müziğe ile cümle

müziğe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Senin müziğe doğuştan yeteneğin var.You have a gift for music.
Müziğe düşkün müsünüz?Are you fond of music?
Müziğe gelince benim bunun için hiçbir kulağım yok.When it comes to music I have no ear for it.
Mayuko müziğe göre dans ediyor.Mayuko is dancing to the music.
Bob rock müziğe ilgisini kaybetti.Bob lost interest in rock music.
Ben senin kadar müziğe çok düşkün değilim.I am not so fond of music as you are.
Bu tür müziğe düşkün değilim.I am not keen on this kind of music.
Bu tür müziğe özellikle düşkün değilim.I'm not particularly keen on this kind of music.
Ben kendimi müziğe verdim.I have given myself to music.
Kızlar müziğe göre dans ettiler.The girls danced to music.
Birisi müziğe olan ilgisini geliştirebilir.Anyone can cultivate their interest in music.
Kardeşim İngilizce ve müziğe ilgi duyuyor.My brother is interested in English and music.
O, bugünlerde kendini müziğe adadı.He devoted himself to music in those days.
Onun oğlunun müziğe doğuştan yeteneği var.His son has a gift for music.
O, her zaman kendini müziğe adadı.He has always devoted himself to music.
O hâlâ müziğe olan ilgisini devam ettiriyor.He still keeps up his interest in music.
O, müziğe çok düşkün gibi görünüyordu.He seemed to be very keen on music.
Onun müziğe olağanüstü bir yeteneği var.He has a remarkable aptitude for music.
Kitaplara ya da müziğe az ilgi gösterdi.He showed little interest in books or music.
O, toplumun müziğe âşık dediği kişidir.He's what society calls a real lover of music.
O, arkadaşları kadar müziğe düşkün.She as well as her friends is fond of music.
O, hayatını müziğe adadı.She devoted her life to music.
Müziğe gitmediği için pişman oldu.She regretted not having gone into music.
Bu tür müziğe hevesli değilim.I'm not keen on this kind of music.
Kız kardeşim müziğe meraklıdır.My sister is fond of music.
Kız kardeşim müziğe düşkündür.My sister is fond of music.
Müziğe ilgi duyuyorum.I'm interested in music.
Onun müziğe yeteneği var.She has a talent for music.
Şiir ve müziğe bayılırım.I adore poetry and music.
Ben senin kadar müziğe düşkün değilim.I'm not as fond of music as you are.
İngilizceyi müziğe tercih ederim.I prefer English to music.
Bu tür müziğe tahammül edemiyorum.I can't stand this kind of music.
Müziğe ihtiyacımız var.We need music.
Müziğe bayılırım.I love music.
Tom ve Mary müziğe göre dans ediyorlardı.Tom and Mary were dancing to the music.
Tom müziğe göre dans etmeye başladı.Tom started dancing to the music.
Tom'un müziğe göre ayağını vurduğunu duydum.I heard Tom tapping his foot to the music.
Paramın çoğunu elbiselere, müziğe, filmlere ve arkadaşlarla çıkmaya harcarım.I spend most of my money on clothes, music, movies and going out with friends.
Müziğe yeteneği var.He has a talent for music.
Kendimi müziğe kaptırdım.I was carried away by the music.
Tom klasik müziğe düşkündür.Tom is fond of classical music.
Tom yüksek sesli müziğe katlanamaz.Tom can't stand loud music.
Dan yüksek seste müziğe sinirlendi.Dan was upset at the loud music.
Lütfen kanalı değiştir; o müziğe tahammül edilemez.Change the channel, please; that music is unbearable.
Tom'un müziğe yeteneği var.Tom has a gift for music.
Tom'un müziğe karşı bir yeteneği var.Tom has a talent for music.
Yüksek sesli müziğe dayanamıyorum.I can't stand loud music.
Müziğe ilgi duymuyorum.I'm not interested in music.
Müziğe ilgim yok.I'm not interested in music.
Başıyla müziğe eşklik ediyor.She's moving her head in time with the music.
Kafasıyla müziğe tempo tutuyor.She's moving her head in time with the music.
"Pop müziğe yönelen Sibel Can'a Sıla çalımı"."Pop müziğe yönelen Sibel Can'a Sıla çalımı".
Bu arada popüler müziğe katkıda bulunmaya devam etti.In the meantime he continued to contribute to popular music.
Bir şov hissi ile dramatik ve duygusal müziğe bayılırım.I love dramatic and emotional music with a show feeling.
"İstanbul Fm'den Avrupa Müziğe Kıyak İddiası"."İstanbul Fm'den Avrupa Müziğe Kıyak İddiası" (in Turkish).
Tarkan'ın müziğe olan ilgisi ise çocukluk yıllarında başladı.Tarkan's interest in music began in childhood.
Iroh, özellikle yemeğe, iyi bir çaya, strateji oyunu Pai Sho'ya ve naif müziğe düşkündür.Iroh is particularly fond of food, good tea, the strategy game Pai Sho, and pleasant music.
Müziğe olan ilgisi, Jeff Buckley'nin Grace adlı albümünün bir kopyasını aldığında başladı.Her interest in music began when she received a copy of the album Grace by Jeff Buckley.
Gitara 12 yaşında başlamış ve 19 yaşına geldiğinde bir profesyonel olarak kendini müziğe adamıştır.He began on guitar at age 12 and by 19 dedicated himself to music as a profession.
"Müziğe dönmek harika."Getting Back To Music".

İlgili Sayfalar