müthiş ile cümle
müthiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Toplama alanında gösterdiği çaba müthişti. (...)Inútil es decir que correspondieron cumplidamente a la espectación pública. (...)
Ayrıca o müthiş iyi bir adam."Él es así de bueno."
Bu asa ışık saçan ve müthiş güçler barındıran bir asadır.Debe ser emocionante y lleno de energía con una forma hermosa.
Ama müthiş yetenekli bir oyuncu.È un attore molto talentuoso.
Son 15 yıl da sanayisi müthiş bir gelişme göstermiştir.Negli ultimi 15 anni la città si è molto sviluppata.
Toplama alanında gösterdiği çaba müthişti. (...)Era così veloce che riusciva a coprire tutti gli spazi. (...)
Onları takip eden Jack, müthiş bir gizemi keşfeder.Da qui Jack avrà a che fare con una serie di avvenimenti misteriosi.
Türkçe: "Müthiş bir matematiksel zeka."È un ragazzo indiano bravissimo in matematica.
Müthiş bir zekâ sahibidir.Гуго Великий (ум.
Bu müthiş bir onur.Это большая честь.
İlge denilen reçinesi, onu yiyenlere müthiş bir güç verir.Его мясо имеет приятный вкус, и те, кто его отведал, достигнет необычайного долголетия.
Ayrıca o müthiş iyi bir adam."А в остальном он отличный парень».
Yaptığı müthiş asistler ile birçok hayran kazanmıştır.Там же проходили встречи с её многочисленными поклонниками.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Славится своей большой скоростью.
Ama müthiş yetenekli bir oyuncu.Потрясающе талантливый игрок!
"Müthiş solak kim?".Можно ли есть левой рукой?
Müthiş bir kavgaydı.Это был страшный бой.
"Müthiş itiraf".Доброе исповедание.
Son 15 yıl da sanayisi müthiş bir gelişme göstermiştir.За следующие 15 лет улица заметно развилась.
Bir gün aklına müthiş bir fikir gelir.Затем ему приходит в голову блестящая идея.
Hepsi müthiş bir telaş içinde.Всё здесь в большом запустении.
Boyuna düşünüyorsunuz, soğuktan donmuş, aç ve müthiş yorgun.حدوث مجاعة شديدة يكفي المؤمنين وقتها التكبير والتسبيح والتحميد.
Bazıları derhal orada can verdi ve bazıları ise müthiş bir açlık ve susuzluk içerisinde beklemeye koyuldu.في ذلك استحكمت حلقات المجاعة على الناس ومات الكثير من الناس من المجاعة وتوابعها.
Müthiş bir performans ortaya koyar.يوفر كوهين عرض ممتاز.
Bu müthiş bir onur.إنه حقا شرف عظيم لي.
Bazıları derhal orada can verdi ve bazıları ise müthiş bir açlık ve susuzluk içerisinde beklemeye koyuldu.Alguns morreram instantaneamente, enquanto que outros foram deixados para morrer de fome e sede.
Bu kaçış, müthiş bir sağanak altında oluyordu.Este corredor-casamata foi coberto por uma abóbada notável.
"Müthiş solak kim?".Que esquerda é essa?.
Bu müthiş bir onur.É uma grande honra.
"Müthiş itiraf".«A Confissão».
'Bu müthiş.«'É fantástico!
Toplama alanında gösterdiği çaba müthişti. (...)Mas a ousadia da série para por aí (...)
İnsanın içinde dışarı çıkıp bir şeyler içmek için müthiş bir istek uyandırıyor..Dá uma grande sensação interior, como quereres e teres vontade de sair e beber...
Oğluna karşı müthiş bir güven duyar.Tem altas expectativas em relação ao seu filho.
Ancak Dwyane Wade müthiş bir geri dönüşe liderlik etti ve Heat bu maçı kazanmayı başardı.Mais uma vez, Wade teve um papel vital, levando o Heat a obter vantagem.
Müthiş fikirlerim vardır.Tenho boas memórias.
Ayrıca o müthiş iyi bir adam."Um homem muito bonito."
Bununla beraber Command and Conquer 3'ün müthiş çekişmesinin sonucudur.O mesmo acontece em Portugal, com a Super Cola 3 da Loctite.
Çünkü kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir!De spanning (volt) is hoe groot het hoogteverschil is.
Bu kaçış, müthiş bir sağanak altında oluyordu.Het geheel kwam zo onder een groot zadeldak.
Müthiş bir kavgaydı.Het is een geweldige slag.
"Müthiş solak kim?".Waar blijft het grote gebaar op links?
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Hij heeft een uitmuntende snelheid.
Ayrıca o müthiş iyi bir adam."Je bent een goeie jongen, man."
Müthiş bir öfkeyle onlara saldıranları öldürdü.In een vlaag van woede doodde hij hen.
Bu müthiş bir onur.Dat was een hoge eer.
Sabahleyin gezinmek istiyorduk, ama müthiş bir yağmur yağıyordu.We wilden vanmorgen gaan wandelen, maar het regende verschrikkelijk.
Bu müthiş bir onur.To dla mnie wielki zaszczyt.
Yufka ekmek yapılır,tulum peyniri müthiştir.J’ai acheté des fromages. → Kupiłem sery.
(Müthiş terslikleri...)Wspaniałe uczucie (...).
Bir gün aklına müthiş bir fikir gelir.Pewnego dnia otrzymuje dziwną sprawę.
Toplama alanında gösterdiği çaba müthişti. (...)W każdej dziedzinie życia wykazywał oryginalność....)
Günlerden bir gün Olimposlu tanrılar ziyafette iken müthiş gürültülerle ayağa fırlarlar.Tak jak on chyba tylko olimpijscy bogowie umieli się śmiać.
Plak müthiş bir patlama yaptı.Eksplozja wywołała potężną falę uderzeniową.
Bu da müthiş bir kıskançlık krizine sebep olur ve tekrar birleşirler.Men kan avundsjuka få dem att bli tillsammans igen?
""Müthiş sol ayağımla yapıştırdım""."Hårt pressad på min högra flank.
Maçta küfür de yiyebilirsiniz, müthiş coşku da alabilirsiniz.Bröd är även bra att äta om du träffat på något starkt.
Son 15 yıl da sanayisi müthiş bir gelişme göstermiştir.Bara under de senaste femtio åren har tekniken utvecklats snabbt.
Müthiş bir performans ortaya koyar.Föreställningen kommer att bli strålande!
Volkan, elinden geleni yapmış, müthiş kurtarışlara imza atmıştır.Boone försöker bidra så mycket som han kan för att höja säkerheten för de överlevande.