müslümanlar ile cümle
müslümanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir kısım Müslümanlar bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi olduğuna inanır.ムスリムはこの夜を特に神への祈りと嘆願と悔悛に特に適していると考えている。
Sebebi de; Orta Çağ'da önemli bir süre Müslümanlar'ın kontrolünde kalmış olmasıdır.中世には一時的にイスラム教徒に占拠された。
Müslümanların romanları olsaydı, bu kötü hallere düşmezlerdi.ただしムスリムのキャラクターがそれまで皆無だったわけではない。
Hıristiyanlar da Müslümanlardan Avrupa'ya.キリスト教徒でもムスリムでも。
Hristiyanların, ayrıcalıklı konuma gelmesi, Müslümanlar için tam bir hayal kırıklığıydı.最初のムスリムの侵入に対して、キリスト教徒の抵抗は弱々しかった。
اے مسلمان مسلمان بنو", "Ey Müslümanlar, Müslüman olun!" sloganını ileri sürdü.」孟子說:「大人者,言不必信,行不必果,唯義所在」。
Haziran 1121'de Tiflis kuşatıldı ve zengin Müslümanlar ağır vergi ödemeye mecbur edildi.至1121年6月,大卫已经率军开始围攻第比利斯,迫使其内的高层穆斯林付出一份厚重的贡品。
Ancak bugün nüfusun çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmaktadır.許多許多的人在斷定谷,因為耶和華的日子臨近。
İç savaştan önce Lübnan'da Hıristiyanların ve Müslümanların sayısı hemen hemen eşitti.因為藤原兼平和其妻子的故事,有許多前來求姻緣的參拜者。
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.根据伊斯兰教的规定,穆斯林每天必须礼拜五次。
Müslümanlar ve Hıristiyanlar ölülerini gömerler.中国基督徒秘密将其埋葬。
Müslümanları sağ-sol gibi kavramlarla açıklamaya karşı durmakta ve İslâm'ın kutsallığını vurgulamaktadır.由于穆斯林相信古兰经是神的启示,故意亵渎古兰经被穆斯林视为渎神行为。
Zeyd, Medine'deki bütün Müslümanlardan Kur'an ayetlerinin derlenmesi konusunda yardım istendi.薩摩亞文的格言「薩摩亞,讓神成為優先」(Samoa Ia Muamua Le Atua)標示在下方。
Dua etmedi, beyanda bulunmadı ya da Müslümanlar tarafından provokatif olarak görülecek bir şey yapmadı.他没有祈祷,没有讲话,也没有做任何可能被看作是侵犯穆斯林敏感的事情。
Müslümanlar Allah’ın, Kur’an’ı bir öğüt olarak ve anlaşılması için indirdiğine inanır.反對唯經派者認為真主啟示穆罕默德的信息並不限於《古蘭經》,更存在於聖訓當中。
Tevessülü uygulayan Müslümanlar bunu Kur'ân'a dayandırdıklarını söylerler.此中阿笈摩者,如《解深密經》說:『阿陀那識甚深細。
Müslümanlara cizye (her özgür yetişkin gayrımüslüm erkekten alınan vergi) ödemek zorundaydılar.另外,古蘭經又准許穆斯林根據遺囑分配遺產。
Antlaşma şartlarına göre Kudüs Müslümanların kontrolünde kalacaktı.猶太人置於穆斯林統治之下。
Bu yer Yahudiler için en kutsal, Müslümanlar içinse üçüncü en kutsal alandır.圣殿山是犹太教最神圣的地方,同时对于大多数穆斯林来说也是伊斯兰教第三神圣的圣地。
Daha sonra da beraberindeki Müslümanlar'la Kâbe'yi tavaf etti.其後,范佛數度遣使到晉廷入貢,以作友好性質的訪問。
Üretilen Helal Haribo'lar domuz jelatini içermediği için müslümanlar tarafından tercih edilmektedir.奧羅莫穆斯林因宗教緣故不吃豬肉。
Erbain Yürüyüşü çoğunluğu Şii mezhebine bağlı Müslümanların en önemli kutsal törenlerinden biridir.该日所舉行仪式是什叶派穆斯林最重要的仪式之一。
Müslümanlar tarafından Allah'ın sözü olduğuna ve Cebrâîl aracılığıyla Muhammed'e bildirildiğine inanır.穆斯林相信古蘭經是真主之言及其對人類的啟示,約在610年通過天使賈布里勒授予穆罕默德。
Katedralin yapılması Müslümanlar arasında sert eleştirilere ve tartışmalara sebep olmuştur.随着时光的磨练吸血鬼之间产生了争议和仇恨。
Sahabeleri görmüş olan Müslümanlara verilen isim.名字是受松浦亞彌的暱稱「Ayaya」的啓發而產生的。
Müslümanların ibadetlerinde ve işlerinde uyacakları bir yol göstermiştir.”後來世宗主導的《明倫大典》修成,毛紀又被追究奪官。
Medineli Müslümanlar sonraki yıl 75 kişi olarak geri döndüler.福建鄉試第八十五名,后參加會試第七十五名。
Bunlar; Müslümanlar ve Gayrımüslim'lerdir.權人馬皆披靡,無敢當者。
Hıristiyanlar Müslümanları Yunan bilimi ile de tanıştırmışlardır.穆斯林科學家從希臘人繼承了亞里士多德物理學。
Bu zamanlarda Müslümanlar Yahudiler gibi Kudüs yönüne dönüp dua ediyorlardı.早期的穆斯林和猶太人一樣,面向耶路撒冷禮拜。
Vefat eden Müslümanlar hakkında duâ olan cenaze namazı, farz-ı kifâyedir.自稱可以用祈禱治病的祈禱師,其實是騙取錢財的人。
Hicret'ten sonra Muhammed, savaşlarda ölen Müslümanların dulları ile evlilikler yapmıştır.威弗雷德後來死於穆斯林的手中。
Rusya'daki Müslümanların sayısı yaklaşık 20 milyondur.美国大约有穆斯林800万左右。
15. yüzyılda Müslümanlar, Malezya halkının çoğunu oluşturdu.到了15和16世纪,回教已成为大多数马来人的宗教信仰了。
Guy kutsal kitap üzerine yemin ederek müslümanlara karşı bir daha bir silah kullanmıyacağına söz verdi.这枪是神圣的,一旦对着此枪发誓,便不能再反悔。
Bunlar Müslümanların beytülmalından istedikleri kadar para alıp harcayabiliyorlardı.그들은 재무성에서 돈이 금으로 배서되지 못하여도 정부가 더많은 지폐와 은전을 발해하기를 원하였다.
اے مسلمان مسلمان بنو", "Ey Müslümanlar, Müslüman olun!" sloganını ileri sürdü.‘오라, 굶주린 자들이여, 목마른 자들이여’의 선율은 나중에도 자주 등장하여 신앙의 화신을 강조한다.
Ancak 707 senesinden itibaren ada Kuzey Afrikalı Müslümanların saldırılarına uğramaya başlamıştır.707년 이후로 섬은 북아프리카의 이슬람계 침략자들로부터 지속적인 공격 대상이 되었다.
Müslümanların içindeki bir cemaate de zaman zaman ümmet denildiği görülmektedir.성인(聖人)의 계위에 들었다는 것은 무루혜(無漏慧)를 일부라도 성취했다는 것을 말한다.
Bayram boyunca müslümanlar eş, dost, akraba ziyaretleriyle birbirlerinin bayramını kutlarlar.무슬림들은 저녁시간이 되면 밤마다 친척과 친구들을 방문하고 음식을 나누며 선물을 주고 받는다.
Korkunç zulümler ve katliamlar yaparak, Müslümanların mallarını yağmalattı.불교의 지나친 부패와 타락은 필연적으로 유생들 사이에 배불론(排佛論)이 대두되게 하는 결과를 가져왔다.
Müslümanların ibadetlerinde ve işlerinde uyacakları bir yol göstermiştir.진설청을 설치하기위하여 혼전의 직각 방향으로 행랑을 세우게 되는데 이를 정자각이라고 하였다.
Bu dönemde Müslümanlar Viyana önlerine kadar ilerledi.이 시기에 이슬람교가 탄자니아에 전해졌다.
638: Kudüs Halife Ömer'in liderliğindeki Müslümanların eline geçti.638년 예루살렘의 주교 소피로니우스(Sophronius)는 예루살렘의 열쇠를 칼리프 우르'의 이슬람 세력에 넘겼다.
Hıristiyanlar Müslümanları Yunan bilimi ile de tanıştırmışlardır.또한 이슬람 학자들은 그리스인과 로마인의 연구 결과물을 해석하였다.
Özellikle günümüz İsrail topraklarında yaşayan Müslümanlarla da sorunlar yaşandı.이스라엘의 건국 이전부터, 이스라엘 건국의 당위성을 지지하는 무슬림들을 존재했다.
Taylandlı Müslümanlar çoğunlukla sadece sağ elleriyle yemek yerler.מוסלמים בתאילנד אוכלים בדרך-כלל רק עם יד ימין.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.הזיכרים נוהגים להתפלל, בדומה למרבית המוסלמים, חמש פעמים ביום.
Mezarlıkta çoğunlukla Kuzey Afrikalı Müslümanların mezarları yer almaktadır.בבית הקברות קבורים אישים איריים רבים.
Bu fabrikanın normal bira üretmesine ek olarak muhafazakâr Müslümanlara yönelik alkolsüz bira da üretir.בנוסף לבירה רגילה, מבשלת הבירה מייצרת בירה נטולת אלכוהול למוסלמים דתיים.
Kureyşliler arasında olay Rıdvan Biatı olarak duyuldu ve Müslümanlardan korkmaya başladılar.בין הנוסעים התעוררה בהלה והם החלו לנוס.
Müslümanlar Pirene Dağları'na kadar ilerlemişlerdi.המוסלמים התקדמו על לפעתי הפירנאים.
Avukatlardan biri "Usame Müslümanların kahramanıydı.יעדי חמאס נגזרים מיעדי "האחים המוסלמים".
Bu evliliğin üzerine müslümanlar da diğer esirleri serbest bıraktılar.על פי ההסכם שוחררו כל שבויי המלחמה שנותרו בידי המוסלמים.
Dolayısıyla Müslümanlar, bu duruma çok üzülmüşlerdi.הציבור המוסלמי ביקורתי מאוד למצב העניינים הקיים.
Müslümanların çabalarıyla 1991 yılında cami Müslümanlara geri verildi.בשנת 1990 הוחזר המסגד למוסלמים.
Halihazırda Müslümanlar Çin'de büyük bir azınlık grubu oluşturmaktadır.אולם כיום מתגוררים עימם מיעוט משמעותי של מוסלמים.
Beyat, Kureyşlilere Müslümanların azimlerini göstermekte başarılı olmuştur.החדשות על בואו החזירו את האומץ ללב המוסלמים.
Müslümanların ibadetlerinde ve işlerinde uyacakları bir yol göstermiştir.Те дават посоката и мярата, в които душата овладява обкръжаващите я неща.
Müslümanlara göre, Muhammed, cennete ilk çıktığında Kudüs’ten geçti.Мюсюлманите смятат още, че Мохамед минава през Йерусалим по време на първото си пътуване към рая.