mümkün ile cümle
mümkün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom imkansızı mümkün yapan insandır.Tom is a man who makes the impossible possible.
Mümkünse salı günü gelin.Come on Tuesday if you can.
Tom bunun mümkün olmadığını söylüyor.Tom says he thinks it's not possible.
Tom, bunu yapmanın mümkün olmayacağını düşündüğünü söylüyor.Tom says he thinks it won't be possible to do that.
Bunu hâlâ mümkünken elimden geldiğince sık yapmak isterimI'd like to do that as often as I can while it's still possible.
Bunu kendi başına yapman mümkün olmalı.It should be possible for you to do that by yourself.
Gerçekten bunu yapmanın mümkün olacağını düşünüyor musun?Do you really think it would be possible to do that?
Tom'un bunu yapması oldukça mümkün.It's quite possible Tom will do that.
Bence bunu yapmak mümkün olmalı.I think doing that should be possible.
Tom'un bunu yapması mümkün.It's possible that Tom did that.
Lütfen mümkünse bunu bugün yapın.Please do that today if possible.
Eğer mümkünse Tom bunu yapar.Tom will do that if possible.
Mümkünse bunu yaparım.I'll do that if possible.
Tom'un bunu henüz yapmamış olması mümkün.It's possible that Tom hasn't done that yet.
Tom'un kazanması oldukça mümkün.It's quite possible Tom will win.
Tom'un ağlayacağı oldukça mümkün.It's quite possible Tom will cry.
Tom ve Mary birlikte mümkün olduğunca sık seyahat ettiler.Tom and Mary traveled together as often as they could.
Tom ve Mary, mümkün olduğu kadar sık seyahat ediyorlar.Tom and Mary travel together as often as they can.
Bunun yapmam mümkün değil.I can't possibly do that.
Tom, Mary'nin ağlamasının pek mümkün olmadığını söyledi.Tom said Mary was very unlikely to cry.
Tom muhtemelen Mary'ye bunu mümkün olan en kısa sürede yapması gerektiğini söyleyecektir.Tom is probably going to tell Mary that she should do that as soon as possible.
Tom, Mary'nin onun içine havuç koymazsa güveci yemesinin mümkün olmayacağını biliyordu.Tom knew Mary was unlikely to eat the stew if he put carrots in it.
Tom bize bunu yapmanın mümkün olduğunu gösterdi.Tom showed us that it was possible to do that.
Sadece bunu yapmam benim için mümkün değil.It's just not possible for me to do that.
Sadece bunu yapmam mümkün değil.It's just not possible for me to do that.
Bunu mümkün olan en kısa sürede yapacağız.We'll do that as soon as possible.
Bunu mümkün olduğu kadar çabuk yapacağım.I'll do that as soon as possible.
Mümkün olduğu kadar çabuk başlayacağız.We'll start as soon as possible.
Tom, bunu yapmanın mümkün olacağını düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think it would be possible to do that.
Sanırım mümkün olan en kısa sürede buradan çıkmalıyız.I think we should get out of here as soon as possible.
Tom, Mary bunu mümkün olan en kısa sürede yapmak istediğini söyledi.Tom said Mary wanted to do that as soon as possible.
Tom bunu yapmanın mümkün olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think it'll be possible to do that.
Tom bunu yapmanın mümkün olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think it's possible to do that.
Tom bunun mümkün olduğunu düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think it was possible.
Mümkün olduğunca Tom'dan kaçınmaya çalışıyorum.I try to avoid Tom as much as possible.
Tom bunu mümkün olan en kısa sürede yapacaktır.Tom will do that as soon as possible.
Tom mümkün olduğu kadar çok şey yapacak.Tom is going to do as much as he can.
Tom mümkün olduğunca sıkı çalışıyordu.Tom was working as hard as possible.
Tom mümkün olduğunca çok çalışıyor.Tom is working as hard as possible.
Tom mümkün olan her şeyi yapıyor.Tom is doing everything possible.
Tom mümkün olan her şeyi yaptı.Tom has done everything possible.
Tom mümkün olduğu kadar hızlı gidiyor.Tom is going as fast as he can.
Gitmek mümkün değildi.It wasn't possible to go.
Mümkün olduğunca çabuk bunları bitirip kurtulmak istiyorum.I just want to get this thing over with as quickly as possible.
Onu daha güzel ve çekici yapmak için dili aklamak mümkündür.It is possible to launder language to make it more appealing and uplifting.
Sami, Layla'nın hayatını kurtarmak için mümkün olan her şeyi yapmaya çalıştı.Sami tried to do everything possible to try to save Layla's life.
Benim onu tekrar yapmam mümkün değil.I'm unlikely to do that again.
Onu yapmayı bırakmam pek mümkün değil.I'm very unlikely to stop doing that.
Artık onu yapmam pek mümkün değil.I'm very unlikely to do that anymore.
Herkesi memnun etmek mümkün değildir.It isn't possible to please everybody.
Mümkün olduğunca kan bağışında bulunuyorum.I donate blood as much as I can.
Tom bunu mümkün olduğu kadar sık yaptı.Tom did that as often as he was able to.
Hayır, bu mümkün değil. Hayal görüyorum.No, this is not possible. I dream.
Bunun mümkün olduğunu kanıtlamak imkansızdır.It's impossible to prove that it's possible.
Onu mümkün olduğu kadar çabuk yapın, lütfen!Make it as fast as possible, please!
Bunun mümkün olmadığını söylemiyorum.I'm not saying it's not possible.
Tom'un bunu yapmaması mümkün.It's possible Tom won't do that.
Bunu yapabilmem mümkün değil.I can't possibly do it.
Mümkünse bunu yarın yapacağım.I'll do that tomorrow if possible.
Bunun nasıl mümkün olduğunu biliyor musun?Do you know how that's possible?