Ayrıca Allah yolunda teslimiyet gösterene Müslüman denilir.Berperang hanya dijalan yang diperintahkan oleh Allah.
Sonuçta, müslüman olmamışlardır.Padahal, mereka juga muslim.
Yapılan sayıma göre yaşayanların tamamının Müslüman olduğu belirtilmiştir.Pesan bahwa seluruh Muslim adalah bersaudara.
Müslüman fethi 826 yılında başladı.Era Islam dimulai pada tahun 622.
Müslümanlarla Hristiyanların eşitliğini ve uyumunu meşruti bir düzen içinde olacağını savunmuşlardır.Mereka mengakui bahwa Islam adalah agama mereka, namun untuk ibadah hanya cukup di lisan saja.
Kendisi ve kardeşleri Sünni eğitimi görmüşler ve hayatları boyunca Sünni Müslüman olarak yaşamışlardır.Ia dan saudara-saudaranya semuanya hidup sampai dewasa.
Siyasi partisi Pakistan Müslümanlar Birliği'dir (Navaz grubu).Ia berasal dari Partai Liga Muslim Pakistan (N) (kelompok Nawaz).
Bunlardan birisinin eksik olması durumunda kişi Müslüman olamaz.Namun tidak berlalu satu tahun melainkan tidak ada di kampung itu seorang selain muslim.
Zengibar adasının yüzde doksan dokuzundan fazlası Müslüman'dır.Ix. ^ Suwidi Tono (Edt), Kita Lebih Bodoh dari Generasi Soekarno-Hatta (I), (Jakarta: PT.
Çoğu Yahudi, Hristiyan ve Müslümanca, Mısır'daki belaların tarihsel bir gerçeklik olduğuna inanılır.Bagi kebanyakan kalangan Kristen dan Muslim, mukjizat-mukjizat tersebut adalah peristiwa sejarah yang nyata.
Müslüman ( İslam )(Diriwayatkan Muslim).
Müslüman yerleşimciler yerel halktan kadınlarla evlendiler.Orang-orang arab itu menikah dengan wanita pribumi.
Üst düzey Japon devlet adamlarının bir kısmının Müslüman olmasına vesile oldu.Secara bertahap beberapa kepala suku setempat menjadi Muslim.
1276 yılında Müslümanların elinde yalnızca güneydeki Granada kalmıştı.Pada tahun 1236 umat Muslim yang tersisa di Eropa hanya di Spanyol selatan, provinsi Granada.
Üye ülkelerde Müslüman olmayan vatandaşları da oyunlara katılmak için izin verilir.Warga non-Muslim di negara-negara anggota juga diizinkan untuk mengambil bagian dalam ajang ini.
Müslüman, İslam dinine mensup kişi demektir.Sedangkan “Muslim” artinya orang yang beragama Islam.
ABD Kongresi'ne seçilen ilk Müslüman.Ia adalah wanita Tionghoa Amerika pertama yang terpilih pada Kongres AS.
Yarmuk Savaşı'ndan sonra Müslümanlar kuzey bölgelere Suriye'nin derin içlerine yürüyüşe geçtiler.Setelah Pertempuran Yarmuk yang menentukan, pasukan Islam berbaris ke utara lebih dalam ke Suriah.
1491'e gelindiğinde Granada İspanya'daki tek Müslüman şehir durumuna gelmişti.1249: Keamiran Granada menjadi satu-satunya negara Muslim di Iberia.
Hem iyisi hem kötüsü (Esen’i “müslümanı” ve Söven’i “kafiri”) vardır.Sebaik-baik nafsu adalah yang dilawan dan seburuk-buruk nafsu adalah yang diikuti.
Namazını kıl, orucunu tut yeter; karışan mı var diyen gafil müslüman sen de düşün...Bila kamu memohon sesuatu kepada Allah dan berdoa, maka ikhlaskanlah niatmu.
Müslümanlarla savaşmaya hazırlandılar.Orang-orang Muslim harus berperang untuk mereka.
Böylece İslam'ı kabul eden ilk Müslümanlardan olmuştur.Dengan demikian, ia berada di antara umat Islam sebelumnya.
Takımadalar Müslüman Mindanao Özerk Bölgesi içerisinde yer almaktadır.Disamping kepulauan Sulu, pulau Mindanao adalah tempat tinggal Muslim.
Ebâdî bu ödülle Nobel alan ilk İranlı ve ilk Müslüman kadın oldu.Ia merupakan tokoh Iran dan muslimah pertama yang menerimanya.
Bir zamanlar köy nüfusunun çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmaktaydı.Dulunya ia pernah menjalin suatu perjanjian bertetangga baik dengan kaum Muslimin.
Aksi halde dökülecek Müslüman kanından sizler sorumlu olursunuz, karılarınız ve çocuklarınız esir edilirler".Maka, pertemuan antara Pururawa dengan Ayu berarti perpisahan antara Urwasi dengan suami dan anaknya.
Osmanlı üyelerinin üçü Hıristiyan, üçü Müslüman olurdu.Yang jelas dia bertiga Islam.
Bazı kaynaklara göre, Oneka, Müslüman olmuştur.Beberapa sumber Turki mengklaim, dia adalah seorang Muslim yang taat.
Müslüman din adamları Arap alfabesini empoze etmeye çalıştılar.Muslim juga percaya bahwa Al-Qur'an hanya berbahasa Arab.
2001 nüfus sayımı sonuçlarına göre, İsviçre'de 310.807 Müslüman yaşamaktadır.Berdasarkan sensus tahun 2001, jumlah umat Muslim di London Raya berjumlah 607.083 jiwa.
Pakistan'ın Hindistan'dan ayrılması sırasında, Pakistan'a göçmeyi tercih eden Müslümanlar.India lebih menyukai pemulangan mereka ke Pakistan.
Mursi ev hapsine alınırken Müslüman Kardeşler yöneticilerinden bazıları gözaltına alındı.Morsi berada dalam status tahanan rumah dan para pimpinan Ikhwanul Muslimin ditangkap.
Bu nedenle de tüm Müslümanlar için çok değerlidir.Itu terlalu banyak untuk tentara muslim.
İlki Müslümanları birleştirerek İslam birliğini kurmaktı -ki bunu hayattayken gerçekleştirmiştir-.Agar supaya umat Islam bersatu dulu, baru melakukan qisas.
Allah’a hamd olsun Müslümanız.Berdo’alah kepada Allah untuk mendapatkan rahmat dan karunianya.
Cemiyetin Müslüman olmayan ilk üyelerindendir.Sa'ad kemudian menjadi salah satu sahabat yang pertama masuk Islam.
Tahmini olarak nüfusunun %16'sı müslümandır.46% percaya bahwa sudah terlalu banyak imigran Muslim.
Aşağıdaki tabloda farklı yıllarda ülkedeki Müslüman nüfusun sayısı ve oranı gösterilmiştir.Tabel berikut menunjukkan populasi Muslim dan persentase untuk setiap tahunnya.
37. paragrafta da "Yahudiler kendi masraflarıyla, Müslümanlarda kendilerininkiyle.Pasal 37 Bagi kaum Yahudi ada kewajiban biaya dan bagi kaum muslimin ada kewajiban biaya.
Harbden sonra Temmuz 1492'de pek çok Müslüman ve Yahudi, ülkesini terk etmek zorunda kalmıştır.Pada tahun 1492 keamiran ini ditaklukkan, kaum Muslim dan Yahudi dipaksa keluar dari semenanjung tersebut.
Cemaat, kendini Sünni Müslümanların bir ilim ve kardeşlik cemiyeti olarak tanımlamaktadır.Ajaran mereka juga menekankan pada persaudaraan antar umat manusia dan Keesaan Tuhan.
Nüfusun yaklaşık %5'i ise Müslümandır.Penduduk Linxia sekitar 75% diantaranya adalah muslim.
Aynı zamanda bu mezarda çıkan lahitlrin yönleri de müslüman mezarlarına göre terstir.Selain itu, lubang di atas makam dipercaya sebagai tanda vampir.
Halkın %100 Müslümandır.Penduduk desa ini bisa dibilang 100% muslim.
Türkistan Müslüman Konseyi(Inggris) Kremlin Moskwa
Müslümanlar Kur’ân'ın içerik ve anlatımının eşsiz ve taklit edilemez olduğuna inanır.Artinya, bahwa setiap muslim menjadi saksi atas pernyataan ikrar, sumpah dan janji yang dinyatakannya.
Müslümanlara karşıt olan davranışları dolayısıyla tanınmıştır.Ia dikenal karena membuat komentar-komentar anti-Muslim.
Müslümanların dini kurumları ile Yahudiler arasında da bir teolojik çatışma bulunmamaktadır.Maka timbullah perselisihan di antara murid-murid Yohanes dengan seorang Yahudi tentang penyucian.
Ancak erken Müslümanlardan olduğu bilinmektedir.Mereka mengaku telah menjadi Muslim sebelumnya.
Berke Müslümanlığı kabul edince Müslümanlık Altın Orda'da hızla yayılmıştır.Sebagai seorang Muslim, Rahman juga sudah pernah mengunjungi Mekah untuk menunaikan ibadah haji.
Müslüman olmayanların davaları şeriat mahkemesinde görülmez.Những người không phải Hồi giáo không được phép vào tòa án Sharia.
Salarlar tipik giyimleri bölgedeki müslüman diğer insanlara çok benzer.Các trang phục điển hình của người Salar rất giống với những người Hồi giáo khác trong vùng.
Fransa'da yaşayan Müslümanların sayısı konusundaki varsayımlar oldukça değişkendir.Các ước tính về số người Hồi giáo tại Pháp rất khác biệt.
Müslümanlarla savaşmaya hazırlandılar.Họ đề nghị được chiến đấu cho người Hồi giáo.
Pakistan Müslüman Birliği (PML) Merkez Çalışma Komitesine katıldı.Ông gia nhập Ủy ban Lao động Trung ương của Liên đoàn Hồi giáo Pakistan (PML).
Aurelius, Müslüman bir babanın ve Hristiyan bir annenin oğluydu.Aurelius là con trai của một người cha Hồi giáo và mẹ là người Kitô giáo.
Burada her ikisi de Müslüman yapıldı.Cả hai anh em này đều theo Hồi giáo.
Ebâdî bu ödülle Nobel alan ilk İranlı ve ilk Müslüman kadın oldu.Bà là người phụ nữ Iran đầu tiên, người phụ nữ Đạo Hồi đầu tiên được nhận giải thưởng này.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Thánh đường là nơi tập trung hành lễ cho người Hồi giáo năm lần mỗi ngày.