Ana içeriğe geç
Sözlük

müslüman ile cümle

müslüman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Günümüzde nüfusun tamamına yakınını Şii Müslümanlar oluşturur.I dag er nesten samtlige nubiere muslimere.
Müslümanlar, İbrahim'in büyük oğlu İsmail'i Arapların Babası olarak kabul ederler.Videre anerkjenner de Abraham, men islam legger her vekt på sønnen Ismael.
Örneğin Müslüman ve Yahudi mutfaklarında domuz eti kullanılmaz.Muslimer og jøder spiser av religiøse årsaker ikke svinekjøtt.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Ifølge Koranen skal muslimer be Salah, som er de fem bønner daglig.
Müslümanlar Kur’ân'ın içerik ve anlatımının eşsiz ve taklit edilemez olduğuna inanır.Hjertesutraen sier: «Form er ikke noe annet enn Tomhet.
Halkın %95'i Müslüman'dır.95 % av landets befolkning er muslimer.
Müslümanlar, 222,282 kişiyle nüfusun 3%'ünü oluşturmaktadır.Utenlandske statsborgere utgjør 4,8 % av befolkningen med 222 300 personer.
İranlılar, Müslüman Oğuzları şamancı olanlardan ayırmak için Türkî iman (inanmış Türk) demekteydi.De ble kalt kafir («vantro») av de muslimske nabofolkene fordi ikke var muslimer.
Genç yaşta Behmeniler'e esir düşmüş ve müslüman olarak yetiştirilmişti.Arten ble tidligere regnet til slekten Agama, og het da Agama minor.
Müslümanlar kadın, çocuk fark etmeksizin katledildi veya İspanya dışına göç etmeye zorladı.De gjenværende muslimene ble tvunget til å velge mellom å konvertere til kristendommen eller å forlate Spania.
Şehirde Sünni Müslümanlar çoğunluk oluşturur.Den muslimske bybefolkninga i nordlige India utgjør en majoritet av dets talere.
Orta Çağ döneminden beri, Kudüs Eski Şehir, Yahudi, Müslüman, Hristiyan ve Ermeni kısımlarına bölünmüştür.I dag blir Gamlebyen grovt sett delt inn i det muslimske, kristne, jødiske og armenske kvarter.
Bu yasaya göre sadece babası ve baba tarafından büyükbabası Müslüman olanlar vatandaş olabilecekti.Det kan ikke bety annet enn at han må ha vært en populær far og bestefar.
Bazı Müslümanlarca bu kişi Muhammed'dir.Men takk Gud for at de fleste muslimer er bedre enn Muhammed.»
Başka kaynaklara göre sadece Yalova çevresinde 5.500 Müslüman öldürüldü.Til gjengjeld løslot Mikael rundt 5 000 muslimske fanger.
Nüfusun %96'sı Müslüman’dır.86 % av befolkningen er muslimer.
Sasaniler ile Müslüman Araplar arasındaki ilk muharebe Nisan 633'te olmuştu.Sassanidenes dynasti falt for de muslimske araberne i år 638.
Enver'le Müslüman Ortaçağı, bütün yeşilliği ile devam edecekti."Grunneieren på Vollmoen var (og er) Tromsø Museum, og Stig måtte få avklart dette med dem.
Müslüman Abhazların çoğu ise Türkiye'de yaşamaktadırlar.I muslimske land er det mange husmenigheter, for eksempel i Iran.
Müslüman ve Süryani kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.Både muslimen og antroposofen strever etter livslang læring.
Belly bir Müslüman.Slakteren bør være muslim.
Dünyanın farklı yerlerindeki Müslüman toplumlarda sarık çeşitli şekillerde kullanılır.Fortsatt drepes sjia-muslimer flere steder i verden.
Ancak buna rağmen gayrımüslimlerin müslüman köle aldıkları görülmekteydi.Etter hans oppfatning var det særlig muslimske slavehandlere som var ansvarlige.
Müslüman Kardeşler'in delegeleri 2012 yılında Cumhurbaşkanı olarak Muhammed Mursi'yi seçti.Han tapte knapt for Mohammed Mursi fra Det muslimske brorskapet ved presidentvalget i 2012.
Onuncu asırdan itibaren Müslümanlar bölgeye egemen olmaya başladılar.Fra 600-tallet av begynte muslimske arabere å bli dominerende i regionen.
Müslümanlar ayların isimleri için İslam öncesi dönemde kullanılan isimleri kullanmaya devam etmişlerdir.Tidligere ble muslimer kun brukte som en referanse til religionen).
Cape Flats bölgesinde Mitchell's Plain şehrinin övünç kaynağı olan Moeneeb Josephs, dindar bir müslümandır.Han kommer fra Mitchell's Plain på Cape Flats, og er muslim.
Ülkedeki vatandaşların %96.6'sı müslümandır.Offisielt er 86,8 % av befolkningen i landet katolikker.
Müslüman ( İslam )Messe (musikk)
Bazı Hıristiyanlar İslamiyeti seçerek Müslüman olmuşlardır.De valgte også å ble muslimer.
Müslümanlar ve Ortodoks Hıristiyanlar vardır.Muslimer og kristne er minoriteter.
Müslüman bir kızın hristiyan bir erkekle evlenmesi ne toplumsal ,ne de yasal olarak mümkündür.For muslimske kvinner er det ikke akseptert av alle å gifte seg med en ikke-muslim.
Şii Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkeler Azerbaycan, İran, Bahreyn Irak ve Lübnan'dır.Sjiamuslimer utgjør flertallet av muslimene i Iran, i Aserbajdsjan, Irak, Bahrain og Libanon.
Çilekeş Müslümanlar, 1982.Færøyske frimerker 1982.
Köyde yaşayanların çoğu Müslüman'dır.Agama yang dianut oleh penduduk setempat sebagian besar adalah islam.
Geri kalan kesim ise Müslüman'dır.Agama yang haq adalah Islam (yang berpedoman Al-Quran).
Berişa, birçok Batılı kaynaklar tarafından bir Müslüman olarak tarif edilmiştir.Berisha telah digambarkan sebagai seorang Muslim oleh banyak sumber-sumber Barat.
Po Dharma'ya göre 1975'te Kamboçya'da yaşayan Müslümanların sayısı 150.000-200.000 dolaylarında idi.Menurut Po Dharma, ada 150.000 hingga 200.000 Muslim di Kamboja sebagai sebagai akhir 1975.
Uyratlar Mısır'a geldikleri zaman Müslüman değillerdi.Sampai pada hari kesembilan puluh sembilan pun mereka belum mendapatkan petunjuk.
Salam Standard, Müslüman gezginler için otellerin kalite standartlarını ve şeffaflığını arttırmayı amaçlıyor.Salam Standard bertujuan untuk meningkatkan standar kualitas dan transparansi hotel bagi wisatawan Muslim.
Aurelius, Müslüman bir babanın ve Hristiyan bir annenin oğluydu.Aurelius adalah putra dari ayah Muslim dan ibu Kristen.
2009'da Pew Research Center, Kamboçya nüfusunun %1,6'sı ya da 236.000 kişinin Müslüman olduğunu tahmin etti.Pada tahun 2009, Pew Research Center memperkirakan bahwa 1,6% dari populasi, atau 236.000 orang Muslim.
1 Temmuz sabahı Mursi karşıtı protestocular, Müslüman Kardeşlerin Kahire'deki genel merkezini bastı.Pada pagi hari 1 Juli, penentang Morsi meringsek ke markas Ikhwanul Muslimin di Kairo.
Tatarların tamamına yakını Müslüman’dır.Oleh sebab itu hukum zakat adalah wajib fardhu atas setiap muslim yang telah memenuhi syarat-syarat tertentu.
Po Dharma, Kamboçya'da yaşayan Müslüman Çamları bir gelenekçi dalı ve bir ortodoks dalına ayırt eder.Po Dharma membagi Muslim Cham di Kamboja menjadi cabang tradisionalis dan cabang ortodoks.
860lara kadar üstün Müslüman orduları Bizans'ı savunmada bıraktı.Hingga tahun 860-an, tentara Muslim yang superior telah menempatkan Bizantium dalam posisi bertahan.
629'da Peygamber Muhammed ile tanıştı ve Müslüman oldu.Ia bertemu dengan Nabi Muhammad pada tahun 629 dan memeluk Islam.
Şahit ol, biz Müslümanlarız” dediler.(Yunus: 84) ^ “Saksikanlah bahwa sesungguhnya kami adalah orang-orang muslim.”
Orada müslümanlar için kutsal sayılan yerlerde ibadet etti.Sedangkan sarana Ibadah umat muslim ada beberapa tempat di antaranya Masjid Al-Mubarokah.
Bu itibarla ihlâsla Müslüman olmasını niyâzdan başka şey yapamam...” demekten kendini alamadı.Harus yakin bahwa ruqyah dapat berpengaruh dengan izin Allah, bukan dari zat ruqyah itu sendiri.”
Kamboçya ve Vietnam'daki Müslüman toplulukların çekirdeğini oluşturmaktadırlar.Cham membentuk pusat komunitas Muslim di Kamboja dan Vietnam.
Daha sonra da beraberindeki Müslümanlar'la Kâbe'yi tavaf etti.Sesudah itu Ia memberikan mereka hakim-hakim sampai pada zaman nabi Samuel."
Fransa'da yaşayan Müslümanların sayısı konusundaki varsayımlar oldukça değişkendir.Perkiraan jumlah Muslim di Prancis selalu bermacam.
Müslüman halkla karşılıklı kıyımlar yaşandı.Secara pemikiran pun antara Ikhwanul Muslimin dengan Wahabi saling bertolak belakang.
İslam Peygamberi'nin hayatını ve davranışlarını, Müslümanlara kaynak olan amellerini anlatır.Seorang muslim mesti membawa karakter dan perilaku agama yang dibawanya, yakni Islam.
Bu Müslüman Bosnalılara "Boşnak" denilmektedir.Orang-orang Muslim itu disebut "sesat" oleh mereka.
Toplum, müslüman ve müslüman olmayan "millet"lerden oluşuyordu.Dia tidak dianggap termasuk golongan Æsir ataupun golongan Vanir, karena ia berasal dari golongan Jotun.
İzlenimci müslüman İsveçli ressam Ivan Aguéli de 1869 yılında bu kentte dünyaya gelmiştir.Pelukis impresionis Swedia Ivan Aguéli lahir di Sala pada tahun 1869.
Müslüman olduğu bilinmeyen, bu hususta hâli gizli olan kimsenin cenâze namazı kılınmaz.Adapun musafir yang tidak akan menetap maka ia senantiasa mengqasar salat selagi masih dalam keadaan safar.
Müslüman olmayanlardan (Zimmi) alınan vergiler (Haraç, Cizye vb.)Hantu jail yang tidak suka melihat persahabatan hantu (Tomi) dengan manusia (Yos).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod