müslümanlar ile cümle

müslümanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hıristiyanlar da Müslümanlardan Avrupa'ya.Muslimitest kauplejad tõid kaasa islami ja Euroopa riigid kristluse.
Cuma, Müslümanlarca önemli bir toplanma günüdür.Islami kalender on muslimite ajaarvamist kajastav kalender.
Burası ilk defa doğrudan doğruya müslümanların idaresine girdi.See viis teda esimest korda otsekontakti Hitleriga.
Köyün ilk defa hristiyanlar tarafından kurulduğu, daha sonra müslümanların yerleşmiş.Nad kutsusid esmakordselt kristlikke misjonäre ja ehitasid kindlustusi.
Konseyi Başkanı Rusya Müslümanların manevi lideridir.Vene Kunstnike Ühenduse juhataja on Aivar Rihkrand.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Viis korda päevas kutsutakse minarettidelt muslimeid palvele.
(Türkistan Müslümanları Komitesi).(Vaata ka Usukultusasjade Nõukogu).
Allah, bütün insanlığa hitaben müslümanlarla konuştuğu Kuran'ın bir ayetinde peygamberine,A v prehovore z Koránu, ktorý je pre Moslimov Bohom hovoriacim k ľudstvu
Allah, bütün insanlığa hitaben müslümanlarla konuştuğu Kuran'ın bir ayetinde peygamberine,En un pasaje del Corán, que para los musulmanes es Dios que le habla a la Humanidad.
Allah, bütün insanlığa hitaben müslümanlarla konuştuğu Kuran'ın bir ayetinde peygamberine,Et dans un extrait du Coran, qui pour les Musulmans est Dieu parlant à l'humanité,
Allah, bütün insanlığa hitaben müslümanlarla konuştuğu Kuran'ın bir ayetinde peygamberine,Koran은 무슬림들에게 신이 인류에 전하는 말씀으로 여겨집니다. 신이 그의 마지막 예언자인 무하메드에게 한 말이기 때문입니다.
Allah, bütün insanlığa hitaben müslümanlarla konuştuğu Kuran'ın bir ayetinde peygamberine,Nel Corano, il quale per i Mussulmani è Dio che parla all'umanità,
Allah, bütün insanlığa hitaben müslümanlarla konuştuğu Kuran'ın bir ayetinde peygamberine,Si in scrierile din Coran, care pentru musulmani este Dumnezeu care vorbeste umanitatii,
Allah, bütün insanlığa hitaben müslümanlarla konuştuğu Kuran'ın bir ayetinde peygamberine,Và trong một điều dạy của kinh Koran, mà đối với người Hồi giáo là chúa, nói về lòng nhân đạo,
Allah, bütün insanlığa hitaben müslümanlarla konuştuğu Kuran'ın bir ayetinde peygamberine,W słowach Koranu, które dla Muzułmanów są słowami Boga mówiącego do ludzkości,
Allah, bütün insanlığa hitaben müslümanlarla konuştuğu Kuran'ın bir ayetinde peygamberine,А в едно слово от Корана, което за Мюсюлманите е Бог, говорещ на човечеството,
Allah, bütün insanlığa hitaben müslümanlarla konuştuğu Kuran'ın bir ayetinde peygamberine,И в высказывании из Корана, в котором, как считают мусульмане, Бог обращается к человечеству,
Allah, bütün insanlığa hitaben müslümanlarla konuştuğu Kuran'ın bir ayetinde peygamberine,І говорячи про Коран, який для мусульман є зверненням Бога до людства,
Allah, bütün insanlığa hitaben müslümanlarla konuştuğu Kuran'ın bir ayetinde peygamberine,וכמאמר הקוראן, שלמוסלמים מייצג את דבר האלוהים לאנושות, אלוהים אומר לנביאו מוחמד,
Allah, bütün insanlığa hitaben müslümanlarla konuştuğu Kuran'ın bir ayetinde peygamberine,アラーはムハンマド つまりイスラームの
Ama o zaman bile, Müslümanlar dağılmayı kabul etmediler.Doch selbst danach weigerten sich die Muslime den Protest aufzulösen.
Ama o zaman bile, Müslümanlar dağılmayı kabul etmediler.하지만 그렇다 하더라도, 이슬람교도 분산 거부 했다.
Ama o zaman bile, Müslümanlar dağılmayı kabul etmediler.لكن حتى عندها، رفض المسلمين أن يتفرقوا.
Ancak, bu Müslümanlar kendilerini beyaz olarak adlandırmıyorlardı.하지만 이러한 특정 이슬람교도 흰색 전화 하지 않았다.
Araplara ve dünya genelindeki Müslümanlara아랍인들과 무슬림 교인들에게 서방세계에서
Araplara ve dünya genelindeki Müslümanlaraשאלנו ערבים, ומוסלמים באופן כללי, מסביב לעולם
Araplara ve dünya genelindeki Müslümanlaraسألنا العرب والمسلمين عموما حول العالم،
Araplara ve dünya genelindeki Müslümanlara西側で一番称賛することは何か尋ねました
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.Aşa că am iertat. Acum cânt cu musulmanii. Dansez cu ei.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.Così ho finito per perdonare. Adesso canto musica con i musulmani. Danzo con loro.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.Dus ik besloot te vergeven. Nu zing ik samen met de Moslims. Ik dans met ze.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.Então acabei por perdoar. E agora canto música com muçulmanos.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.Il se trouve que j'ai pardonné. Maintenant je chante et danse avec des musulmans.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.저는 용서했습니다. 이제는 이슬람교도들과 함께 노래합니다. 그들과 춤을 춥니다.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.Minden pillanatban. Hangok a fejemben, barátaimé, akiket megöltek.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.So vergab ich. Nun singe ich mit Muslimen. Ich tanze mit ihnen.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.Udało mi się przebaczyć. Teraz śpiewam muzykę z muzułmanami. Tańczę z nimi.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.Và tôi chọn sự tha thứ. Giờ đây, tôi ca hát với người Hồi giáo. Tôi nhảy múa với họ.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.Y yo acerté a perdonar. Ahora canto música con los musulmanes, bailo con ellos.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.Случи се така, че простих. Сега пея музика с мюсюлманите. Танцувам с тях.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.Я простил. И теперь я пою с мусульманами и танцую вместе с ними.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.ויצא שסלחתי. אז עכשיו אני שר ועושה מוסיקה יחד עם מוסלמים. אני רוקד איתם.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.لذا فقد أخترت النسيان. والآن أغني الموسيقى مع المسلمين. أرقص معهم.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.歌ったり踊ったりしているよ 僕の映画『ウォー チャイルド』に
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.Ce ne omora de fapt nu erau musulmanii, nu erau arabii.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.Ciò che ci stava davvero uccidendo non erano i musulmani, non erano gli arabi.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.Das was uns tötete waren nicht die Muslime, waren nicht die Araber.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.En réalité, ce qui nous tuait, ce n'était pas les musulmans, ni les Arabes.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.Lo que nos estaba matando no eran los musulmanes, no eran los árabes.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.O que nos estava a matar, na verdade, não eram os muçulmanos, não eram os árabes.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.To co nas zabijało, to nie byli muzułamanie to nie byli Arabowie.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.Wat ons werkelijk vermoordde waren niet de Moslims en niet de Arabieren.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.На самом деле нас убивали не мусульмане, не арабы.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları...우리를 죽이는 건 이슬람교도나
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları...Szóval a fájdalomnak vége.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları...שמי שבאמת הרג אותנו לא היו המוסלמים,
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları...ما كان يقتلنا ليس المسلمين،
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları...アラブ人でもなかった
"Belki de sorun sadece bölgedeki otoriter kültürdür. Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır."" Có thể vấn đề chỉ là văn hóa chuyên chế của tôn giáo, và một số người Hồi giáo bị ảnh hưởng bởi điều đó."
"Belki de sorun sadece bölgedeki otoriter kültürdür. Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır.""Lehetséges, hogy egyszerűen tekintélyelvű a térség kultúrája, és egyes muszlimokat ez befolyásolt."

İlgili Sayfalar