Ulaştıkları arazileri Yamato Kar Vadisi olarak adlandırarak Japonya'nın mülkiyeti ilan ettiler.Достигнутому месту было дано название Снежная долина Ямато, открытые земли были объявлены владениями Японии.
Hafta dergisinin mülkiyeti kendisine aitti.Ему самому принадлежала типография этой газеты.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Кража — тайное хищение имущества.
Toprağın mülkiyeti devlete ait olmakla beraber, 99 yıllığına sembolik bir rakamla köylüye kiraya verilir.Земля, оставаясь в собственности государства, была передана в аренду крестьянам на 99 лет.
SSCb’de Toprak Mülkiyeti.В участковом землевладении сц.
Özel mülkiyet yatırımlarında 2006 yılında %80'lik bir artış gözlenmiştir.Рост жилищного строительства составил в 2006 году 80 %.
Yalı, 1915'e kadar Osmanlı Hanedanı'nın mülkiyetinde kaldı.Особняк оставался в собственности династии Османов до 1915.
Ekonomi açısından, sermaye malları somut mülkiyettir.Владение — недвижимое имущество.
Yahya Peygamber ve onun müritleri mülkiyet, ikamet vb. şeylerden feragat etmişlerdir.Они — своего рода посланники между Юбабой и работниками или работниками и посетителями.
1912 yılında Paris Komünü’nün başarısızlığının kaynağı olarak mülkiyetin korunmasını gördüğünü söylemiştir.В 1912 г. она утверждала, что ошибка Парижской коммуны была в том, что в ней «сохранилась собственность.»
Kadastro parseli, sınırları belli bir mülkiyet arazisidir.Террито́рия (лат. territorium) — часть поверхности суши с определёнными границами.
Bu ise ancak, özel-mülkiyetçi anarşizmle, kısaca Anarko-kapitalizmle mümkün olacaktır.Некоторые течения анархизма, особенно анархо-синдикализм и анархо-капитализм.
Engels, Friedrich: Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin KökeniЭнгельс Ф. Происхождение семьи, частной собственности и государства.
1938'de binanın mülkiyeti Vakıflar İdaresi'ne geçti.В 1934 здание Горного правления отдано Консерватории.
Bu sebeple zilyetlik mülkiyet hakkına bağlı değildir.Негаторный иск не связан с лишением правомочия владения.
Aristarchus'un mülkiyetinin kapsamı bilinmemektedir.О происхождении Ариульфа ничего не известно.
Miras şirketinde geçerli mülkiyet elbirliği mülkiyetidir.Одной из сфер деятельности компании являются фонды жилой недвижимости.
Bugüne kadar 18 milyar kronluk hisse satıldı, devlet mülkiyeti %45.3'ten %37.3'e indirildi.تم بيع ما قيمته 18 مليار كرونا سويدية مما قلل من ملكية الدولة من 45.3٪ إلى 37.3٪.
Komünizm altında, işletmelerin devlet mülkiyetinin %97 olduğu tahmin edildi.تحت الشيوعية، وقدرت ملكية الدولة للشركات لتكون 97٪ .
Notlar özel mülkiyet, komünizm ve para konuları da dahil olmak üzere geniş bir konu yelpazesini içermektedir.تغطي المخطوطات مجموعة واسعة من المواضيع بما في ذلك الملكية الخاصة، الشيوعية و المال.
Smileywork Ltd, fikri mülkiyet haklarını korumak için 60’ın üzerinde hukuk firması ile çalışmaktadır.وتعمل شركة Smileyworld Ltd المحدودة مع أكثر من 60 شركة قانونية لحماية الـ IP خاصتها.
En çok tanınan sözü "Mülkiyet Hırsızlıktır"'dır.وقال جملته المشهورة " الملكية سرقة!"
Daha sonra mülkiyeti Ezzelino'nun Ghibelline ailesinin eline geçti.في وقت لاحق حازتها أسرة إتسيلينو الغيبلينية.
Engels, Friedrich: Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeniفريدريك أنجلس - أصل العائلة والملكية الخاصة والدولة.
Bu mülkiyet önemli bir pazarlama fenomeni olarak büyümüştür.ونمت الممتلكات باعتبارها ظاهرة تجارية رائدة.
Aristarchus'un mülkiyetinin kapsamı bilinmemektedir.لم يثبت أصول رالف.
2 Kasım'da Alman donanması geminin mülkiyetini resmi olarak Türk hükümetine devretti.وفي 2 نوفمبر، تعاملت القوات البحرية الألمانية مع الحكومةالتركية على أن ياووز هي ملكهم رسمياً.
1885'teki Berlin Konferansı'nda Kongo Özgür Devleti'nin mülkiyeti II. Léopold'e devredildi.تنازلت مؤتمر برلين عام 1885 سيطرة الدولة الحرة الكونغو إلى الملك ليوبولد الثاني كما حوزته الخاص.
Türkiye'de medya endüstrisi: Neoliberalizm çağında mülkiyet ve kontrol ilişkileri.الحمامات التركية من أشهر المعالم الأثرية و التراثية في نابلس.
Dini toleransa, basın ve konuşma özgürlüklerine ve özel mülkiyet hakkına izin verme eğilimindedirler.ومالوا لتبني مبادئ التسامح الديني وحرية التعبير وحق استحواذ الملكية الخاصة.
Onun isteği mülkiyet hakkını yok etmek, ben ise onu savunuyorum.Ela quer destruir o direito de propriedade, eu gostaria de afirmar isso.
1885 - Belçika Kralı II. Léopold, Kongo'yu kendi kişisel mülkiyeti ilan etti.1885 — Rei Leopoldo II da Bélgica cria o Congo como uma posse pessoal.
Notlar özel mülkiyet, komünizm ve para konuları da dahil olmak üzere geniş bir konu yelpazesini içermektedir.Os cadernos cobrem uma ampla gama de tópicos, incluindo propriedade privada, comunismo e dinheiro.
Aynı zamanda bireylerin özel mülkiyetten uzak durmalarını denetliyordu.Mais tarde proibi-los-ia de adquirir bens de particulares.
Mülkiyet Nedir.O que é a propriedade.
Hafta dergisinin mülkiyeti kendisine aitti.O jornal é propriedade da família até hoje.
Köleler Roma hukukuna göre mülkiyet olarak kabul edilir ve hiçbir hukuki hakları olmazdı.Perante a lei romana, os escravos eram considerados propriedade e não tinham personalidade jurídica.
1912 yılında Paris Komünü’nün başarısızlığının kaynağı olarak mülkiyetin korunmasını gördüğünü söylemiştir.Em 1912 ela argumentou que a falha da Comuna de Paris foi devido ao "repeito a propriedade ".
Proudhon, mülkiyet hırsızlıktır demiştir.Apiano acrescenta que suas propriedades foram saqueadas.
Bu haklar; özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve özellikle baskıya karşı koymaktır.Esses direitos são a liberdade, a propriedade, a segurança e a resistência à opressão.
1938'de binanın mülkiyeti Vakıflar İdaresi'ne geçti.Em 1938 o imóvel foi entregue ao Ministério das Finanças.
Tüm binalar Kat Mülkiyetine uygun olarak yapılmıştır.Toda obra foi construída dentro das normas de acessibilidade.
Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (DFMÖ) çerçevesinde 2002 yılında bir telif hakları konvansiyonu düzenlenmiştir.A relatoria para o direito à moradia adequada da ONU foi criada em 2000.
Bu sebeple zilyetlik mülkiyet hakkına bağlı değildir.Por essa razão, o direito de propriedade não é absoluto.
Engels, Friedrich: Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni(6) ENGELS, Friedrich - A origem da família, da propriedade privada e do Estado.
Mülkiyeti İl Özel İdaresine aittir.O castelo é propriedade privada.
Anlık işlem ve sınırsız (devletlerarası) mülkiyet devri (havale) sağlar.Obajulaiye (Oríṣà de Ṣòwò (Comércio) e owo (riqueza).
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Exemplo: crime de furto.
Forum Helsinki'de bulunan özel mülkiyet olan tek alışveriş merkezidir.Het is het enige winkelcentrum in Helsinki die in privé-bezit is.
Şato, 1140'tan 13. yüzyıl ortalarına ve 1807'den günümüze kadar ailenin mülkiyetinde kaldı.De familie had het kasteel in bezit van 1140 tot de 13e eeuw en wederom vanaf 1807.
Bu mülkiyet önemli bir pazarlama fenomeni olarak büyümüştür.Het merk werd hierdoor een belangrijk merchandisingfenomeen.
Lari kelimesi Gürcücede hazine ya da mülkiyet anlamına gelir.Het woord lari betekent in het Georgisch zowel schat als eigendom.
1929 Çoğunluk mülkiyeti RCA Victor'a transfer edildi.In 1929 werd het bedrijf echter verkocht aan RCA Victor.
Mülkiyet hakları iyi korunmuştur ve sözleşmeye dayalı antlaşmalar kesinlikle uygulanmaktadır.In de precontractuele gaan de eisen van redelijkheid en billijkheid gelden.
Mülkiyeti Tsitsishvili adlı soylu ailesine aitti.Het was toen in handen van de adellijke familie Tsitsishvili.
Biricik ve Mülkiyeti (Almanca: Der Einzige und sein Eigentum), Max Stirner`in (1806-1856) felsefi çalışması.Het ene was het anarchisme, speciaal dat van de door hem bewonderde Max Stirner (1806-1856).
Bununla birlikte, çoğu sanayi hala devlet mülkiyetinde kaldı.De meeste werken bevinden zich nog in privébezit.
Günümüzde otel olarak işletilmektedir ve özel bir şahsın mülkiyetindedir.Tegenwoordig is het particulier bezit en als zodanig bewoond.
Özel mülkiyete izin verilmemekteydi.Het verkrijgen van onroerend goed was niet toegestaan.
Anlık işlem ve sınırsız (devletlerarası) mülkiyet devri (havale) sağlar.Als zijnde resp. begaan met de geaardheden en als zijnde vrij van de geaardheden.