İsa bin Meryem inecek ve Müslümanların emiri ona söyleyecek: "Namazımızı kıldır" O söyleyecek: "Hayr.Ordet Marana'ta! är arameiska och betyder ungefär "Du vår herre, kom!".
Daha sonra da beraberindeki Müslümanlar'la Kâbe'yi tavaf etti.Han har sedan dess till och från uppträtt med gruppen.
Oğulları Halid bin Velid - Müslüman olmuştur.Orsaken var att Haralds vuxna söner (med olika kvinnor) låg i fejd med varandra.
629'da Peygamber Muhammed ile tanıştı ve Müslüman oldu.Hon mötte profeten Muhammed år 629 och konverterade till islam.
Müslümanların yaklaşık %20'si Arap ülkelerinde yaşamaktadır.20 procent av alla muslimer bor i arabländerna.
Kabardeyler Hanefi Müslüman'dır.Tappeh-ye Sham (persiska: تپّه شم) är kullar i Iran.
Şahit ol, biz Müslümanlarız” dediler.Ser du då inte att vi alla bära var sin börda!"
16. ve 17. yüzyıllarda şehir tam bir müslüman şehri görünümündeydi.Under 1500- och 1600-talet såg staden ut som en islamistisk stad.
Bir bakımdan Müslümanlık 'hakikatin kaynağı yalnızca bir olan Allah ve O'nun kitabıdır' demektir.Sanningen är något som är nära förknippat med Guds väsen och den gudomliga uppenbarelsen bland människorna.
Müslümanlar, Sâbiîler (Mandenistler) ve Bahailer tarafından peygamber kabul edilir.De menar sig förstå Koranen och sunna som profeten och hans följeslagare gjorde.
Aralık 1991'de Müslümanların yoğun yaşadığı Basta kentinde bir bombalı araç patlatıldı.Under slutet av december 1991 exploderade en bilbomb i det muslimska området Basta.
7120 Yahudi, 5000 Müslüman, 3390 Hristiyan, 800 Türk asker ve 100 Avrupalı bu sayıyı oluşturmaktaydı.Av dessa ska 7120 varit judar, 5000 muslimer, 390 kristna, 800 turkar och 100 européer.
Bu kitabın Müslüman biri tarafından yazıldığı fark edilmektedir.Tre frågor ställdes till dem: Vem är en muslim?
Rusya'daki Müslümanların sayısı yaklaşık 20 milyondur.I Västeuropa är antalet muslimer totalt fler än 20 miljoner.
Nüfusun yaklaşık %5'i ise Müslümandır.Cirka 5 procent av invånarna är muslimer.
Mahkemelerde şahitlik hususunda Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında eşitlik esası kabul ediliyordu.I domstolarna har endast troende muslimska män tillåtits vittna.
Dünyanın diğer bölgelerinde de büyük Müslüman azınlık nüfusu bulunmaktadır.Det finns också ett relativt stort antal muslimska grupper i resterande delar av världen.
Biz Atatürkçü, Müslüman halkız."Ni är lustiga människor, ni muslimer.
Beyrut'un doğusunda Hristiyanlar, batısında ise Müslümanlar çoğunluktadır.På samma sätt har västra Beirut muslimsk majoritet.
Kosova, Makedonya ve Türkiye'deki Arnavutların tamamına yakını Müslümandır.Kulturellt är albanerna i Nordmakedonien nära kopplade till albanerna i Kosovo och Albanien.
Kabartayların tamama yakını ve Balkarların tamamı ise Hanefi/Müslümandır.Bland hans mer kända verk finns Muil Houwe (med MC Ruffian) och Alles Kapot (med Evil Activities).
Geri kalan kesim ise Müslüman'dır.Cheshmeh-ye Mūsá (persiska: چشمه موسی) är en källa i Iran.
Mustalik oğulları kabilesi, bu davranıştan dolayı memnun oldu, topluca İslamı kabul edip Müslüman oldular.Hon hade sedan ätit barnen med sina medbrottslingar och använt deras hår och ben till trolldom.
Bölge Hristiyanlar kadar Müslümanlar tarafından da saygı görmekte ve ziyaret edilmektedir.Platsen betraktas som helig av kristna såväl som av muslimer.
1950 yılında bir Müslüman Dünya Barış Örgütü kurma girişiminde bulundu.Under hans ordförandeperiod utvecklades muslimska fredsrörelsen till ett förbund.
Müslümanlar, İslâm Peygamberi Muhammed döneminde akıllarındaki soruları hemen ona sorabiliyorlardı.Den skall ha uppenbarat sig för profeten Muhammed under hans tid i Medina.
Surlar şehirdeki Müslüman orduları tarafından korunmaktaydı.Ayodhya erövras av muslimerna.
Mahallede bir adet Müslüman mezarlığı bulunmaktadır.Moskén omges av en muslimsk begravningsplats.
Abazalar Sünni Müslümandır.Exempelvis föds man som muslim.
Müslüman mahallesine girdiklerinde ayakkabılarını çıkarmaları gerekmekteydi.I muslimska moskéer skall besökare ta av sig skorna.
Estonya, Avrupa'da en az Müslüman nüfusa sahip ülkelerden birisidir.Albanien är ett av de få länderna i Europa med en muslimsk majoritet.
Ölünce Akka’daki bir Müslüman mezarlığına defnedildi.Hon skulle dödas vid foten av Akilles grav.
Halkın tahminen %54'si Müslüman, %40.4'u Hristiyan, %5.6'ü ise Dürzi.År 2012 uppskattades 54% av befolkningen vara muslimer, 5,6% druser och 40,4% kristna.
Ama şüphesiz Avrupai tesirlerin bulaştığı bu zümreyi asla tipik müslümanlar olarak vasıflandıramayız.Detta är kunskap som vanliga muslimer inte behöver bry sig om.
Ayrıca işbirliği yapmama sırasında Hindu ve Müslümanlar arasındaki işbirliği parçalanmaya başlamıştı.I samband med delningen skedde våldsamheter mellan hinduer och muslimer.
Burada her ikisi de Müslüman yapıldı.Båda folken är muslimer.
Bu savaş sonucunda Müslüman gücü zayıflamıştı.Först efter Jasminrevolutionen upphörde förtrycket.
Hayatta kalan Müslümanlar.Sekulariserad muslim.
Düşman Fırat'ı geçer geçmez Halid Müslüman kuvvetlere harekete geçmeleri için emir verdi.Utan att ha rekognoserat fiendens ställningar beordrade Dieskau ett allmänt anfall.
Bizgûrê mahallesi Müslüman bir mahalledir.Ṟaniye (arabiska: رانية, kurdiska: Ṟanye, ڕانيە) är en distriktshuvudort i Irak.
Sürgün edilenlerin yaklaşık 9,000 kişisini Müslüman Kürtler oluşturmaktadır.Omkring 800 ortsbor beräknas omfattas av tvångsförflyttningar.
Yağısıyan diğer Müslümanlardan destek istemek zorunda kaldı.Landet ger generösa bistånd åt andra muslimska länder.
Birçok Batı Avrupa ülkesinde ise genellikle göçmenlerden oluşan Müslüman azınlıklar bulunur.I flera muslimska länder är det dock fortfarande vanligt med slavar.
Nijerya'yı oluşturan etnik grupların en büyüğü, kuzeyde yer alan çoğunluğu müslüman Hausa halkıdır.Attackerna har främst utförts i norra Nigeria där majoritetsbefolkningen är muslimsk.
Bugün dünyada yaklaşık 1,5 milyar Müslüman yaşıyor.Idag lever omkring 850 miljoner människor i världen i hunger.
Karahanlı Devleti ilk büyük Müslüman Türk devleti olmuştur.Maliriket var det första muslimska imperiet söder om Sahara.
Müslüman nüfus, Türkler, Kürtler, Lazlar, Araplar, Çerkesler ve diğer Müslüman milliyetlerden oluşmaktaydı.Antalet muslimer, parser, perser och andra främlingar var mycket ringa.
Müslümanlar 22 akçe, gayri müslimler de 25 akçe vermekle yükümlüydü.Militärmusiken organiserade 25 musikkårer i två typer baserat på storlek.
Dürzü ve Müslümanların Hristiyanları katledişi Yahudilere fatura edildi.Både muslimer och judar dödades av de kristna korsfararna.
Kamerun'un kuzeyinde müslümanlar oran olarak diğer dinlere göre daha yaygın olarak gözlemlenmektedir.I Iran är dervisch-idealet fortfarande högt uppskattat bland vanliga människor.
Demirbulak'ta yaşayanların çoğunluğu Türk ve müslümandı, burada az miktarda Ermeni de yaşamıştır.Majoriteten av områdets befolkning var muslimer, och få armenier var bosatta där.
Yapılan sayıma göre yaşayanların tamamının Müslüman olduğu belirtilmiştir.Dessutom har domaren att pröva om alla männen är troende muslimer.
Bazı kaynaklara göre, Oneka, Müslüman olmuştur.Dels pp. g.a. att de sägs varit väldigt strikta muslimer.
Müslüman Türk nüfusu azdır.Irans icke-muslimska befolkning har minskat dramatiskt.
Bu durumun Sünni Müslüman nüfus yüzdesini abarttığı kesindir.Avsättningen anses vara en följd av den växande oron i Iran.
Daha sonra Boşnak Müslüman kültürünün siyasi görüşleri üzerinde büyük bir etkisi oldu.Kommittén påpekade att kulturpolitiken har verkningar långt utöver själva kulturpolitikens område.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Med ursprung i Iran är han en hängiven muslim och ber fem gånger om dagen.
Bunun %56'sı Müslümanlardan (çoğunluğu Türk), %43'ü Gayrimüslimlerden (çoğunluğu Ermeni) oluşmaktaydı.Av katolikerna stödde en majoritet (58%) Drewermann, och bara en tredjedel (34%) biskopen.
Müslüman bir ailede Chelsea, Londra'da büyüdü.Rushdie växte upp i en muslimsk familj i Bombay.
Müslüman yerleşimciler yerel halktan kadınlarla evlendiler.En muslimsk kvinna får endast gifta sig med muslimska män .