Siyasi partisi Pakistan Müslümanlar Birliği'dir (Navaz grubu).Đảng của ông là Liên đoàn Hồi giáo Pakistan N (Nhóm Nawaz).
Erişim tarihi: 28 Kasım 2012. ^ "Mısır'daki Müslüman Kardeşler güvenilir değildir".Truy cập ngày 28 tháng 11 năm 2012. ^ “Egypt's Muslim Brotherhood is not to be trusted”.
Annesi Hristiyan, babası Müslüman'dır.Mẹ anh ấy là một con người, cha là vampire.
1989 yılından itibaren, yeni Müslüman göçmenler ülkeye yerleşmiştir.Kể từ năm 1997, các nhóm dân nhập cư mới từ Trung Hoa Đại Lục đã đến đây.
Müslüman Türk nüfusu azdır.Có một cộng đồng Hồi giáo nhỏ.
Ayrıca bir miktar Müslüman, Protestan ve Hindu da mevcuttur.Ngoài ra, còn có một số người theo Hồi giáo, Phật giáo và Ấn Độ giáo.
Ömer 40. Müslümandır.Giải bốn: Iran.
1977 yılında Müslüman olmuş ve bundan iki yıl sonra da adını Yusuf İslam olarak değiştirmiştir.Stevens chuyển sang đạo Hồi vào tháng 12 năm 1977 và đổi tên thành Yusuf Islam vào năm kế đó.
Bugün Anadolu'da yaşayan halkın çoğunluğu Müslüman'dır.Ngày nay, phần lớn dân cư Lamu là người Hồi giáo.
922 yılından beri müslümandırlar. ^ "Демоскоп Weekly - Приложение.Truy cập ngày 9 tháng 2 năm 2016. ^ “Демоскоп Weekly - Приложение.
Müslüman olduktan sonra kızı ve eşinden ayrılmak zorunda kalmıştır.Họ bắt nạt cô cho đến khi Jack và gia đình của anh xuất hiện.
711 yılında Müslümanlar Toledo'yu ele geçirdiler.Năm 1111 người Hồi giáo đã xâm chiếm Santarém.
Rusya'da Eski SSCB devletlerinden yaklaşık 3 ila 4 milyon geçici Müslüman göçmenler vardır.Nga cũng có ước tính 3 tới 4 triệu người nhập cư Hồi giáo từ các nước cộng hoà hậu Liên xô.
Dinsel açıdan %28,3'ü Müslüman, %1,8'i Hıristiyan olup %1,4'ü hiçbir kategoriye girmemektedir.Cư dân phi Do Thái bao gồm: 28,3% người Hồi giáo, 1,8% Kitô hữu và 1,4% không phân loại.
Sonradan Müslümanlığı seçip “Leon Lütfi” olan adını Semih Lütfi olarak değiştirdi.Ông làm từ thiện với cái tên “Smith”.
Ayrıca Müslüman (Boşnak) ve Protestan Slavlar da vardır.Cũng có các nhóm nhỏ theo Hồi giáo và Đạo giáo.
Müslüman mahallesine girdiklerinde ayakkabılarını çıkarmaları gerekmekteydi.Khi vào chùa phải cởi giày dép.
Din İşleri Dairesi Müslümanların dinî ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışmaktadır.Các giáo khu thiếu cơ cấu khu tự quản của các xã thời hậu-cách mạng.
Allah’a hamd olsun Müslümanız.アッラーの慈悲があなたを覆う。
Bizim Müslüman olduğumuza sen de şahit ol” demişlerdi.わたしたちがムスリムであることの証人となって下さい。
(Ey Müslümanlar!)言え! ihrに対して - (e)t!
Onlar, sözle ve açıkça iman ederek Müslüman oldular.《自分は信仰がある》と語る者。
Ancak birçok Müslüman bu sayma işlemini tespih taneleri ile değil, parmaklar ile belirleyebilmektedirler.節(せつ、せち、ふし) 多くの場合「節目(ふしめ)」とも言う変化する箇所や時期など。
'Siz onlara hakim olacaksınız' - Müslümanları kim Yahudilere hakim kılacak?今回の靖国参拝はこれに対する“報復”ではないか』と報じた。
Müslümanlara Kur'an'ın ilk ayetlerinin vahyedildiği Kadir Gecesi bu ayın içindedir.《光使い》蒼月紗夜(そうげつ さや) 声 - 寿美菜子 本作の主人公。
Müslümanlar Allah’ın, Kur’an’ı bir öğüt olarak ve anlaşılması için indirdiğine inanır.ムスリムは、クルアーンはアッラーからアラビア語で与えられた啓示であると信じている。
Daha sonra ailesinin de Müslüman olmasını sağladı.以後親戚に引き取られた。
İnanç bakımından Sih, Hindu ve Müslümandırlar.またボン教やイスラームの信者もいる。
Müslüman halk, Hıristiyanların yerine yerleşmiştir.東方諸教会が他派と異なるのはキリスト論(合性論)においてである。
İber Yarımadası üzerinde hüküm sürmüş son büyük Müslüman devlettir.イスラム教で最大の勢力を有する宗派である。
Avusturya, Müslümanların dînî hürriyetlerini "Anerkennungsgesetz" ("Tanıma yasayı") ile tespit etmiştir.オーストリアはムスリムコミュニティにおける信教の自由を「Anerkennungsgesetz(認知法)」と呼ばれる法で規制していた。
Müslüman ülkede bunu beklemek zor değil mi diyor.この国ではムスリムであることがいけないのか。
Aşağıdaki tabloda farklı yıllarda ülkedeki Müslüman nüfusun sayısı ve oranı gösterilmiştir.下表は各年におけるムスリム人口とその割合を示す。
Kuteybe hayatının geri kalan on yılını Orta Asya'da Müslüman egemenliğini tesis etmekle harcadı.クタイバは次の10年間中央アジアで過ごし、そこのムスリム支配を固め広げた。
Din sünni müslümandır.イスラム教が国教である。
Müslüman liderler, filmdeki Muhammed tasviri için eleştirilerde bulundu.イスラム教徒の指導者は映画におけるムハンマドの描写を批判している。
Antlaşma maddelerinden birine göre, Müslümanlar o yıl umre yapamayacaklardı.確かに、イスラームの決まりでは、ムスリムがイスラームをやめることはできません。
Müslümanlara, cennetten çıkış kıssasına inanmak -Kur'an'da geçtiğinden ötürü- farzdır.御嶽山の登拝は行者と信者が一緒にその聖地を巡礼する旅(御嶽参り)でもある。
Orasının Türk veya Müslüman olduğu bilinmemektedir.日本人か外国人なのかは不明。
Sünnî inancına göre ise, Muhammed'in eşi Hatice'den sonra iman etmiş olup, ikinci müslümandır.このときアリーは、ムハンマドの妻ハディージャに次ぐ2番目の信者としてイスラームを受け入れたとされる。
Teokrasi ile yönetilmiştir ve dini inancı Müslümanlıktır.形質的にはコーカソイドで、宗教はイスラム教を信じる。
Müslüman olmayanlardan (Zimmi) alınan vergiler (Haraç, Cizye vb.)自分の好きな事にお金を惜しまないオタクの鑑(作者談)。
Arslan bin Kâdir Han’ın İslama dâvetini kabul eden on bin çadır halkı Müslüman oldu.輝澄は家康の外孫ということもあって鳥取藩内の鹿野において堪忍料1万石を与えられた。
Çok şükür hepimiz Müslümanız.おまえたちは今も今までもムスリムである。
Arap ve Müslüman Dünyası uzmanıdır.イスラム世界とアラブ世界の研究を専門とした。
Kendisi ayrıca dinî ve felsefî ahlâkı kaynaştıran erken dönem Müslüman yazarlardandır.一般に一神教とは解釈されていない仏教も一部のムスリムは啓典の民として認めている。
Müslüman olmadan önceki lakabı Tâhire idi.元イスラム教徒の無神論者。
Bugünkü Uygurlar çoğunlukla Müslümandır.彼らの子孫のほとんどは現在ムスリムである。
Bazı Müslümanlar tarafından Havva'nın gömülü olduğu alan olarak düşünülmektedir.イスラム教の教義ではイヴが埋葬されている場所とされている。
Bir Yahudi buna uymak zorundadır; aksi takdirde bir Müslüman'a yüklenmek hayatından fazlasına mal olur."そんな女のために死ぬ男が一人くらい居てもよい」と、より一層の決意を持ってユダに立ち向かう。
Halkın %95'i Müslüman'dır.イスラム教徒が95%を占める。
Böylece Gürboğa'nın Müslüman ordusu Haçlılar tarafından büyük bir yenilgiye uğratıldı.こうしてムスリムの連合軍は十字軍の前に敗北した。
Daha sonra bütün müslüman memleketlere aynı müsaade bahşedilmiştir.その後同じ条件でムスリムも追放された。
Şeytan taşlama, Müslüman inancına göre Hac ibadetinin bir parçası olarak yapılan bir törendir.悪魔崇拝者らが信仰の対象とし祀った。
Son kalan Müslümanlar Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi ile adayı terketmiştir.残りのムスリムたちはギリシアとトルコの住民交換によってトルコへと移住した。
Macaheli’de önce toplumun önde gelenleri, ardından halk Müslüman olmuştur.外様(とざま) オオマガドキ以前はモノノフの里の外で暮らしてた者達。
Müslümanlar ve Ortodoks Hıristiyanlar vardır.イスラム教徒やキリスト教徒もいる。
Geleneğe göre, hemen anne ve babasına müjdeyi vermiş, onlar da sevinerek Müslüman olmuşlardır.これは祖父母でも同じで、養祖父(ようそふ)・養祖母(ようそぼ)・養祖父母(ようそふぼ)という。
Müslüman halk ta askerlerle birlikte mallarını ve eşyalarını alıp çekilecekti.これら亡命者(亡命貴族)の財産や身分の保護を訴えた。
Mahkemelerde şahitlik hususunda Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında eşitlik esası kabul ediliyordu.ムスリムになるためには、証人となるムスリムの前で信仰告白の手続きを取ることが必要である。