Suriye yaratıcılığıyla ve mültecileriyle rekor kırıyor.Les Syriens atteignent des sommets d'expression artistique et de nombre de réfugiés.
Suriye yaratıcılığıyla ve mültecileriyle rekor kırıyor.Los sirios rompen marcas en las artes y en refugiados.
Suriye yaratıcılığıyla ve mültecileriyle rekor kırıyor.Syrer brechen reihenweise Rekorde in Kunstfertigkeit und Flüchtlingen.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).Dan saya seorang IDP, orang yang terlantar secara internal, dari Swat.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).En ik ben een IDP, een binnenlandse vluchteling, uit Swat.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).Et je suis un PDI, une Personne Déplacée à l'Intérieur, originaire de Swat.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).저는 IDP, 국제난민입니다. 스왓으로부터 왔구요.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).IDP vagyok, menekült a saját országomban, Swatból.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).Jestem jednym z uchodźców wewnętrznych ze Swat. Jestem jednym z uchodźców wewnętrznych ze Swat.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).Jsem IDP, vnitřně vysídlená osoba, z údolí Swat.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).Och jag är en IFP, en internt fördriven person från Swat.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).Som IDP, vnútorne vysídlená osoba, z údolia Swat.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).Sono un IDP, un rifugiato interno di Swat.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP)."Sou um 'I.D.P.', um deslocado interno, de Swat.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).Soy un PDI, persona desplazada internamente, de Swat.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).Sunt o persoana care a fost fortata sa-si paraseasca casa, dar care a ramas in tara de Swat.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).Và tôi là một người bị trục xuất nội bộ từ Swat.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).Και είμαι ΕΕΠ, ένα εσωτερικά εκτοπισμένο πρόσωπο, από το Σγουάτ.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).И аз съм ЛПВС, лице преместено във вътрешността на страната от Суат.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).И я ЛПВС — лицо, перемещённое внутри страны — с района Сват.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).І я ППВК - персона, переміщена всередину країни - з району Сват.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).ואני פליט פנים מדינתי, מעמק סוואט.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).أنا نازح داخلياً، من إقليم سوات.
Swat bölgesinden, ülke içi mülteciyim (IDP).国内難民です このフェンスのこちら側にいる私が見えますか
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.A chraň Bůh, nechci ani zhoršit uprchlickou krizi ve vašich zemích.
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.E non voglio nemmeno aggiungermi alla crisi dei rifugiati nei vostri paesi, Dio non voglia.
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.Eu também não quero acrescentar ainda mais à crise de refugiados em seus países, Deus nos livre.
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.Evenmin wil ik bijdragen aan de vluchtelingencrisis in uw land. God bewaar me.
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.Je ne veux pas non plus ajouter à la crise des réfugiés dans vos pays, Dieu m'en garde.
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.Tampoco quiero contribuir a la crisis de refugiados en sus países, Dios no lo permita.
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.Ούτε θέλω να προστεθώ στην προσφυγική κρίση στη χώρα σας, Θεός φυλάξοι.
Tweetlerine başladığından beri sayısı üç katına çıkan ülke içi mültecileri de unutmadı:Elle mentionne aussi les personnes déplacées par le conflit, dont le nombre a triplé depuis qu'elle a tweeté :
Tweetlerine başladığından beri sayısı üç katına çıkan ülke içi mültecileri de unutmadı:Las personas internamente desplazadas en Yemen se han incrementado en más de 100,000.
Tweetlerine başladığından beri sayısı üç katına çıkan ülke içi mültecileri de unutmadı:Und sie wies auf die intern Vertriebenen hin, deren Anzahl sich seit ihrem Tweet verdreifacht hat:
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim. Izdırap içinde Katolik kilisesinde toplanıyorlardı.E também, descobri que havia muitos refugiados vietnamitas a sofrer e que se reuniam numa igreja católica.
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim. Izdırap içinde Katolik kilisesinde toplanıyorlardı.Ho anche scoperto che molti rifugiati vietnamiti sofferenti si radunavano in una chiesta cattolica --
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim. Izdırap içinde Katolik kilisesinde toplanıyorlardı.Я узнал, что беженцы из Вьетнама также пострадали.
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim.또한 많은 베트남 난민들이
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim.І також виявилось, що там було багато в'єтнамських біженців, що страждали.
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim.גיליתי שפליטים ויאטנמים רבים
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim.وأيضا كان هناك العديد من اللاجئين الفيتناميين
Ve ben ayrıca bir çok Vietnamlı mülteci olduğunu öğrendim.カトリック教会に 集まっていることを知りました
Yahudi multeciler derhal Israil veya diger ulkeler tarafindan kabul edildi ve benimsendi.De judiska flyktingarna var genast välkomnade och absorberade i Israel eller andra nationer.
Yahudi multeciler derhal Israil veya diger ulkeler tarafindan kabul edildi ve benimsendi.Jüdische Flüchtlinge wurden sofort willkommen geheißen und von Israel oder von anderen Nationen aufgenommen.
Yahudi multeciler derhal Israil veya diger ulkeler tarafindan kabul edildi ve benimsendi.Les réfugiés juifs ont été immédiatement accueillis et intégrés par Israël ou par d'autres nations.
Yahudi multeciler derhal Israil veya diger ulkeler tarafindan kabul edildi ve benimsendi.Pengungsi Yahudi langsung diterima oleh Israel dan negara lainnya.
Yahudi multeciler derhal Israil veya diger ulkeler tarafindan kabul edildi ve benimsendi.Οι Εβραίοι πρόσφυγες έγιναν αμέσως δεκτοί και απορροφήθηκαν από το Ισραήλ ή από άλλες χώρες.
Yahudi multeciler derhal Israil veya diger ulkeler tarafindan kabul edildi ve benimsendi.Еврейские беженцы были немедленно встречены и абсорбированы в Израиле и других странах.
Yahudi multeciler derhal Israil veya diger ulkeler tarafindan kabul edildi ve benimsendi.استُقبل اللاجئون اليهود حالا وتم استيعابهم في إسرائيل أو في دول أخرى.
Yahudi multecilerin sayisi Arap multecilerden COK DAHA fazlaydi.Det var långt fler judiska flyktingar än arabiska flyktingar!
Yahudi multecilerin sayisi Arap multecilerden COK DAHA fazlaydi.Es gab VIEL mehr jüdische als arabische Flüchtlinge.
Yahudi multecilerin sayisi Arap multecilerden COK DAHA fazlaydi.Il y avait beaucoup plus de réfugiés juifs que de réfugiés arabes.
Yahudi multecilerin sayisi Arap multecilerden COK DAHA fazlaydi.Lebih banyak pengungsi Yahudi daripada pengungsi Arab.
Yahudi multecilerin sayisi Arap multecilerden COK DAHA fazlaydi.Οι Εβραίοι πρόσφυγες ήταν ΠΟΛΥ ΠΕΡΙΣΣΟΤΕΡΟΙ από τους Άραβες πρόσφυγες.
Yahudi multecilerin sayisi Arap multecilerden COK DAHA fazlaydi.Было НАМНОГО больше еврейских беженцев, чем арабских. There were FAR more Jewish refugees than Arab refugees.
Yahudi multecilerin sayisi Arap multecilerden COK DAHA fazlaydi.كان لاجئون يهود أكثر من اللاجئين العرب.
Yani iltica başvurusunda bulunan şahıs mülteci (pakolainen) değildir.En asylsökande är alltså inte en flykting (pakolainen).
Yani iltica başvurusunda bulunan şahıs mülteci (pakolainen) değildir.Es decir, un solicitante de asilo no es un refugiado (pakolainen).
Yani iltica başvurusunda bulunan şahıs mülteci (pakolainen) değildir.Le demandeur d’asile n’est donc pas un réfugié (pakolainen).
Yani iltica başvurusunda bulunan şahıs mülteci (pakolainen) değildir.Turvapaikan hakija ei siis ole pakolainen.