müslümanlar ile cümle

müslümanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sünni Müslümanlar için Kudüs üçüncü en kutsal şehirdir.Hebron er jødernes anden helligste by .
Avukatlardan biri "Usame Müslümanların kahramanıydı.For neden tv.: Sårede muslimske flygtninge.
Medine'deki Müslümanların sayısı arttıkça günlük namazların kılınacağı camîlerin sayısı arttı.Antallet af moskeer, hvor der anvendes dansk som prædikesprog, er klart stigende.
Bunun üzerine Arakanlı Müslümanlar cihad ilan etmişlerdir.Håløygene vil da bety «de (som er) sambudne i strid».
Müslümanlar için dupatta çadur ve burkaya göre daha az zorlayıcı bir alternatiftir.For muslimske kvinner er dette et enklere alternativ til hijab enn tsjador eller burka.
Günümüzde nüfusun tamamına yakınını Şii Müslümanlar oluşturur.I dag er nesten samtlige nubiere muslimere.
Müslümanlar, İbrahim'in büyük oğlu İsmail'i Arapların Babası olarak kabul ederler.Videre anerkjenner de Abraham, men islam legger her vekt på sønnen Ismael.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Ifølge Koranen skal muslimer be Salah, som er de fem bønner daglig.
Müslümanlar Kur’ân'ın içerik ve anlatımının eşsiz ve taklit edilemez olduğuna inanır.Hjertesutraen sier: «Form er ikke noe annet enn Tomhet.
Müslümanlar, 222,282 kişiyle nüfusun 3%'ünü oluşturmaktadır.Utenlandske statsborgere utgjør 4,8 % av befolkningen med 222 300 personer.
Müslümanlar kadın, çocuk fark etmeksizin katledildi veya İspanya dışına göç etmeye zorladı.De gjenværende muslimene ble tvunget til å velge mellom å konvertere til kristendommen eller å forlate Spania.
Şehirde Sünni Müslümanlar çoğunluk oluşturur.Den muslimske bybefolkninga i nordlige India utgjør en majoritet av dets talere.
Bazı Müslümanlarca bu kişi Muhammed'dir.Men takk Gud for at de fleste muslimer er bedre enn Muhammed.»
Onuncu asırdan itibaren Müslümanlar bölgeye egemen olmaya başladılar.Fra 600-tallet av begynte muslimske arabere å bli dominerende i regionen.
Müslümanlar ayların isimleri için İslam öncesi dönemde kullanılan isimleri kullanmaya devam etmişlerdir.Tidligere ble muslimer kun brukte som en referanse til religionen).
Müslümanlar ve Ortodoks Hıristiyanlar vardır.Muslimer og kristne er minoriteter.
Şii Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkeler Azerbaycan, İran, Bahreyn Irak ve Lübnan'dır.Sjiamuslimer utgjør flertallet av muslimene i Iran, i Aserbajdsjan, Irak, Bahrain og Libanon.
Çilekeş Müslümanlar, 1982.Færøyske frimerker 1982.
Po Dharma'ya göre 1975'te Kamboçya'da yaşayan Müslümanların sayısı 150.000-200.000 dolaylarında idi.Menurut Po Dharma, ada 150.000 hingga 200.000 Muslim di Kamboja sebagai sebagai akhir 1975.
Şahit ol, biz Müslümanlarız” dediler.(Yunus: 84) ^ “Saksikanlah bahwa sesungguhnya kami adalah orang-orang muslim.”
Orada müslümanlar için kutsal sayılan yerlerde ibadet etti.Sedangkan sarana Ibadah umat muslim ada beberapa tempat di antaranya Masjid Al-Mubarokah.
Daha sonra da beraberindeki Müslümanlar'la Kâbe'yi tavaf etti.Sesudah itu Ia memberikan mereka hakim-hakim sampai pada zaman nabi Samuel."
Fransa'da yaşayan Müslümanların sayısı konusundaki varsayımlar oldukça değişkendir.Perkiraan jumlah Muslim di Prancis selalu bermacam.
İslam Peygamberi'nin hayatını ve davranışlarını, Müslümanlara kaynak olan amellerini anlatır.Seorang muslim mesti membawa karakter dan perilaku agama yang dibawanya, yakni Islam.
Müslümanlarla Hristiyanların eşitliğini ve uyumunu meşruti bir düzen içinde olacağını savunmuşlardır.Mereka mengakui bahwa Islam adalah agama mereka, namun untuk ibadah hanya cukup di lisan saja.
Siyasi partisi Pakistan Müslümanlar Birliği'dir (Navaz grubu).Ia berasal dari Partai Liga Muslim Pakistan (N) (kelompok Nawaz).
1276 yılında Müslümanların elinde yalnızca güneydeki Granada kalmıştı.Pada tahun 1236 umat Muslim yang tersisa di Eropa hanya di Spanyol selatan, provinsi Granada.
Yarmuk Savaşı'ndan sonra Müslümanlar kuzey bölgelere Suriye'nin derin içlerine yürüyüşe geçtiler.Setelah Pertempuran Yarmuk yang menentukan, pasukan Islam berbaris ke utara lebih dalam ke Suriah.
Müslümanlarla savaşmaya hazırlandılar.Orang-orang Muslim harus berperang untuk mereka.
Böylece İslam'ı kabul eden ilk Müslümanlardan olmuştur.Dengan demikian, ia berada di antara umat Islam sebelumnya.
Bir zamanlar köy nüfusunun çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmaktaydı.Dulunya ia pernah menjalin suatu perjanjian bertetangga baik dengan kaum Muslimin.
Pakistan'ın Hindistan'dan ayrılması sırasında, Pakistan'a göçmeyi tercih eden Müslümanlar.India lebih menyukai pemulangan mereka ke Pakistan.
Bu nedenle de tüm Müslümanlar için çok değerlidir.Itu terlalu banyak untuk tentara muslim.
İlki Müslümanları birleştirerek İslam birliğini kurmaktı -ki bunu hayattayken gerçekleştirmiştir-.Agar supaya umat Islam bersatu dulu, baru melakukan qisas.
37. paragrafta da "Yahudiler kendi masraflarıyla, Müslümanlarda kendilerininkiyle.Pasal 37 Bagi kaum Yahudi ada kewajiban biaya dan bagi kaum muslimin ada kewajiban biaya.
Cemaat, kendini Sünni Müslümanların bir ilim ve kardeşlik cemiyeti olarak tanımlamaktadır.Ajaran mereka juga menekankan pada persaudaraan antar umat manusia dan Keesaan Tuhan.
Müslümanlar Kur’ân'ın içerik ve anlatımının eşsiz ve taklit edilemez olduğuna inanır.Artinya, bahwa setiap muslim menjadi saksi atas pernyataan ikrar, sumpah dan janji yang dinyatakannya.
Müslümanlara karşıt olan davranışları dolayısıyla tanınmıştır.Ia dikenal karena membuat komentar-komentar anti-Muslim.
Müslümanların dini kurumları ile Yahudiler arasında da bir teolojik çatışma bulunmamaktadır.Maka timbullah perselisihan di antara murid-murid Yohanes dengan seorang Yahudi tentang penyucian.
Ancak erken Müslümanlardan olduğu bilinmektedir.Mereka mengaku telah menjadi Muslim sebelumnya.
Fransa'da yaşayan Müslümanların sayısı konusundaki varsayımlar oldukça değişkendir.Các ước tính về số người Hồi giáo tại Pháp rất khác biệt.
Müslümanlarla savaşmaya hazırlandılar.Họ đề nghị được chiến đấu cho người Hồi giáo.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Thánh đường là nơi tập trung hành lễ cho người Hồi giáo năm lần mỗi ngày.
Siyasi partisi Pakistan Müslümanlar Birliği'dir (Navaz grubu).Đảng của ông là Liên đoàn Hồi giáo Pakistan N (Nhóm Nawaz).
711 yılında Müslümanlar Toledo'yu ele geçirdiler.Năm 1111 người Hồi giáo đã xâm chiếm Santarém.
Din İşleri Dairesi Müslümanların dinî ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışmaktadır.Các giáo khu thiếu cơ cấu khu tự quản của các xã thời hậu-cách mạng.
(Ey Müslümanlar!)言え! ihrに対して - (e)t!
'Siz onlara hakim olacaksınız' - Müslümanları kim Yahudilere hakim kılacak?今回の靖国参拝はこれに対する“報復”ではないか』と報じた。
Müslümanlara Kur'an'ın ilk ayetlerinin vahyedildiği Kadir Gecesi bu ayın içindedir.《光使い》蒼月紗夜(そうげつ さや) 声 - 寿美菜子 本作の主人公。
Müslümanlar Allah’ın, Kur’an’ı bir öğüt olarak ve anlaşılması için indirdiğine inanır.ムスリムは、クルアーンはアッラーからアラビア語で与えられた啓示であると信じている。
Avusturya, Müslümanların dînî hürriyetlerini "Anerkennungsgesetz" ("Tanıma yasayı") ile tespit etmiştir.オーストリアはムスリムコミュニティにおける信教の自由を「Anerkennungsgesetz(認知法)」と呼ばれる法で規制していた。
Antlaşma maddelerinden birine göre, Müslümanlar o yıl umre yapamayacaklardı.確かに、イスラームの決まりでは、ムスリムがイスラームをやめることはできません。
Müslümanlara, cennetten çıkış kıssasına inanmak -Kur'an'da geçtiğinden ötürü- farzdır.御嶽山の登拝は行者と信者が一緒にその聖地を巡礼する旅(御嶽参り)でもある。
Bazı Müslümanlar tarafından Havva'nın gömülü olduğu alan olarak düşünülmektedir.イスラム教の教義ではイヴが埋葬されている場所とされている。
Son kalan Müslümanlar Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi ile adayı terketmiştir.残りのムスリムたちはギリシアとトルコの住民交換によってトルコへと移住した。
Müslümanlar ve Ortodoks Hıristiyanlar vardır.イスラム教徒やキリスト教徒もいる。
Mahkemelerde şahitlik hususunda Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında eşitlik esası kabul ediliyordu.ムスリムになるためには、証人となるムスリムの前で信仰告白の手続きを取ることが必要である。
Müslümanların ibadet edebilmek için iki camiileri var.ムスリムのためにヴェッツラーには2つのモスクがある。
Bölgedeki Müslümanlar gönüllü olarak Haçlılara atlar ve iaşe ve erzak tedarikinden kaçınmaktaydılar.諸都市のムスリム政権は争いを避け、十字軍に補給を行って早く通過してもらうことを望んでいたのであった。
Balkanlar’da ikinci büyük din grubunu Müslümanlar oluşturur.イスラム教徒はアウクスブルクで2番目に大きな宗教組織を形成している。

İlgili Sayfalar