Ana içeriğe geç
Sözlük

müslüman ile cümle

müslüman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Moses Abulafia, işkenceden kurtulmak için Müslümanlığı seçti.Mosè, sceso dal Sinai, punisce gli idolatri.
Mısır ve Nijerya Afrika'nın en kalabalık Müslüman nüfusa sahip ülkeleridir.In Africa, Egitto e Nigeria hanno le comunità musulmane più numerose.
Theophilos cesaretini kırmadı ve 831 yılında Müslümanlardan Tarsus'u ele geçirdi.Teofilo non rimase inerte e nell'831 strappò Tarso ai musulmani.
Halkın %100 Müslümandır.I locutori sono al 100% Musulmani.
Nüfusun çoğunluğu Müslüman olan olsa da orada yaşayan Yahudi aileleri de vardır.La popolazione è in prevalenza musulmana, ma vi risiedono anche famiglie di ebrei.
Kur'ancı Müslümanlar Kur'an merkezli İslâm'ı savunan bâzı guruplardır.Ali Amir-Moezzi, Il Corano silente, il Corano parlante.
638 yılının sonlarında, Müslüman ordusu bir Bizans garnizonunun bulunduğu şehre kuşatmayı başlattı.Alla fine del 638 l'esercito rashide mise sotto assedio la città difesa da una guarnigione bizantina.
Aynı zamanda Müslümanda olmuştur.Il totalitarismo è anche una loro colpa.
838 yılında, Müslümanlar İtalya'ya geçip, Taranto ve Brindisi'yi aldılar, takiben Bari Emirliği kuruldu.Nell'838, i Musulmani sbarcarono in Italia, occupando Taranto e Brindisi, seguite presto da Bari.
Müslüman olduktan sonra kızı ve eşinden ayrılmak zorunda kalmıştır.Dopo essere diventato un vampiro dovette abbandonare la moglie e figli.
Bu durumun bir neticesi olarak, 1832'de etnik Ermenilerin sayısı Müslümanların sayısını yakaladı.In seguito ad un tale spostamento di popoli, nel 1832, il numero di armeni eguagliٍ quello dei mussulmani.
Enver'le Müslüman Ortaçağı, bütün yeşilliği ile devam edecekti."Áed sarebbe stato preceduto sul trono da Áed Sláine e Colmán Rímid, che avrebbero regnato insieme.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Ogni musulmano ha l'obbligo di pregare cinque volte al giorno con orari e regole precise.
Namazını kıl, orucunu tut yeter; karışan mı var diyen gafil müslüman sen de düşün...Wa ka Tu (o voi) fai za an ga lè wa chi ha (fatto l'azione di) chiamarti? chi ti ha chiamato?
Şimdi Müslümanlar çoğunlukta.Sono in maggioranza musulmani.
Türkistan Müslüman KonseyiAssemblea consultiva islamica
Ali Müslümandır.Ali è musulmano.
Sırp Ortodokslardan başka kentte 20.366 Müslüman, 16.305 Katolik, ve 3.796 Protestan bulunur.Sono presenti 20.366 musulmani, 16.305 cattolici, e 3.796 protestanti.
Muslümanların oranı 20.44% dür.La pendenza media è del 20,84%.
Portekiz ekonomisi, Müslüman devletlerle olan komşuluk durumundan oldukça faydalanmıştı.Ciononostante, l'economia portoghese beneficiò del commercio con alcuni stati islamici confinanti.
AB yurttaşlarının %72'si Hristiyan ve %2'si Müslüman.Il 72% dei cittadini dell'UE sono cristiani, mentre il 2% sono musulmani.
1,002,400 kişilik nüfusun %86'sını Yahudiler %14'ünü ise çoğunlukla Müslüman olan Araplar oluşturur.La popolazione del distretto Meridionale è di 1.002.400 e l'86% ebrea e 14% araba (per lo più musulmana).
Bir fıkıh terimi olarak selam; karşılaşan iki Müslümanın birbirine yaptıkları dua cümlesinden ibarettir.Diadelfi Sono gli stami quando sono saldati tra di loro in due gruppi (uguali o diseguali).
Annesi Hristiyan, babası Müslüman'dır.Suo padre è musulmano, sua madre cristiana.
Müslümanlar için şerefli ve hürmetli bir yeri vardır.Divenne poi un'alta titolatura attribuita a nobili musulmani.
Müslümanlara yapılan işkencelerden Ümmü Eymen de nasibini almış ama hiçbir zaman dininden taviz vermemişti.A dispetto del trattamento ricevuto rimase sempre leale e non portò mai astio nei confronti del suo signore.
Vehbi, Lübnan Şii'si bir Müslümandır.Adottò il laqab di al-Muʿtadd bi-llāh (Colui che spera in Dio).
2003 - İstanbul'da çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede ilk kez bir onur yürüyüşü düzenlendi.2003: si svolge il primo gay pride in un paese musulmano, a Istanbul.
1975 - Beyrut'ta Hristiyan ve Müslümanlar arasında iç savaş başladı.Nel 1958 Beirut viene scossa da una prima guerra civile tra cristiani e musulmani.
Antlaşma şartlarına göre Kudüs Müslümanların kontrolünde kalacaktı.Secondo i termini dell'accordo, Gerusalemme sarebbe rimasta sotto sovranità islamica.
Ayrıca Müslüman (Boşnak) ve Protestan Slavlar da vardır.Vi sono inoltre minoranze musulmane, protestanti ed ebraiche.
Bao'anlar bir Moğol dili olan Bao'anca dilini konuşurlar ve çoğunluğu Müslümandır..Parlano la lingua Bonan, una lingua del ceppo mongolo, e sono prevalentemente musulmani.
Az sayıda Müslüman vardır.Dopo c'è una piccola parte di musulmani.
Çoğunlukla Türkler, (Kıpçaklar), Çerkesler, Gürcüler gibi Arap olmayan Müslümanlardan oluşturulmaktaydı.La maggior parte delle tasse, insomma, erano pagate dai non arabi e dai non musulmani.
1909'daki Morley-Minto reformları Hint Müslümanlarına ayrı seçim hakkı getirdi.Le riforme di Morley e Minto approdarono nel 1909 all'approvazione dell'Indian Councils Act.
Yezîdîlik'te Yahudi-Hıristiyan ve Müslüman'da olduğu gibi hiçbir Şeytan figürü yoktur.Nell'Ebraismo non esiste il concetto di diavolo come nel Cristianesimo o nell'Islam.
Müslümanlar halifenin gücünden korkarlardı.I musulmani ebbero la meglio sui nemici.
Abu Musa Ashaari, yanında bulunan Müslümanlarla birlikte onun cenaze namazını kıldı.A Beast for Norn (Una bestia per Norn) Call Him Moses (Chiamatelo Mosè) Manna From Heaven (Manna dal Cielo).
Kureyş'ten başka diğer kabileler isterlerse Müslümanların, isterlerse Kureyş'in koruması altına girebilecek.Quando gli altri Nodoss della Tribù d'Argento saranno in pericolo, voi li supporterete.
Çin'de Müslümanlar.In Africa esistono alcuni stati musulmani.
Hendek Savaşı'nda Müslümanlardan altı kişi, paganlardan ise sekiz kişi öldürüldü.Nella battaglia rimasero uccisi lo stesso Magellano e otto dei suoi uomini.
Haçlı Seferleri döneminde Hristiyanları Müslümanlara karşı kışkırttılar.In risposta, gruppi di cristiani effettuarono rappresaglie contro i musulmani.
Bu suçtan girdiği hapishanede Müslüman oldu ve Malik Abdülaziz ismini aldı.Durante la sua detenzione si convertì all'Islam ed assunse il nome islamico di Malik Abdul Aziz.
Onuncu asırdan itibaren Müslümanlar bölgeye egemen olmaya başladılar.Dal XX secolo secolo i musulmani iniziarono a trasferirsi in città.
19. yüzyıl başlarında sadece Müslüman nüfusun olduğu köyde 56 erkek yaşamaktaydı.All'inizio del XV secolo ospitava solo sei pazienti.
Toplantıda Kırım Müslümanları Merkezi İcra Komitesi belirlenmiştir.I Consigli regionali del culto musulmano (CRCM) sono eletti nello stesso momento.
Müslüman Kardeşler'in yaklaşık 70-100 üyesi öldürüldü, diğerleri ya yaralanmış ya da yakalanmıştı.Otto o dieci fanti tedeschi erano rimasti uccisi e il resto erano stati fatti prigionieri.
Bu nedenle Müslüman yapılarının kayıtları resmi tapu evrakından çıkarılmıştır.In questo contesto, gli architetti rivoluzionari furono dimenticati dalla storiografia accademica.
İlçe nüfusu Türk, Kürt ve Müslüman’dır.L'uva sultanina ha origine greca, turca o iraniana.
2009'da Pew Research Center, Kamboçya nüfusunun %1,6'sı ya da 236.000 kişinin Müslüman olduğunu tahmin etti.Una relazione del Pew Research Center, invece, riferisce che 96,3% degli Uzbeki sono musulmani.
Hristiyanların, ayrıcalıklı konuma gelmesi, Müslümanlar için tam bir hayal kırıklığıydı.Nell'863 la campagna dei musulmani contro i cristiani fu particolarmente sfortunata.
Köy kurtuluş savaşında müslümanların eline geçmiş.È un uomo musulmano che Carl incontra durante il periodo di guerra contro i salvatori.
Tahta çıktığı sırada Müslüman halk arasında mehdiyet düşüncesi oldukça yaygındı.Questa linea di pensiero è di gran lunga la più diffusa tra i musulmani.
Müslüman bir kızın hristiyan bir erkekle evlenmesi ne toplumsal ,ne de yasal olarak mümkündür.Alla donna musulmana è vietato sposare un uomo non musulmano.
Hıristiyanların da dahil olduğu gayr-i Müslimler, Müslümanlardan daha fazla vergi veriyorlardı.I cristiani continuarono ad essere soggetti a una tassazione più alta rispetto ai musulmani.
Bu sırada Müslüman ülkelerine batıdan Haçlı Seferleri'nin başladı.Da qui inizia a percorrere importanti strade nel mondo jazz.
1867 yılında İngiliz kaynaklar Batı Burma'da Müslüman sayısını 58,255 olarak belirtmişlerdir.Il censimento britannico del 1891 segnalò la presenza di 58.225 musulmani in Arakan.
1265 yılında Müslüman olmuştur.Diventò ducato nel 1285.
Her 361 müslüman erkeğe bir camî düşmektedir.Intorno al 661 i musulmani cominciarono a differenziarsi.
Nüfusun yaklaşık %5'i ise Müslümandır.Circa il 5% della popolazione filippina è di religione musulmana.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod