Ana içeriğe geç
Sözlük

müslüman ile cümle

müslüman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kayıp Müslüman kızın cesedinin bulunduğu ve Yahudiler tarafından öldürüldüğü dedikoduları hızla yayıldı.La rumeur se répand que le corps est celui de la petite musulmane et qu'elle a été tuée par les Juifs.
Çok şükür hepimiz Müslümanız.Ils sont presque tous musulmans.
Hristiyan arkadaşlarım gibi Müslüman arkadaşlarım da beni dinlerine döndürmeye çalışmışlardır.Mes amis chrétiens ont été aussi entreprenants pour me convertir que mes amis musulmans.
Muslümanların oranı 20.44% dür.UNR : 20,44 %.
656: Müslüman Mısırlılar Halife Osman isyan 685-699: Emeviler karşı İran ve Irak'taki Azraqi Kharijī isyanı.685-699 : révolte kharidjite en Iran et en Irak contre les Omeyyades.
Müslüman yerleşimciler yerel halktan kadınlarla evlendiler.Il fallait marier au plus vite les veuves et les orphelines musulmanes.
Peçeyi sadece Müslümanlar giymiyordu.Le larike n'est utilisé que par les musulmans.
Sonuçta, müslüman olmamışlardır.Pour autant, ils ne sont pas islamiques.
Nüfusun yaklaşık %5'i ise Müslümandır.Environ 5 % des Dinka sont Musulmans.
Daha sonra ailesinin de Müslüman olmasını sağladı.Sa famille le suit docilement.
15. yüzyılda Müslümanlar, Malezya halkının çoğunu oluşturdu.Au XVe siècle, ils constituent déjà la majorité de la population.
Sırp Ortodokslardan başka kentte 20.366 Müslüman, 16.305 Katolik, ve 3.796 Protestan bulunur.Il y a aussi 20 366 musulmans, 16 305 catholiques et 3 796 protestants.
Ancak bir kısmı Müslüman olmuş fakat zaman içerisinde Türkleşmiştir.Cependant, seuls quelques locuteurs âgés le prononcent ; tous les autres le remplacent par .
Dolayısıyla Müslümanlar, bu duruma çok üzülmüşlerdi.De ce fait, la communauté musulmane, s'y est fortement développée.
Köyün kültürü müslüman Türk kültürünün tüm özelliklerini taşımaktadır.Daniil Komissarov s'intéresse à tous les aspects de la vie culturelle iranienne.
Müslümanız aynı zamanda.Claire à la pensée aussi.
Şapsığlar Sünni Müslüman'dır Şapsığlar, Kırım Hanlığı’na karşı savaşan Adığeleri desteklediler.Il pensait que les Perses étaient favorables aux Hachémites et demanda le soutien d'Alî ar-Ridhâ.
2008'de Endonezya, dünyanın en büyük Müslüman nüfusa sahip ülkesidir.En 2008, le Danemark serait le pays où la population est la plus heureuse.
Bazı yerli Müslümanlar da ekmek, üzüm ve para vererek yardımda bulundular.Quelques Musulmans de la ville viennent à leur aide en distribuant du pain, du raisin et quelques monnaies.
Bu zamanlarda Müslümanlar Yahudiler gibi Kudüs yönüne dönüp dua ediyorlardı.Initialement les musulmans priaient en direction de Jérusalem.
Müslüman Kardeşler ikinci sırada yer aldı.Les Bad Boys Blue se retrouvèrent à deux encore une fois.
(Türkistan Müslümanları Komitesi).(Musée égyptologique de Turin).
Az sayıda Müslüman da bulunmaktadır.Il y a aussi quelques musulmans.
Halkın %100 Müslümandır.10 % de musulmans.
Okuması olan olmayan her Müslüman o yazıyı okur.”Tous ceux qui travaillent avec des personnes non-verbales devraient le lire».
Müslüman Kardeşler'in şiddet eylemleri yoğunlaştı.Les rapports du pouvoir avec les Frères musulmans se détériorent.
Müslümanlara yapılan işkencelerden Ümmü Eymen de nasibini almış ama hiçbir zaman dininden taviz vermemişti.Malik, le gardien de l'enfer, est nommé dans le Coran, et ne sourit jamais à cause de sa création.
Müslüman lider Selahaddin Eyyubi ordularını toplar ve Kudüs'e yürür.Dieu, il convient de chanter tes louanges en Sion ; et de t'offrir des sacrifices à Jérusalem.
22 Mart 1917'de Milli Müslüman Konseyi geçici yönetim komitesi oluşturuldu.Le 29 mars 1917, le Comité exécutif provisoire du Conseil national musulman fut établi à Bakou.
29 yaşında Müslüman oldu.Elle se convertit alors aussi à l’islam à 22 ans.
Abu Musa Ashaari, yanında bulunan Müslümanlarla birlikte onun cenaze namazını kıldı.C'est en ce lieu que Dieu révéla la Torah à Moïse, que les Juifs appellent Notre maître (Moshe Rabbenou).
"Bu zaman boyunca Müslümanlar tüm Akdeniz'in kontrolünü ele aldılar.Les communistes ont tenté, par le passé, de prendre le contrôle de tout le métro.
Müslümanlar ve Hıristiyanlar ölülerini gömerler.Les auteurs ont séparé musulmans et chrétiens, pour ne tuer que ces derniers.
Myanmar'da devam eden baskılardan kaçan Müslüman Rohingyalar dışarıya göç etmeye başlamışlardır.Le camp héberge principalement des Rohingya fuyant les persécutions des musulmans en Birmanie.
Müslüman, Musevi, Hindu ve Budist inanışlar nüfus içerisinde %4'tür.Bouddhistes, musulmans, juifs et hindous représentent collectivement 7,5 % de la population.
2. Dünya Savaşında ölmüş olan Müslüman askerlerin anısına yapılmıştır.Le carré des soldats musulmans de la Seconde Guerre mondiale.
Belly bir Müslüman.Les Belait sont musulmans.
Halkın %95'i Müslüman'dır.La population était à 95 % musulmane.
Mahallede zamanında Ermeni ve Müslüman halk bir arada yaşamışlardır.Dans un village du Liban, chrétiens et musulmans vivent ensemble depuis toujours.
Yöre müslüman Altay Coğrafyasına dahil edilmektedir.Voir la place de la femme dans le droit successoral musulman.
Bu fabrikanın normal bira üretmesine ek olarak muhafazakâr Müslümanlara yönelik alkolsüz bira da üretir.Elle produit également de la bière sans alcool pour la clientèle musulmane.
Bunlardan biri Müslüman oldu diğer beşinin kelleri kesilerek idam edildiler.Cinq des huit terroristes ont été tués, les trois autres capturés.
Köyün ilk defa hristiyanlar tarafından kurulduğu, daha sonra müslümanların yerleşmiş.Au Moyen Age, la région a été occupée par les musulmans puis par les chrétiens.
Bu kesim Müslüman nüfusun %1'i kadardır.Les musulmans représentent moins de 1 % de la population.
Din İşleri Dairesi Müslümanların dinî ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışmaktadır.Ils vont chercher les voix des musulmans du département.
Gülsüm Şerif ayrıca 1999'dan 2002'ye kadar "Pakistan Müslüman Ligi-N" (PML-N) Başkanı olarak görev yaptı.André Morice reste ensuite sénateur de la Loire-Atlantique (Gauche démocratique) jusqu'en 1983.
Ben felillahilhamd Müslümanım.Moi, je suis un peu islamophobe.
Bu nedenle de tüm Müslümanlar için çok değerlidir.Il est de ce fait très usité parmi les musulmans.
Müslüman yerleştirilmişti.Jazz en place.
Burada Hristiyanlar ile Müslümanlar eşit konuma getirildi.En Afrique, les chrétiens font désormais jeu égal avec les musulmans.
Müslümanlar arasında ise genelde konu tartışmaya açılmamıştır.Les musulmans ne consentirent jamais à s'en chausser.
Müslüman Olmam Neyi Gerektirir?Mais comment savoir qui est musulman ?
Devşirilir devşirilmez sünnet edilip, kendilerine bir Müslüman adı verilirdi.Ils créèrent les talismans sacrés (appelé [tjurunga) et les donnèrent aux gens.
1835 yılında köye sadece Müslüman nüfus bulunmaktaydı.Jusqu'en 1948 il s'y trouvait un village palestinien.
Sünni Müslümanlar için Kudüs üçüncü en kutsal şehirdir.Bethléem est la troisième ville sainte du judaïsme.
Süleyman, Alexandra'ya aşık olur ve onu Müslüman yapar.Il va s'en plaindre à Alexis puis l'embrasse.
Bu hüküm müslümanlara karşı kullanılmıştır.Le droit musulman est appliqué aux parties musulmanes.
Nüfusunun büyük çoğunluğu müslümandır.La grande majorité de la population est musulmane.
1492'de Müslümanların son kalesi Granada Krallığı yıkıldı.En 1492, le royaume de Grenade, dernier Etat musulman d'Espagne est vaincu.
Çin'de Müslümanlar.Islam in China.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod