müslümanlar ile cümle

müslümanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
"Belki de sorun sadece bölgedeki otoriter kültürdür. Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır.""Misschien is het probleem de autoritaire cultuur in de regio, en werden sommige moslims hierdoor beïnvloed."
"Belki de sorun sadece bölgedeki otoriter kültürdür. Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır.""Może problem tkwi w dyktatorskiej kulturze tego regionu, a muzułmanie zostali poddani jej wpływowi."
"Belki de sorun sadece bölgedeki otoriter kültürdür. Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır.""Možno je problémom autoritatívna kultúra regiónu a niektorí moslimovia sú tým ovplyvnení."
"Belki de sorun sadece bölgedeki otoriter kültürdür. Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır.""Mungkin masalahnya adalah kebudayaan otoriter di daerah tersebut, dan beberapa Muslim terpengaruh oleh itu."
"Belki de sorun sadece bölgedeki otoriter kültürdür. Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır.""Poate problema este doar cultura autoritară din zonă, și unii musulmani au fost influentați de aceasta."
"Belki de sorun sadece bölgedeki otoriter kültürdür. Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır.""Може би проблемът е само в авторитарната култура на региона, от която някои мюсюлмани са били повлияни".
"Belki de sorun sadece bölgedeki otoriter kültürdür. Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır.""Можливо, проблема тільки у авторитарній культурі регіону, і деякі мусульмани потрапили під її вплив".
Bir avuç insan Doğuyla Batı arasında Müslümanları öldürüyor ve siz susuyorsunuz.Un puñado de gente asesinó musulmanes en Oriente y en Occidente, y no dijeron nada.
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Hívő muszlimok vagyunk, de szabad emberként akarunk élni egy szabad társadalomban."
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Jsme věřící muslimové, ale chceme žit jako svobodní lidé ve svobodné společnosti."
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Kami Islam, tetapi kami ingin hidup bebas di masyarakat yang bebas."
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.우리는 이슬람교 신도들이지만, 자유로운 사회에서 자유로운 사람으로 살고 싶다"고 말했습니다.
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Nous sommes des croyants Musulmans, mais nous voulons vivre en peuple libre dans des sociétés libres."
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Siamo Musulmani credenti, ma vogliamo vivere come persone libere in una società libera."
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Sme moslimskí veriaci, ale chceme žiť ako slobodní ľudia v slobodnej spoločnosti."
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler."Somos crentes muçulmanos, "mas queremos viver como um povo livre numa sociedade livre."
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Somos musulmanes creyentes, pero queremos vivir como personas libres en sociedades libres".
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Suntem credincioși musulmani, dar vrem să trăim ca oameni liberi în societăți libere."
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Vi är troende muslimer, men vi vill leva som fria människor i fria samhällen."
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Wij zijn moslimgelovigen, maar we willen leven als een vrij volk in een vrije samenleving."
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Wir sind muslimische Gläubige, aber wir wollen als freie Leute in einer freien Gesellschaft leben.".
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Είμαστε μουσουλμάνοι αλλά θέλουμε να ζήσουμε ως ελεύθεροι άνθρωποι σε ελεύθερες κοινωνίες."
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Ми віруючі мусульмани, але ми хочемо жити як вільні люди у вільному суспільстві".
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Мы мусульманские верующие, но мы хотим жить как свободные люди в свободных обществах."
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.Ние сме мюсюлмани, но искаме да живеем като свободни хора в свободни общества."
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.אנחנו מוסלמים מאמינים, אבל אנחנו רוצים לחיות כאנשים חופשיים בחברה חופשית."
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler." نحن جميعا مسلمون .. ولكننا نريد ان نعيش كأحرار .. في مجتمعات حرة "
Bizler inançlı Müslümanlarız, ama özgür toplumlardaki özgür insanlar gibi yaşamak istiyoruz," dediler.自由な社会で自由な市民として生きたいのです。" もちろん、長い道のりです。
Biz Müslümanlar olarak aklımız var.Como musulmanes, tenemos cerebro.
Blogcu aynı zamanda Hindular ile Müslümanlar arasındaki ilişki ile de ilgili yorumda bulundu:Haleem et nihari accompagnés de biryanis et mirchi bhajjis sont devenus synonymes d'Hyderabad.
Blogcu aynı zamanda Hindular ile Müslümanlar arasındaki ilişki ile de ilgili yorumda bulundu:Haleen, nihari, biryanis oraz mirchi bhajjis stały się praktycznie synonimami Hyderabadu.
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Ami azt jelenti, hogy a muszlimok ma nyugadtan tekinthetik úgy, és mondhatják,
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Asta înseamnă că azi musulmanii pot să se uite la aceste lucruri și să spună:
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Berarti, para Muslim dapat menunjuk masalah-masalah tersebut dan mengatakan,
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Ce qui veut dire que les Musulmans peuvent, aujourd'hui regarder ces choses et se dire,
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Což znamená, že se muslimové dnes mohou podívat a říct si,
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Điều đó có nghĩa người Hồi giáo ngày nay có thể nhìn thấy những sự việc và nói,
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Dit betekent dat moslims vandaag naar deze dingen kunnen kijken en zeggen:
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Eso quiere decir que los musulmanes pueden, hoy, mirar esas cosas y decir:
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Il che significa che i Musulmani possono, oggi, guardare queste cose e dire,
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;따라서 오늘날의 이슬람교도는 그러한 사실들을 직시하고
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Oznacza to, że muzułmanie mogą dzisiaj popatrzyć na te sprawy i powiedzieć:
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Vilket innebär att muslimer idag kan titta på de här sakerna och säga
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Was bedeutet, dass Muslime sich heute diese Dinge anschauen und sagen können:
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Znamená to, že moslimovia sa dnes môžu pozrieť na tieto veci a povedať si:
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Πράγμα που σημαίνει ότι οι μουσουλμάνοι σήμερα βλέπουν αυτά τα πράγματα και λένε,
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;А это означает, что мусульмане могут сегодня посмотреть на эти вещи и сказать:
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Това означава, че днес мюсюлманите могат да погледнат на тези неща и да кажат,
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;Це означає, що сьогодні мусульмани можуть подивитись на ці речі і сказати:
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;מה שאומר שמוסלמים, כיום, יכולים להסתכל על הדברים האלה ולהגיד
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;وهذا يعني .. ان المسلمين اليوم .. الذين ينظرون الى هذه الامور ..
Bu demektir ki, bugünün Müslümanları bunlara bakıp diyecektir ki;それらを俯瞰し、 "私達の宗教の中心は
Burası büyük bir çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu bir mahalledeki belki de tek Hindu eviydi.아마도 힌두교 가정은 우리집 하나였을 겁니다. 주변에 대부분 이슬람교 이웃이 살았거든요.
Burası büyük bir çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu bir mahalledeki belki de tek Hindu eviydi.שכנראה היה הבית ההינדי היחידי בשכונה שבעיקרה המוחלט היתה מוסלמית.
Burası büyük bir çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu bir mahalledeki belki de tek Hindu eviydi.والذي كان ربما البيت الهندوسي الوحيد في حي أغلب سكانه من المسلمين
Burası büyük bir çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu bir mahalledeki belki de tek Hindu eviydi.唯一のヒンドゥーの家族でした あらゆる宗教行事をお祝いしていました
Burası büyük bir çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu bir mahalledeki belki de tek Hindu eviydi.系一個伊斯蘭教興盛的街區里, 果間或者就系唯一一間印度度教會。
Bu sahte grubun adı İran'da Sünni ve Şii Müslümanlar arasında uzun süredir gerginlik yaratmıştır.El nombre de este grupo falso usa antiguas tensiones entre los musulmanes suníes y chiítas en Irán.
Bu yorumlar kendine aittir ve Müslümanlar'ın tümüne ait değildir.그는 자신과 하지 이슬람교도 일반적으로 말하고 있었다.
Cenaze bitip, Müslümanlar geldiğinde, onu Müslüman geleneklerine uygun şekilde giydirdiler.장례식이 끝난 때와 이슬람교도 서 적절 한 이슬람 장례에 대 한 그 옷을 입고.

İlgili Sayfalar