Ana içeriğe geç
Sözlük

müslüman ile cümle

müslüman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Müslümanların ibadet edebilmek için iki camiileri var.ムスリムのためにヴェッツラーには2つのモスクがある。
Bu kısım, kalbi kötülüklerden temizlemenin, kısaca iyi bir Müslüman olmanın yollarını öğretir.すなわち真っ直ぐな心をもって相手に恩恵を与える(得させる)ことで自らも恩恵を得ることが出来るというものであった。
Ancak İslam'da müslümanı köle yapmak yasaktır.なお、イスラム教では自殺は禁じられている。
11 yaşında Müslüman oldu.19歳の時にムスリムになった。
Quilliam diğer insanların da Müslüman olmalarına vesile oldu.アラウィー派は他のムスリムからは憎まれ続けた。
Bu suçtan girdiği hapishanede Müslüman oldu ve Malik Abdülaziz ismini aldı.なお、服役中にイスラム教に改宗し、マリク・アブドゥル・アシスという名を持った。
2009'da Pew Research Center, Kamboçya nüfusunun %1,6'sı ya da 236.000 kişinin Müslüman olduğunu tahmin etti.ピュー研究所は2009年、総人口の1.6%に当たる236000がムスリムと推定している。
Bölgedeki Müslümanlar gönüllü olarak Haçlılara atlar ve iaşe ve erzak tedarikinden kaçınmaktaydılar.諸都市のムスリム政権は争いを避け、十字軍に補給を行って早く通過してもらうことを望んでいたのであった。
Pakistan Müslüman Birliği (PML) Merkez Çalışma Komitesine katıldı.OSTP は多くのホワイトハウス政策調整委員会 (Policy Coordinating Committees, PCC) に関与している。
Müslüman olmayan dinsel gruplara grup faaliyetlerini açıkça tavsiye etmeleri izni verilmiştir.ただしムスリム市民がイスラム教を教えない私立学校へ通学することは許されている。
Balkanlar’da ikinci büyük din grubunu Müslümanlar oluşturur.イスラム教徒はアウクスブルクで2番目に大きな宗教組織を形成している。
Sırp Ortodokslardan başka kentte 20.366 Müslüman, 16.305 Katolik, ve 3.796 Protestan bulunur.この他では20,366人がイスラム教、16,305人がローマ・カトリック教会、3,796人がプロテスタントに属する。
Bu işgal hareketi bir milyona yakın Müslüman’ı göçe zorladı.で、我々は100万台のアンプで連中を吹っ飛ばし続けた」。
Bir kısım Müslümanlar bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi olduğuna inanır.ムスリムはこの夜を特に神への祈りと嘆願と悔悛に特に適していると考えている。
Estonya, Avrupa'da en az Müslüman nüfusa sahip ülkelerden birisidir.北欧の国であるエストニアはヨーロッパの中でムスリム(イスラム教徒)のコミュニティが非常に小さい国の一つである。
Sebebi de; Orta Çağ'da önemli bir süre Müslümanlar'ın kontrolünde kalmış olmasıdır.中世には一時的にイスラム教徒に占拠された。
Az sayıda Müslüman vardır.ムスリム組織もいくつかある。
Müslümanların romanları olsaydı, bu kötü hallere düşmezlerdi.ただしムスリムのキャラクターがそれまで皆無だったわけではない。
Hıristiyanlar da Müslümanlardan Avrupa'ya.キリスト教徒でもムスリムでも。
Hristiyanların, ayrıcalıklı konuma gelmesi, Müslümanlar için tam bir hayal kırıklığıydı.最初のムスリムの侵入に対して、キリスト教徒の抵抗は弱々しかった。
Belly bir Müslüman.フェライニはムスリムである。
Afrika'dan getirilen diğer Müslüman ordusu kısmı çoğunlukla Berberlerden oluşmaktaydı.元々オーストラリアに移住した白人は、犯罪者が大半を占めていた。
Müslüman tebaa zorla ve çeşitli vaatlerle Hristiyan olmaya zorlandı.彼女がクリスチャンになる前にムスリムだったという事への嫉妬に悩まされた。
Bu Müslüman nüfus içinde Azeriler de bulunmaktadır.この世界には吸血鬼もまた存在しているのである。
1127 yılında II. Rugerro Müslüman yönetimi Norman yönetimiyle değiştirir.1127年にルッジェーロ2世はイスラム教徒の総督を解任してノルマン人の役人に置き換えた。
Müslüman olduktan sonra kızı ve eşinden ayrılmak zorunda kalmıştır.同曲のヒット後、離婚により妻や娘とは別居した。
Başlangıçta, düzenli üniforma veya disipline sahip olmayan, Hindu ya da Müslüman askerler için kullanılmıştır.这个词语最初指没有军服也没有纪律的印度教或穆斯林教士兵。
Kheora'nın müslüman nüfusu günümüzde bile kendisine "bizim annemiz" adıyla atıfta bulunurlar.至今,Kheora的穆斯林仍尊她為「我們的Ma」。
اے مسلمان مسلمان بنو", "Ey Müslümanlar, Müslüman olun!" sloganını ileri sürdü.」孟子說:「大人者,言不必信,行不必果,唯義所在」。
Ayrıca Allah yolunda teslimiyet gösterene Müslüman denilir.朝覲是穆斯林團結及順服真主的一種展示。
Salam Standard, Müslüman gezginler için otellerin kalite standartlarını ve şeffaflığını arttırmayı amaçlıyor.萨拉姆标准旨在提高穆斯林游客酒店的质量标准和透明度。
Geri kalan kesim ise Müslüman'dır.將其譯為中文,就即是護甲。
Müslüman halk, Hıristiyanların yerine yerleşmiştir.穆民(مؤمن) 遵守古蘭經戒律的穆斯林。
1203 Ağustos'unda Haçlılar, Müslüman ve Yunan karşıtı güç birliğince korunan bir camiye saldırdılar.1203年8月,十字军袭击一座清真寺,由穆斯林和希腊人联合起来进行保护。
Tatarların tamamına yakını Müslüman’dır.”陈蕃等人都是他的故吏。
Salam Standard oteller "Müslüman dostu" hakkında bilgi veren uluslararası bir otel sınıflaması.萨拉姆标准是一个国际酒店等级分类标准,提供 “穆斯林友好”酒店的相关信息。
Katolik-Müslüman işbirlikçilerin bir kısmı tutuklandı, bir kısmı Avusturya'ya kaçtı.他的部分同党被捕,也有些逃到奥地利。
Bu yasaya göre sadece babası ve baba tarafından büyükbabası Müslüman olanlar vatandaş olabilecekti.這項法律將公民身份擴大到那些父親和祖父是穆斯林的人。
Nüfusun çoğunluğu Müslüman olan olsa da orada yaşayan Yahudi aileleri de vardır.人口主要是穆斯林,但也有猶太家庭居住。
Haziran 1121'de Tiflis kuşatıldı ve zengin Müslümanlar ağır vergi ödemeye mecbur edildi.至1121年6月,大卫已经率军开始围攻第比利斯,迫使其内的高层穆斯林付出一份厚重的贡品。
Ancak bugün nüfusun çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmaktadır.許多許多的人在斷定谷,因為耶和華的日子臨近。
Bu düzmece “incil”de, Müslüman olmanın şartı olan kelime-i şehadetten dahi söz edilmektedir.Gachi一詞來自相撲用語,用以強調這是真的(本気、本当),確實是這樣的。
UFC'nin ilk Rus ve ilk Müslüman şampiyonudur.也是第一个来自俄罗斯和穆斯林出身的UFC卫冕冠军。
Büyük Müslüman toplulukları ayrıca Çin'de, Balkanlarda ve Rusya'da bulunmaktadır.在中国、巴尔干和俄罗斯也可以找到庞大的穆斯林社群。
İç savaştan önce Lübnan'da Hıristiyanların ve Müslümanların sayısı hemen hemen eşitti.因為藤原兼平和其妻子的故事,有許多前來求姻緣的參拜者。
Mahallede bir adet Müslüman mezarlığı bulunmaktadır.该清真寺附近还有穆斯林墓地一处。
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.根据伊斯兰教的规定,穆斯林每天必须礼拜五次。
Kendisi Müslümandır ve boynunda asılı olan kolyesinde ise arapça dilinde Allah yazısı bulunmaktadır.穆斯林認為真主在以前啟示並紀錄在討拉特(妥拉)及引支勒(福音書)的部分內容遭到扭曲,混入了作者的言語。
Müslüman Kardeşler'in şiddet eylemleri yoğunlaştı.叙利亚穆斯林兄弟会遭到严酷镇压。
Müslümanlar ve Hıristiyanlar ölülerini gömerler.中国基督徒秘密将其埋葬。
Müslümanları sağ-sol gibi kavramlarla açıklamaya karşı durmakta ve İslâm'ın kutsallığını vurgulamaktadır.由于穆斯林相信古兰经是神的启示,故意亵渎古兰经被穆斯林视为渎神行为。
Ölümünden sonra eşi Secah Müslümanlığı kabul etmiştir.公主逝世後,賜諡賢靖。
Zeyd, Medine'deki bütün Müslümanlardan Kur'an ayetlerinin derlenmesi konusunda yardım istendi.薩摩亞文的格言「薩摩亞,讓神成為優先」(Samoa Ia Muamua Le Atua)標示在下方。
Bazı asileri kışkırttığı ve kendisinin müslüman olmadığı ileri sürüldü.外人经常嘲讽他,而他也从不为自己的邋遢道歉。
Müslüman inanışlarına göre bu dünyada özlenilen her şeyin Cennet'te olacağı varsayılmaktadır.根據穆斯林的信仰,人們今生渴望的事物在天堂裡應有盡有。
Müslüman olup hem Sünni hem de Alevilik görülür.老听和中国的布朗族、佤族较大渊源。
Dua etmedi, beyanda bulunmadı ya da Müslümanlar tarafından provokatif olarak görülecek bir şey yapmadı.他没有祈祷,没有讲话,也没有做任何可能被看作是侵犯穆斯林敏感的事情。
Üye ülkelerde Müslüman olmayan vatandaşları da oyunlara katılmak için izin verilir.會員國內的非穆斯林也可參與該賽事。
Müslüman Boşnaklar ise bu adeti Osmanlı döneminde müslüman Türklerden edinmiştir.這種忌諱導致宰牛的屠夫幾乎也是穆斯林。
Müslümanlar Allah’ın, Kur’an’ı bir öğüt olarak ve anlaşılması için indirdiğine inanır.反對唯經派者認為真主啟示穆罕默德的信息並不限於《古蘭經》,更存在於聖訓當中。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod