Ana içeriğe geç
Sözlük

müslüman ile cümle

müslüman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fransa'da yaşayan Müslümanların sayısı konusundaki varsayımlar oldukça değişkendir.De mate waarin Chinese moslims vrome gelovigen zijn kan sterk variëren.
Ebû Bekir yeni kurulan Müslüman devletinin bu iki güç arasında ezilmesinden korkmaktaydı.Zij vreesden dat Hetterscheid weet had van Tobbens verzetsachtergrond.
Kâşgarî koyu bir Müslümandır.De bloeiwijze is een samengestelde aar.
Müslüman yerleşimciler yerel halktan kadınlarla evlendiler.De Vikingen trouwden met vrouwen uit de plaatselijke bevolking.
Köyde Müslümanlar ve Hıristiyanlar yaşamaktadır.Er wonen zowel moslims als christenen op het eiland.
İlk Müslüman tarihçilere göre tüccardı.Hij was een van de eerste fusionmuzikanten.
Ertesi yıl Sicilya'nın tamamını ele geçirerek Müslüman Sicilya Emirliği'ne son verdi.Het volgende jaar veroverden ze heel Sicilië, wat een einde maakte aan het islamitische Emiraat Sicilië.
Bu Müslüman Bosnalılara "Boşnak" denilmektedir.Voor moslims mag daar alleen ‘islam’ worden ingevuld.
Filistinlilerin çoğunluğu Sünni Müslüman'dır.De meeste Filipijnse moslims zijn soennitische moslims.
Muslümanların oranı 20.44% dür.De abundantie op Aarde bedraagt 20,84%.
Cemiyetin Müslüman olmayan ilk üyelerindendir.Een niet-moslim is iemand die geen moslim is.
Ama önceleri bölgedeki Müslümanlar bunları tedarik etmekten kaçınmaktaydılar.Moslims wilden ze daarentegen sparen.
Bir çeşit "İsevî Müslümanlık" tarzı olduğu ifade edilmektedir.Hiermee is sprake van een vorm van "afgedwongen solidariteit".
Toplam nüfusun %96,68'i Müslümandır.Opkomst: 69.68% van de bevolking
Orasının Türk veya Müslüman olduğu bilinmemektedir.Niemand weet hierdoor of zij Chinees of Japans is.
Müslümanlar için en kutsal ikinci mekandır.Het is de tweede heilige stad van de islam.
Müslüman ibâdetlerinin fazlalığıyla övünmemelidir.Behoor dus niet tot hen die twijfelen.
Köyün tamamı Müslüman ve Türk'tür.De rest van het land is cultureel Perzisch en Turks.
Müslüman Kardeşlerden Yeni Osmanlılara İslamcılık.Zelfs de gevreesde moslimbroeders.
Tanzanya'daki nüfusun üçte biri Müslüman, üçte ikisi Hristiyan'dır.Ongeveer twee derde van de inwoners van Buli zijn Christen, de rest is Moslim.
Böylelikle Hersek'te Müslümanlık yayılmaya başlamıştır.Hiertegenover staat dat ook in Jekaterinenburg de vreemdelingenhaat groeit.
Bu nüfusun büyük çoğunluğu Müslüman olup, şehirde önemli oranda Hıristiyan azınlık da bulunmaktadır.Daarvan is de meerderheid moslim, hoewel er ook een grote christelijke minderheid bestaat.
Mursi ev hapsine alınırken Müslüman Kardeşler yöneticilerinden bazıları gözaltına alındı.Na de afzetting van president Morsi werd hij evenals veel andere Moslimbroeders gevangengezet.
Bu parti kuzeyli muhafazakar müslüman blokça hoş karşılanmamaktaydı.Het lidmaatschap van de Reichskulturkammer bood daartegen geen bescherming.
Şimdi Müslümanlar çoğunlukta.Tegenwoordig zijn veel Maleiers moslim.
Serbest kalmasını sağlamak için, V. Bagrat müslüman olmayı kabul etmiştir.Bagrat V werd uiteindelijk vrijgelaten nadat hij zich tot de islam had bekeerd.
Orta Çağın sonlarına doğru müslüman sarraflar da çoğalmaya başladı.In de begintijd lagen de sporen aan weerszijden van de (toen nog niet drukke) weg.
Tüm ülkelerdeki Müslüman kadınlar, oyunlarda yer alabilmekteydi.Australische atleten waren actief op elke Spelen.
İber Yarımadası üzerinde hüküm sürmüş son büyük Müslüman devlettir.Degerön staat voor groot (diger) eiland (ön).
Müslüman Nijeryalıların kültür düzeyleri oldukça yüksektir.Voor Bulgaarse zigeunermuziek kunnen deze regels in mindere mate van toepassing zijn.
İslamiyet'in doğuşundan sonra oğlu ile birlikte Müslüman oldu.Hiermee is ieder kind bij zijn of haar geboorte moslim.
Şiirler söyleyerek Kureyşlileri Müslümanlara karşı kışkırttı.In het artikel verweet hij hen dat ze moslimkinderen angst aanjagen.
Örneğin kazara bir Müslümanı öldüren kimsenin Müslüman bir köle azad etmesi emredilmiştir .Het gaat vermoedelijk om een zelfmoordaanslag door een extremistische moslim.
İntihar etmemiş olarak ölen bir Müslüman için yapılan her işlem intihar eden Müslümanlar için de yapılır.Iedere moslim wordt de veiligheid gegarandeerd, behalve zij die het verborgene openbaar maken.
Üretilen Helal Haribo'lar domuz jelatini içermediği için müslümanlar tarafından tercih edilmektedir.De moslims zullen daarentegen geen varkensvlees eten omdat zij een varken als onrein beschouwen.
Tahmini olarak nüfusunun %16'sı müslümandır.Het aantal protestanten wordt geschat op 16% van de bevolking.
Gayrimüslim (Osmanlı Türkçesi: غيرالمسلم), "Müslüman olmayan" demektir.Bijvoorbeeld: "Ik heb genoeg van de islam: geen moslimimmigrant er meer bij".
Müslümanların kutsal kitabı Kur'an'ın 39. suresidir.Grote Verkozene van het Heilige Gordijn 89º.
Şii Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkeler Azerbaycan, İran, Bahreyn Irak ve Lübnan'dır.Landen met een demografische meerderheid van twaalvers zijn: Azerbeidzjan, Bahrein, Irak, Iran en Libanon.
Böylece İslam'ı kabul eden ilk Müslümanlardan olmuştur.Zij zullen dan ook de eersten zijn die weigeraars tot 'losers' bestempelen.
Müslüman geleneklerine göre gömülmek istemiyorum.Wij zullen onze doden niet dicht bij de moslims begraven.
Ve tüm bu dönemlerde tamamı Müslüman Türk olarak kaydedilmiştir.Sinds die tijd is iedere ziel moslim.
İhramda Müslümanlar sakallarını tıraş eder ve tırnaklarını keser.De duivel moet Berenpels schoonmaken en kamt zijn haren en knipt zijn nagels.
Bu terim aynı zamanda, İslamı gizlice idame ettiren Kripto Müslümanlar için de kullanılır.Deze term werd ook gebruikt om gelovige moslims die hun geloof in het geheim beleden aan te duiden.
Kore ve Çin’de Müslümanlara vaazlar verdi.Zij maken toespraken voor imams in China.
1918'de Azerbaycan ilk Müslüman cumhuriyet olarak kuruldu.In 1858 kreeg Tunesië, als eerste islamitische staat, een grondwet.
Müslümanların kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim'dir.De Heilige Schrift van de moslims is de Koran.
(Ey Müslümanlar!)(Dat dere)” (muz.
Şahit ol, biz Müslümanlarız” dediler.A my byliśmy tego świadkami."
Ey Müslümanlar, rahatlamayın!Muzułmanie zjednoczcie się!
Macaheli’de önce toplumun önde gelenleri, ardından halk Müslüman olmuştur.Później rodzaje uprzednio do niej zaliczane zaklasyfikowano do rodziny trznadli (Emberizidae).
Müslüman geleneklerine göre gömülmek istemiyorum.Został pochowany zgodnie z muzułmańskimi tradycjami.
Onun müslüman olup olmadığı doğrultusunda ihtilaf var.Według nich nie kłóci się ona z Koranem.
Hristiyan arkadaşlarım gibi Müslüman arkadaşlarım da beni dinlerine döndürmeye çalışmışlardır.Gdy chrześcijańscy przyjaciele próbowali mnie nawrócić, to samo czynili moi muzułmańscy przyjaciele.
Müslüman olduktan sonra gruptan ayrıldı.Po ustąpieniu z tronu całkowicie poświęcił się religii.
Müslümanların Kutsal Mekanları Müslümanların kontrolü altında olacaktı.Muzułmańskie Miejsca Święte muszą być pod kontrolą Mahometan.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Każdy muzułmanin ma obowiązek modlić się pięć razy dziennie.
Daha sonra Müslüman olmuştur.Następnie został mnichem.
Birkaç Müslüman öldürüldü.Śmierć poniosło kilku muzułmanów.
Siyasi partisi Pakistan Müslümanlar Birliği'dir (Navaz grubu).Politycznie pozostawał związany z Pakistańską Ligą Muzułmańską (Nawaz).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod