müziğe ile cümle

müziğe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İlk ses dersini aldı ve tiyatral müziğe olan tutkusunu keşfetti.She then began voice lessons and discovered a passion for musical theatre.
Schuldiner müziğe döner, Control Denied'daki çalışmalarını sürdürür.Schuldiner continued to work on his music, continuing his work with Control Denied.
Dion'un müziği rock ve R&B'den gospel müziği ve klasik müziğe uzanan tarzlardan etkilendi.Dion's music has been influenced by genres ranging from rock and R&B to gospel and classical.
Anouk küçük yaşlardan itibaren müziğe ilgi duyuyordu çünkü annesi bir şarkıcıydı.Anouk's interest in music was triggered through her mother, who was a blues singer.
Müziğe karşı özel bir yeteneği vardır.She has a talent for music.
İşte bu onun, hayatını müziğe adamasına bir örnektir.That's where his love for music comes from.
Bu sebepten dolayı Yovanna popüler müziğe geçmeye karar vermişti.It was then that Yovanna decided to move into popular music.
Bir şekilde kaçıp müziğe yarandım."I just managed to escape and blag it into music."
Rob, yavaş yavaş müziğe doğru kaymaya başlamıştır.Ramesh slowly makes them like music.
Grup 2009 yılında müziğe ara vermiştir.The band started making music in 2009.
George Michael hayranlığının etkisiyle 1984 yılında müziğe kesin karar verdi.Due to her admiration for George Michael, she decided to pursue a career in music in 1984.
Celebrity Tour tamamlandıktan sonra, grup 2002'de müziğe ara verdi.Upon the completion of the Celebrity Tour, the group went into hiatus in 2002.
Edward Furlong, çocukluğundan beri müziğe ilgi duymaktaydı.Alexander Kogan has been passionate about music since childhood.
Bach’ın Köthen’den ayrılışının yalnızca dükün müziğe olan ilgisizliği değildi.The choice of Bach for the funeral music was not surprising.
Bu müziğe ilk adımı olmuştur.That’s where the music started for me.
Çocukluğundan beri müziğe karşı ilgisi vardı.He was connected with the music since his childhood.
Müziğe olan ilgisini fark etti ve eğitim almasını sağladı.He decided to listen to Culture and thus sought out an education.
Müziğe 1986'da başladı.He started music in 1986.
Rick Wright müziğe üflemeli çalgılarla başlamıştır.Jim Witter grew up playing music.
Don Dokken'ın müziğe karşı daima bir ilgisi vardı.Don Gillis was very much involved in music at TCU.
Ankara Meydan Sahnesi'nde konuk oyuncu olarak çalışırken, tekrar müziğe yöneldi.AAA, for being a mixed musical group, served again in Akagumi.
2012'de Blur, Müziğe Olağanüstü Katkılarından Brit Ödülü almışlardır.In 2012, the group received a Brit Award for Outstanding Contribution to Music.
Zamanla Collins müziğe yönelmeye başladı.Around this time Goodman began collecting music.
Aile, müziğe yatkın bir geçmişe sahipti.His family had a musical background.
Bu albümden sonra müziğe beş yıllık bir ara vermiştir.The album contains music from the last 5 years of their career.
Grup, 1991'den sonra müziğe devam etmedi.The band has not released any new music since 2006.
Müziğe küstü, uzun ve sıkıntılı bir döneme girerek evine kapandı.Goofy enters home tired after a hard day at work.
Bu dönemlerde kendini müziğe verdi.By that time she was already teaching music.
1987 yılında MTV sadece metal müziğe özgü olan Headbanger's Ball programını yayımlamaya başladı.In 1987, MTV launched a show, Headbanger's Ball, devoted exclusively to heavy metal videos.
Jonathan müziğe büyük ilgi duymaktadır.Seymour had a great interest in music.
Bu müziğe bayılıyorum.I sure do love this music.
Fakat Avrupa'daki son dönem müziğe bile bakacak olursanız, aşırı sağ faşizm de yükselişte.But even if you look across the mood music in Europe of late, far-right fascism is also on the rise.
[sakin akordiyonlu müzik] [" Dünya Kadar Geniş Bir Kalp"] [keman da müziğe katılır]Music
Bunun için müziğe ihtiyacım yok.I don't need music for it.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.In my eyes, the approach to music should be the same.
Hyperscore müziğe sıfırdan adım atmayı sağlıyor.So Hyperscore lets you start from scratch very quickly.
Dinlemek için buraya gelen herkes benim seyircim, hatta klasik müziğe aşina olmayanlar bile.My audience is anyone who is here to listen, even those who are not familiar with classical music.
Ve oda müziğe kompliman yapıyor. Hatta onu geliştiriyor.It actually improves it.
Müziğe ihityacım var.I need music.
"Beden müziğe yönlendirdi / o parlayan bakış /"O body swayed to music / O brightening glance /
Senin müziğe aşık olmana yol açacağını hiç bilmiyordum doğrusu.I didn't know it was going to make you fall in love with music though."
Aynı şekilde, müziğe bakarım, temel bir fikir edinirim,In the same way, I look at the music; I get a basic idea;
Resim ve müziğe normal olarak daha fazla ağırlık veriliyor okullarda drama ve dansa kıyasla.Art and music are normally given a higher status in schools than drama and dance.
Ve onlar odadan çıkar çıkmaz o ayaklarının üzerinde, müziğe doğru hareket ettiğini söyledi.And the minute they left the room, she was on her feet, moving to the music.
Altı yıldır çocuk şiiirini müziğe uyarlayan bir proje üzerinde çalışıyorum.I've been working on a project for the last six years adapting children's poetry to music.
Ve insanlar Fariytale ile klasik muzige yard?m ettigimi soyluyorlar, bu dogru degil.And people say that I have helped classical music with the Fairytale, it's not true.
Bilirsiniz Viyanalı dinleyiciler genelde müziğe müdahale etmezler.You know Viennese audiences usually don't interfere with the music.
Bu bana enerji verdi ve yaptığım müziğe tutunmamı sağladı.What energized me and kept me going is the music I do.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.One testimony about how I find music is powerful is when I was still a soldier back then.
Beni motive eden şey, şarkılara ve müziğe olan aşkım.What motivates me is my love for song and music.
Emily Waren ve Scott ise oluşturulan müziğe söz yazmak için bir araya geldi.Emily Warren and Scott Harris convened with the duo to create the melody and lyrics.
Pellow'un müziğe ilk merakı 7 yaşlarında oldu.Pellow's first exposure to music occurred around the age of 7.
Kalkış Noktasında Pierre Crépon tarafından Müziğe Sessizlik Konusu Denemesi .Essay on Music to Silence to Music by Pierre Crépon, at Point of Departure.
Viktor Stolyarov tarafından müziğe Viktor Stolyarov , onu Ogonyok dergisinde okuyan kişi .It was set to music by Viktor Stolyarov [ru], who read it in the Ogonyok magazine.
Richards'ın hem sanat hem de müziğe ilgisi vardı.Richards' maintained interests in both art and music.
Gençliğinde matematik ve müziğe ilgi duydu.During his youth, he had an interest in mathematics and music.
Müziğe ara verilmesiHiatus
Evlendiğinde müziğe olan ilgisini ertelemek zorunda kaldı.She had to put her interest in music on hold when she married.
Klasik müziğe olan ilgisini keşfederken neredeyse hayatının sonuna kadar performans sergiledi.He performed nearly to the end of his life while exploring an interest in classical music.
1995'te Nancy Wilson, ailesine konsantre olmak için müziğe ara vermeye karar verdi. [1] [2]In 1995, Nancy Wilson decided to take a break from music to concentrate on raising a family.[57][58]

İlgili Sayfalar