Ana içeriğe geç
Sözlük

müjde ile cümle

müjde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Та не всї послухали благовістя. Ісаїя бо глаголе: Господи, хто увірував голосу нашому?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››אך לא כלם שמעו לקול הבשורה כי ישעיהו אמר יהוה מי האמין לשמעתנו׃
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››لكن ليس الجميع قد اطاعوا الانجيل لان اشعياء يقول يا رب من صدق خبرنا.
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››只 是 人 沒 有 都 聽 從 福 音 . 因 為 以 賽 亞 說 、 『 主 阿 、 我 們 所 傳 的 有 誰 信 呢 。
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››只是 人沒 有 都 聽從 福音 . 因為 以 賽亞說 、 『 主阿 、 我們所傳 的 有誰信 呢 。
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ale najprv musí byť evanjelium hlásané všetkým národom.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ale u wszystkich narodów musi być przedtem kazana Ewangielija.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ale ve všech národech nejprv musí býti kázáno evangelium.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.De elõbb hirdettetnie kell az evangyéliomnak minden pogányok között.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Es necesario que primero el evangelio sea predicado a todas las naciones
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Il faut premièrement que la bonne nouvelle soit prêchée à toutes les nations.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.In med vsemi narodi se mora poprej oznaniti evangelij.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ja sitä ennen pitää evankeliumi saarnattaman kaikille kansoille.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Kabar Baik dari Allah itu mesti disebarkan dahulu kepada segala bangsa
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.또 복음이 먼저 만국에 전파되어야 할 것이니라
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Mai întîi trebuie ca Evanghelia să fie propovăduită tuturor neamurilor.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ma prima è necessario che il vangelo sia proclamato a tutte le genti
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Mas importa que primeiro o evangelho seja pregado entre todas as nações.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Men evangelium måste först bliva predikat för alla folk.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Nhưng trước hết Tin Lành phải được giảng ra cho khắp muôn dân đã.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Nhưng trước_hết Tin_Lành phải được giảng ra cho khắp muôn_dân đã .
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Og Evangeliet bør først prædikes for alle Folkeslagene.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Og først må evangeliet forkynnes for alle folkeslag.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Und das Evangelium muß zuvor verkündigt werden unter alle Völker.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Want voordat het einde komt, moeten eerst alle volken van de wereld het goede nieuws van God horen.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.και πρεπει πρωτον να κηρυχθη το ευαγγελιον εις παντα τα εθνη.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.И во всех народах прежде должно быть проповедано Евангелие.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.І між усіма народами мусить перше проповідатись евангелия.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.והבשורה צריכה להקרא בראשנה לכל הגוים׃
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.وينبغي ان يكرز اولا بالانجيل في جميع الامم.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.然 而 福 音 必 須 先 傳 給 萬 民
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.然而 福音 必須 先 傳給 萬民
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.A přišed, zvěstoval pokoj vám, dalekým i blízkým.
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.a prišiel a zvestoval pokoj vám ďalekým a pokoj blízkym,
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.Egli è venuto perciò ad annunziare pace a voi che eravate lontani e pace a coloro che erano vicini
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.El a venit astfel să aducă vestea bună a păcii vouă celor ce eraţi departe, şi pace celor ce erau aproape.
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.És eljövén, békességet hirdetett néktek, a távol valóknak és a közel valóknak.
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.e, vindo, ele evangelizou paz a vós que estáveis longe, e paz aos que estavam perto;
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.Il est venu annoncer la paix à vous qui étiez loin, et la paix à ceux qui étaient près;
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.In je prišel in oznanjal mir vam, ki ste bili daleč, in mir njim, ki so bili blizu;
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.I przyszedłszy opowiedział pokój wam, którzyście dalekimi i którzyście bliskimi.
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.Ja hän tuli ja julisti rauhaa teille, jotka kaukana olitte, ja rauhaa niille, jotka lähellä olivat;
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.또 오셔서 먼데 있는 너희에게 평안을 전하고 가까운데 있는 자들에게 평안을 전하셨으니
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.Ngài lại đã đến rao truyền sự hòa bình cho anh em là kẻ ở xa, và sự hòa bình cho kẻ ở gần.
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.Ngài lại đã đến rao truyền sự hòa_bình cho anh_em là kẻ ở xa , và sự hòa_bình cho kẻ ở gần .
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.Og han kom og forkyndte Fred for eder, som vare langt borte, og Fred for dem, som vare nær.
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.Og han kom og forkynte fred for eder som var langt borte, og fred for dem som var nær ved;
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.Y vino y anunció las buenas nuevas: paz para vosotros que estabais lejos y paz para los que estaban cerca
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.Και ελθων εκηρυξεν ευαγγελιον ειρηνης εις εσας τους μακραν και εις τους πλησιον,
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.И, придя, благовествовал мир вам, дальним и близким,
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.і прийшовши благовістив мир вам, далеким і близьким,
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.че по откровение ми стана известна тайната, (както и по-преди вкратце ви писах,
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.ויבא ויבשר שלום לכם הרחוקים והקרובים׃
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.فجاء وبشركم بسلام انتم البعيدين والقريبين.
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.並 且 來 傳 和 平 的 福 音 給 你 們 遠 處 的 人 、 也 給 那 近 處 的 人
O gelip hem uzakta olan sizlere hem de yakındakilere esenliği müjdeledi.並且來傳 和平 的 福音給 你 們遠處 的 人 、 也給那 近處 的 人
Onlar da yola çıktılar, her yerde Müjdeyi yayarak ve hastaları iyileştirerek köy köy dolaştılar.A tak vyšli a chodili po mestečkách zvestujúc evanjelium a uzdravovali všade.
Onlar da yola çıktılar, her yerde Müjdeyi yayarak ve hastaları iyileştirerek köy köy dolaştılar.De discipelen gingen de dorpen langs. Ze vertelden overal het goede nieuws en genazen de zieken.
Onlar da yola çıktılar, her yerde Müjdeyi yayarak ve hastaları iyileştirerek köy köy dolaştılar.Ei au plecat, şi au mers din sat în sat, propovăduind Evanghelia, şi săvîrşind pretutindeni tămăduiri.
Onlar da yola çıktılar, her yerde Müjdeyi yayarak ve hastaları iyileştirerek köy köy dolaştılar.In odidejo in hodijo po vaseh, oznanjujoč evangelij in ozdravljajoč povsod.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod