Ayrıca ortak mülkiyetten kişisel mülkiyete doğru bir değişme olduğu ileri sürülmektedir.Παράλληλα αλλάζει ιδιοκτησιακό καθεστώς.
Köleler Roma hukukuna göre mülkiyet olarak kabul edilir ve hiçbir hukuki hakları olmazdı.Under romersk lov, blev slaver anset som ejendom og havde ingen juridiske rettigheder.
Toprağın mülkiyeti devlete ait olmakla beraber, 99 yıllığına sembolik bir rakamla köylüye kiraya verilir.Landet er specielt ved, at staten ejer al jord, som lejes ud på 99-årsbasis til indbyggerne.
Proudhon, mülkiyet hırsızlıktır demiştir.Dette bunder i forskellen på hvordan Proudhon opfattede ejendom.
Bu devlette özel mülkiyet yoktur ve yasaktır.Dette område er nu privat og der er adgang forbudt.
Özel mülkiyet yasak olup, her şey ortaktır.Al privatejendom blev forbudt, og forbruget blev rationeret.
Fikrî mülkiyet hukuku, iktisadi değer taşıyan fikrî emek ürünlerini koruyan bir hukuk dalıdır.På den anden side er ophavsret en grundlæggende faktor i opretholdelsen af et bærbart kreativt samfund.
Sınai mülkiyeti bir Türk firmasına ait tek hafif ticari araçtır.Papirmøllen er den eneste kommercielle virksomhed af sin art i Sverige.
Bazı merkez bankalarının sahibi kamu iken, bazıları teoride, özel mülkiyettedir.Nogle centralbanker er offentligt ejede, andre private.
Rosatom tesisi işletiyor ve geri kalan %75 mülkiyeti elinde bulundurmaktadır.KBC har solgt sine aktier og Santander ejer nu 75% af banken; de resterende 25% ejes af øvrige investorer.
Daha sonra kulübenin mülkiyeti Rus çarının doktoru A. K. Tobin'e geçti.Senere falt eierskapet av hytten til A. K. Tobin, en hoffdoktor til den russiske tsaren.
Dini toleransa, basın ve konuşma özgürlüklerine ve özel mülkiyet hakkına izin verme eğilimindedirler.De tenderte til å tillate religiøs toleranse, ytringsfrihet og trykkefrihet, og retten til privat eiendom.
Proudhon, mülkiyet hırsızlıktır demiştir.Proudhon trodde han hadde brennemerket eiendom ved å kalle det tyveri.
Toprağın mülkiyeti devlete ait olmakla beraber, 99 yıllığına sembolik bir rakamla köylüye kiraya verilir.Landet er spesielt ved at staten eier all jord, som leies ut på 99-årsbasis til innbyggerne.
1885'teki Berlin Konferansı'nda Kongo Özgür Devleti'nin mülkiyeti II. Léopold'e devredildi.Under Berlin-konferansen i 1885 ble Kongo overdratt til Leopolds sønn Leopold II som privat eiendom.
Mülkiyeti devlete ait olmalıdır.Aksjekapitalen eies av staten.
Bu haklar; özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve özellikle baskıya karşı koymaktır.Disse er frihet, eiendomsrett, trygghet og rett til å gjøre motstand mot undertrykkelse.
Bu nedenle kulübün mülkiyeti, diğer futbol kulüplerine nazaran oldukça farklıdır.Arsenals eierskap er svært ulikt eierskapet i andre fotballklubber.
1885 - Belçika Kralı II. Léopold, Kongo'yu kendi kişisel mülkiyeti ilan etti.1885 - Raja Leopold II dari Belgia membentuk Kongo sebagai properti milik pribadi.
Bununla birlikte, çoğu sanayi hala devlet mülkiyetinde kaldı.Namun, sebagian besar industri masih berada di tangan pemerintah.
Köleler Roma hukukuna göre mülkiyet olarak kabul edilir ve hiçbir hukuki hakları olmazdı.Di bawah hukum Romawi, budak dianggap properti dan tidak memiliki hukum perorangan.
Özel mülkiyet Halka açık şirketKepemilikan publik Ownership society Kepemilikan pribadi
Teksaslı bir mülkiyet amiri.Pimpinan Perusahan Tekstil.
Bu mülkiyet önemli bir pazarlama fenomeni olarak büyümüştür.Properti ini berkembang sebagai fenomena merchandising utama.
Mülkiyet hırsızlıktır!Kepemilikan adalah suatu pelanggaran.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Penjarahan adalah salah satu bagian dari pencurian.
Bu ise ancak, özel-mülkiyetçi anarşizmle, kısaca Anarko-kapitalizmle mümkün olacaktır.Secara khusus, memang seharusnya tak ada –isme anarko-primitivisme ataupun anarko-primitivis.
Lari kelimesi Gürcücede hazine ya da mülkiyet anlamına gelir.Baitul Mal berarti rumah untuk mengumpulkan atau menyimpan harta.
Skorpios, özellikle Yunan armatör Aristotle Onassis'in mülkiyeti olarak bilinmekteydi.Tokoh ini sebagian terinspirasi oleh raja kapal Yunani, Aristotle Onassis.
Bu sebeple zilyetlik mülkiyet hakkına bağlı değildir.Oleh karena itu hukum dagang tidak masuk dalam hukum kebendaan.
Özel mülkiyete izin verilmemekteydi.Dilarang kepemilikan barang secara perorangan.
Proudhon, mülkiyet hırsızlıktır demiştir.Probosutedjo, pemilik Mercu Buana.
Bugün şato hala Urach dükünün mülkiyetindedir fakat ziyarete açıktır.Ngày nay lâu đài vẫn thuộc sở hữu của dòng Công tước xứ Urach, nhưng đã mở cửa cho khách tham quan.
Köleler Roma hukukuna göre mülkiyet olarak kabul edilir ve hiçbir hukuki hakları olmazdı.Theo luật La Mã, nô lệ được coi là tài sản và không có địa vị pháp lý.
Ayrıca ortak mülkiyetten kişisel mülkiyete doğru bir değişme olduğu ileri sürülmektedir.Chỉ có tính chất xã hội của sở hữu là thay đổi thôi.
Bu haklar; özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve özellikle baskıya karşı koymaktır.Những quyền này là tự do, sở hữu tài sản, an ninh và chống lại sự áp bức.
Mülkiyet Nedir.Bất động sản.
1885 - Belçika Kralı II. Léopold, Kongo'yu kendi kişisel mülkiyeti ilan etti.1885 – Quốc vương Leopold II của Bỉ thành lập Nhà nước Tự do Congo với địa vị là một thuộc địa cá nhân.
Mülkiyeti devlete ait olmalıdır.Nó thuộc sở hữu của Nhà nước.
Lari kelimesi Gürcücede hazine ya da mülkiyet anlamına gelir.Thuật ngữ 'Treasury' theo nguồn gốc La tinh có nghĩa là 'vật quý' hay 'kho báu'.
1903 yılında, Hatcher ailesi tek mülkiyet aldı ve isim, Hatcher Marketi olarak değiştirildi.1903年、オーナーがハッチャー家のみになり、ハッチャー食料雑貨店に改名した。
Şato, 1140'tan 13. yüzyıl ortalarına ve 1807'den günümüze kadar ailenin mülkiyetinde kaldı.リヒテンシュタイン家は1140年頃から13世紀まで、そして1807年以降にこの城を所有している。
En çok tanınan sözü "Mülkiyet Hırsızlıktır"'dır.そして最も顕著な特徴は「躁病的盗作」であると述べている。
1929 Çoğunluk mülkiyeti RCA Victor'a transfer edildi.1929年 電気機器メーカーRCAに買収され、RCAビクターが設立される。
Özel mülkiyete konu olan tepe, kamulaştırılamayınca da bir haftalık sondajla yetinilmiştir.しかし専門外のテーマに苦しんで何も書けないまま締切は1週間後に迫っていた。
5. maddeye göre mübadillerin mülkiyet haklarına hiçbir zarar verilmeyecekti.信頼の第五法則 人々は決してうそをつかない。
Miras şirketinde geçerli mülkiyet elbirliği mülkiyetidir.子会社株式会社ラビズにて不動産事業を開始する。
Aynı zamanda bireylerin özel mülkiyetten uzak durmalarını denetliyordu.さらにその手続きは土地の所有権をあいまいにするとも見ていた。
Kayıtlı Arapça Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Fikri Mülkiyet El Kitabı: İlke, Kanun ve Kullanım 2(005).認可された世界知的所有権アラブ語(WIPO)《知的所有権ハンドブック: 方針、法律と使 用》(2005年)。
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.窃盗の一種。
İşte o zaman yalnızca mülkiyet mevki sağlayacak.それ以後は在庫のみの対応となる。
1930'larda Deutsche Bank tarafından kurtarılmalıydı ve bu da aile mülkiyetinin sonunu işaret etti.1930年代にナチスの台頭によって、1934年に引退を余儀なくされ、Zeitschrift für Tuberkuloseの仕事もやめた。
Moşavda belli bir seviyeye kadar özel mülkiyet sahibi olunabilmektedir.秘宝は特定の階層にある祭壇で1つ手に入る。
Peygamber olduğunu savunan Mazdek, kamu mülkiyeti ve sosyal refahı arttırma programlarını uyguladı.彼は自分が神の預言者だと主張し、財産共有制と社会福祉計画を始めた。
Bir değerin devlet mülkiyetine çevrilmesine kamulaştırma ya da belediyeleştirme adı verilir.私有財産または公有財産を国有財産とすることを国有化という。
Mülkiyet yolu ile tasarruf edilir.有料道路料金所跡地。
1885 - Belçika Kralı II. Léopold, Kongo'yu kendi kişisel mülkiyeti ilan etti.1885年 - ベルギー国王レオポルド2世がコンゴ自由国を設立。
Onun isteği mülkiyet hakkını yok etmek, ben ise onu savunuyorum.她希望摧毀財產的權利,而我則希望保存之。
Mülkiyet Nedir.什么是所有权?
Yahya Peygamber ve onun müritleri mülkiyet, ikamet vb. şeylerden feragat etmişlerdir.不像猶太教和基督教,伊斯蘭教還區分了使者(rasul,رسول)和先知(nabi,نبی)。