Ana içeriğe geç
Sözlük

müslüman ile cümle

müslüman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu muharebe Müslümanlarca kazanılmıştır.A vitória foi dos muçulmanos.
Müslümanlıktan vazgeçmeyen Tatar halkı, köylerde yaşamaya mahkûm edilmişti.Os habitantes que se recusaram a viver sob o domínio otomano receberam terras noutros lugares.
Tahmini olarak nüfusunun %16'sı müslümandır.Outras religiões representam 16 por cento da população.
Bu Müslüman Bosnalılara "Boşnak" denilmektedir.São também denominados "bósnios muçulmanos".
Müslüman tarafında çok sayıda kronikçi-tarihçi bu kuşatma hakkında tarih yazmıştır.Há discrepância entre os cronistas muçulmanos sobre as datas desses acontecimentos.
Haçlı Seferleri döneminde Hristiyanları Müslümanlara karşı kışkırttılar.Apesar disso, os maiores massacres foram de cristãos contra muçulmanos.
Alex hayatı pahasına eski aşkı Müslüman kadın Hana'nın kızını kendi akrabalarından kurtarmış olur.Carinhosamente, Juan ainda se preocupa com a garota muçulmana que ele resgatou.
Savaş sonunda şehrin Müslüman nüfusunun büyük kısmı şehre geri döndü.Contudo, com a ameaça de guerra na Terra, a maioria volta ao lar.
Tüm bu zaman, Müslümanlar fetih dalgalarının üzerine bindiler."«De como os alemães tornaram-se gaúchos pelos caminhos da modernização».
Örneğin kazara bir Müslümanı öldüren kimsenin Müslüman bir köle azad etmesi emredilmiştir .A partir do momento em que o Islão se iniciou, foi proibido a um muçulmano escravizar outro muçulmano.
Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar için cihadı sürdürüyordu (...)A Toyota trabalha com grupos de oito trabalhadores(...)
Bu nüfusun büyük çoğunluğu Müslüman olup, şehirde önemli oranda Hıristiyan azınlık da bulunmaktadır.A população desta cidade é de maioria muçulmana, com uma pequena presença cristã.
Büyük Müslüman toplulukları ayrıca Çin'de, Balkanlarda ve Rusya'da bulunmaktadır.Comunidades islâmicas significativas também são encontradas na China, na Rússia e em partes da Europa.
Müslümanların ve yahudilerin çoğu kasabayı terk etti ve bir daha geri dönmedi.Outros, especialmente os judeus, foram expulsos da Europa Oriental e não tinham intenção de voltar.
Osmanlı İmparatorluğu, Hindistan'daki Müslüman devletlerin iç işlerine karışmayı reddetti.A França se recusou a cooperar com a República Islâmica do Irã.
Birlik üyesi Balkan ülkelerinde de önemli ölçüde Müslüman nüfus yaşamaktadır.A Província do Litoral também tem uma significativa população muçulmana.
656 - Müslümanlar arasındaki ilk iç savaş olan, Cemel Savaşı gerçekleşti.615 — Perseguição dos primeiros muçulmanos pelos coraixitas.
Bugün dünyada yaklaşık 1,5 milyar Müslüman yaşıyor.Na Rússia, Moscou é o lar de cerca de 1,5 milhões de muçulmanos.
1831'de Osmanlı döneminde düzenlenen nüfus sayımına göre köy nüfusunun %26'si Müslümanlardan oluşmaktaydı.Segundo censo de 1831, 52% da população da cidade era composta por muçulmanos.
Bu dönemde Müslümanlığı kabul etti ve Abdullah adını aldı.Em troca, ele pediu sua alma e Cantuña aceitou.
Bölge uzun süre Sasaniler, Bizans ve Müslümanlar arasında mücadele alanı olmuştur.Pelos quatro séculos seguintes, o Mediterrâneo tornou-se um campo de batalha entre bizantinos e muçulmanos.
Arnavutluk Müslüman Topluluğu'n Internet sitesiSítio Oficial da Liga Muçulmana do Paquistão
Ertesi yıl Sicilya'nın tamamını ele geçirerek Müslüman Sicilya Emirliği'ne son verdi.No ano seguinte, eles conquistaram também a Sicília, destruindo o emirado muçulmano da Sicília.
Şehir bu olaydan hemen sonra Müslüman Arapların eline geçti.Logo em seguida, a região caiu sob o domínio muçulmano.
Fakat Richard akşama doğru kendi birlikleri ile geri gelip müslüman birliklerini şehirden çekilmeye zorladı.De manhã, organizou com a cidade para deixar as tropas iranianas dentro.
Kekilli, ailesini "liberal" ve "görece modern Müslüman" olarak tanımlar.Embora muçulmano, seus amigos e vizinhos referem-se a ele como um "espírito livre".
Hıristiyan ve Müslüman hükümdarlar arasında evlilikler yaygın olmasa da hiç görülmüyor değildi.O casamento entre chineses e mulheres malgaxes não era incomum.
Ancak bugün nüfusun çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmaktadır.Op deze dag vallen de meeste mensen uit (veelal de ongetrainden).
Bizim Müslümanlar Kim bu dinciler?Wie ben je als je moslims ontmoet?
Allah’a hamd olsun Müslümanız.Ik wens u daarbij Gods zegen toe."
Mekkeliler, Müslümanların siyasî varlığını resmen kabul ettiler.De Mekkanen hebben de moslims officieel op politiek vlak erkend.
Müslümanların namazda üst üste iki kez secdeye gitmesi de bu olayı hatırla(t)mak içindir.In de Koran wordt gesteld in soera De Overvloedigheid 2: Zo verricht een salat voor uw Heer en slacht offers.
Salarlar tipik giyimleri bölgedeki müslüman diğer insanlara çok benzer.De Salar lijken veel op de overige moslims in de omgeving.
Şehrin en büyük dini grubunu Müslümanlar oluşturmaktadır.De Grote Moskee (Ulu Camii) – De grootste moskee van de stad.
İzmir'deki nüfusun %55'i Hristiyan, %38'i Müslüman ve %7'si Museviydi.Van de totale bevolking in İzmir was 55% christelijk, 38% moslim en 7% jood.
Halkın çoğunluğu müslüman olmasından ötürü Endonezya'da alkollü içkiler yasaktır.Dit komt doordat bij de moslimmeerderheid alcoholische dranken verboden zijn.
Kabartayların tamama yakını ve Balkarların tamamı ise Hanefi/Müslümandır.Voorbeelden zijn er te over en van (bijna) alle tijden.
(Ey Müslümanlar!)(Wat wonen jullie toch gezellig!)
Faslıların çoğunluğu Müslüman ve Maliki mezhebindendir.De meesten onder hen behoren tot de Bissa en de Mossi.
Ey Müslümanlar, rahatlamayın!Weest niet terughoudend!
Müslüman Punklar genellikle Straight Edge akımına dahildirler.Een X op de handen staat meestal voor straight edge.
Bu savaştan sonra Hendek Savaşı'nda son kez Müslümanlara karşı savaşmıştır.Bij de Slag bij de Gracht heeft hij voor de laatste keer tegen de moslims gevochten.
Katolik olarak yetiştirilen Paz, sonradan Müslümanlığı seçmiştir.Vinnie Paz werd Katholiek opgevoed en is later bekeerd tot Moslim.
Ölümünden sonra eşi Secah Müslümanlığı kabul etmiştir.De verdeling na zijn overlijden toont aan hoe welstellend hij was.
2002 yılı itibarıyla Avrupa'da 1 milyondan fazla Yahudi ile 16 milyon Müslüman olduğu sanılmaktadır.Er leven in de Europese Unie ruwweg meer dan een miljoen joden en 16 miljoen moslims.
Çok şükür hepimiz Müslümanız.Zij waren allen moslims.
Müslümanların ibadetlerinde ve işlerinde uyacakları bir yol göstermiştir.Zij nemen de leiding over en dwingen Draaier te doen wat zij zeggen.
Ancak mağlup oldu ve binlerce müslüman öldürüldü ve denizde boğuldu.Het werd een bloedbad waarbij 3000 doden vielen en de Arabieren werden verslagen.
Müslüman bir kızın hristiyan bir erkekle evlenmesi ne toplumsal ,ne de yasal olarak mümkündür.Een christelijke of joodse man mag geen moslimvrouw huwen.
1975 - Beyrut'ta Hristiyan ve Müslümanlar arasında iç savaş başladı.In 1975 brak er in Libanon een bloedige burgeroorlog uit tussen moslims en christenen.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Vanaf dat moment zouden moslims verplicht zijn vijfmaal per dag de salat te verrichten.
Namazını kıl, orucunu tut yeter; karışan mı var diyen gafil müslüman sen de düşün...Aanbid en reciteer Vishnoe in gebed Wees genadig voor alle levende wezens en heb hen lief.
Birkaç Müslüman öldürüldü.Duizenden moslims werden daarbij om het leven gebracht.
Müslüman olmak.Hij werd moslim.
Hatta zamanla Müslüman Türkler dahi çocuklarını bu okullara göndermişlerdir.In de praktijk sturen veel moslimouders hun kinderen naar katholieke scholen.
Bazı Müslümanlarca bu kişi Muhammed'dir.Voor veel moslims is dit een taboe.
Din İşleri Dairesi Müslümanların dinî ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışmaktadır.De organisatie wil de belangen behartigen van voormalige moslims.
Dolayısıyla Müslümanlar, bu duruma çok üzülmüşlerdi.Kortom: de Moslimstaat kreeg het flink te verduren.
Bunlardan biri Müslüman oldu diğer beşinin kelleri kesilerek idam edildiler.Van hen overleden naderhand nog vijf ten gevolge van de doorstane ontberingen.
Tahminlere göre Müslümanlar tespihi Budistlerden almışlar.Men vermoedt dat de moslims de tasbih van de boeddhistische mala hebben overgenomen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod