Tom çok iyi bir mühendis.Tom's a very good engineer.
Bu iş için bir elektrik mühendisine ihtiyacımız var.We need an electrical engineer for this job.
Mühendis trenini durdurdu.The engineer brought the train to a stop.
Ben mühendisim.I am an engineer.
Tom en iyi mühendislerimizden biri.Tom is one of our top engineers.
Mühendis yeni model hakkında her ayrıntıyı biliyordu.The engineer knew every minute detail about the new model.
Emily elektrik mühendisi olmak istiyor.Emily wants to be an electrician.
Uzun düşündükten sonra, Beth makine mühendisliği konusunda uzmanlaşmaya karar verdi.After long consideration, Beth decided to major in mechanical engineering.
Babam mühendis değil mimardır.My father is an architect, not an engineer.
Bana güven, ben mühendisim!Trust me, I'm an engineer!
Tom bir sistem mühendisidir.Tom is a systems engineer.
Tom işsiz bir havacılık mühendisidir.Tom is an unemployed aeronautical engineer.
Biz mühendisler arıyoruz.We are looking for engineers.
Benim komşumun kızı bir uzay mühendisidir.My neighbour's daughter is an aerospace engineer.
Sen bir mühendissin.You're an engineer.
Babam bir mühendisti.My father was an engineer.
Mühendisler gece boyunca çalıştı.The engineers worked through the night.
Tom bir maden mühendisi değil.Tom isn't a mining engineer.
Tom'un elektrik mühendisliğinde bir derecesi var.Tom has a degree in electrical engineering.
Geçimini bir mühendis olarak sağladı.He earned his living as an engineer.
Arkadaşım uçak mühendisliğinde okuyor.My friend is studying aircraft engineering.
Ben baş mühendisim.I'm the chief engineer.
Sen mühendissin.You're the engineer.
Tom bir elektrik mühendisiydi.Tom was an electrical engineer.
Bu tünelin çökmeyeceğinden emin olmak mühendislere kalmış.It's up to the engineers to make sure that this tunnel doesn't collapse.
Birçok mühendis o felâket nedeniyle lisansını kaybetti.Many engineers lost their licenses because of that disaster.
Mühendislik ve bilgisayar alanında erkekler kızlara göre daha ilgili.Boys are more interested in engineering and computing than girls.
Tom bir elektrik mühendisi olmak istiyor.Tom wants to be an electrical engineer.
Tom üniversitede mühendislik alanında ihtisas yaptı.Tom majored in engineering in college.
Tom bir yazılım mühendisidir.Tom is a software engineer.
Mühendis Fransa'da çalışıyor.The engineer is working in France.
Tom şimdi bir mühendis.Tom is an engineer now.
Onun hayali bir uzay havacılık mühendisi olmaktır.His dream is to become a space aviation engineer.
Onun hayali bir uzay mühendisi olmaktır.His dream is to become an aerospace engineer.
Oğlumun bir makine mühendisi olmasını istiyorum.I want my son to become a mechanical engineer.
Benim kitabım tüm mühendisler için kutsal kitap oldu.My book became the Holy writ for all those engineers.
Tom bir mühendis olduğunu iddia ediyor.Tom claims to be an engineer.
Mühendisler problem çözücüdürler.Engineers are problems solvers.
Yeğenim bilgisayar mühendisi olarak çalışır.My nephew works as a computer engineer.
Tom bir mühendislik öğrencisidir.Tom is an engineering student.
Tom baş mühendistir.Tom is the lead engineer.
Sen bir makine mühendisisin ve ben bir yazılım geliştiricisiyimYou are a mechanical engineer and I am a software developer.
Tom bir mühendis olmak istiyor.Tom wants to be an engineer.
Tom bir mühendis değildir.Tom isn't an engineer.
Brezilya'nın daha fazla mühendisine ihtiyacı var.Brazil needs more engineers.
Makine mühendisliğinde yüksek lisans derecem var.I have a master's degree in mechanical engineering.
Makine mühendisliğinde yüksek lisans diplomam var.I have a master's degree in mechanical engineering.
Bir mühendis olarak eğitildim.I was trained as an engineer.
Bir mühendis olarak yetiştirildim.I was trained as an engineer.
Tom bir mühendis olmak için büyüdü.Tom grew up to be an engineer.
Mühendis arıyoruz.We're looking for engineers.
Tom yetenekli bir mühendis.Tom is an able engineer.
Tom bir mühendis olacak.Tom is going to be an engineer.
Tom artık bir yazılım mühendisidir.Tom is now a software engineer.
Tom çok iyi bir ses mühendisidir.Tom is a very good sound engineer.
Genetik mühendisliği sayesinde artık lavda yüzen penguenler var.Thanks to genetic engineering, there are now penguins that swim in lava.
Bir mühendis olmaya karar verdim.I've decided to become an engineer.
Tom bir mühendis ve Mary de öyle.Tom is an engineer and so is Mary.
Ben bir mühendis değilim.I'm not an engineer.
Tom endüstri mühendisi.Tom is an industrial engineer.