılında MTV sadece metal müziğe özgü olan Headbanger's Ball programını yayımlamaya başladı.V roku 1987 začala MTV vysielať reláciu Headbanger's Ball, zasvätenú výlučne heavymetalovým videoklipom.
Bing Crosby üzerindeki etkisi sonradan ortaya çıkan popüler müziğe göre daha önemlidir.Pre kariéru speváka sa rozhodol pod vplyvom Binga Crosbyho, ktorého poznal z rozhlasu.
Bir şekilde kaçıp müziğe yarandım."Keď sa všetko dookola začalo rúcať, utiekli sme k hudbe".
Birdenbire, ülkedeki gençler bu eski şehirli müziğe karşı yeniden ilgi duymaya başladılar.Znova, ponorili sme sa do ranej periódy európskej hudby.
Grup, müziğe 1989'da "Amputation" adıyla ve bir death metal grubu olarak başlamıştır.História Immortal sa začala v roku 1989, kedy ešte skupina niesla názov Amputation.
Williams, çocukluğunda müziğe büyük ilgi duymaya başladı.V rodnom New Orleanse sa už od detstva intenzívne zaujímal o hudbu.
Teló küçük yaşlardan beri kendini müziğe kaptırmıştır.Carlo sa už od malička sa venoval hudbe.
Müziğe 8 yaşında armonika çalarak başladı.Harmoniko je pričel igrati pri osmih letih.
Müziğe 2004 yılında başlamıştır.H glasbi se je vrnila leta 2004.
Müziğe ilgisi ilkokul çağında başladı.Čas v zaporu je posvetil glasbi.
Müziğe ilgisi çocukluk yıllarında başladı.Glasbi se je posvetil že v otroških letih.
16 yaşındaki karısı doğum sırasında ölünce kendini tümüyle müziğe vermiştir.Moja šestnajstletna hči se je na široko nasmehnila.
Müziğe yürekten inanmaktadır ve bir gün müzik sayesinde ailesini bulacağına emindir.Jaunas muzikantas tiki, kad jei jis gros, jo muziką galės atpažinti tėvai ir taip berniukas suras juos.
5 yaşında müziğe başladı.Muzikuoti pradėjo būdamas 5 metų.
Beş yaşından itibaren keman dersleri almaya başlamış, ve bu sıralarda müziğe olan tutkusunu keşfetmiştir.Būdamas penkerių pradėjo mokytis groti smuiku ir atrado potraukį muzikai.
Heidi Range, Liverpool'daki 2006 Yerel Kahramanlar Ödülleri'nde "Müziğe Katkı" ödülüne lâyık görüldü.Range yra laimėjusi „Contribution In Music Award“ ('Indėlis į muziką') apdovanojimą 2006 m. Liverpulyje.
16 yaşında müziğe başlayana kadar bağımlılığı devam etti.Užsiiminėti muzika pradėjo dar būdamas 13 metų.
Müziğe yetenekleriyle ünlüdürler.Arutua garsėja savo muzikantais.

İlgili Sayfalar