Ana içeriğe geç
Sözlük

mücahit ile cümle

mücahit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.Când mudjahedinii au învins Uniunea Sovietică, ne-am pierdut vigilența.
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.Cuando aquellos muyahidines derrotaron a la URSS, nos retiramos.
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.I Afghanistan. När Mujahideen besegrade Sovjetunionen, drog vi oss ur striden.
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.Khi những kẻ Mujahideen đánh bại Liên Xô, chúng ta đã nơi lỏng.
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.Kiedy Mudżahedini pokonali Związek Radziecki, odpuściliśmy sobie.
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.아프가니스탄의 예에서 우리가 보았듯이 말입니다. 무자헤딘이 소련군을 물리쳤을 때 우리는 해방되었다고 했죠.
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.Nadat de moedjahedien de Sovjet-Unie versloegen, keerden we ze de rug toe.
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.Quand les Moudjahidines ont vaincu l'Union Soviétique, nous nous sommes retirés.
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.Quando i Mujahideen hanno sconfitto l'Unione Sovietica noi ci siamo ritirati.
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.Όταν εκείνοι οι Μουτζαχεντίν νίκησαν την Ε.Σ.Σ.Δ., εμείς αποδεσμευτήκαμε.
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.Когато тези муджахидини победиха Съветския съюз, си отдъхнахме.
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.Когда моджахеды одолели Советский Союз, мы отстранились.
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.כי היינו כבר בסרט הזה, באפגניסטן. כשהמוג'הידין הביסו את ברית המועצות, אנחנו התנתקנו.
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.لأننا شاهدنا هذا الفيلم من قبل، في أفغانستان عندما هزم هؤلاء المجاهدين الاتحاد السوفييتي انسحبنا
Çünkü hepimiz Afganistan'da mücahitlerin Sovyet Ordusu'nu bozguna uğrattığı filmi gördük ve boş verdik.ムジャヒディンの組織が ソビエト連邦を破った時 我々は撤退しました そして お祝いをしている間に
Mesela, Suudi mücahitlere, Libyalılar'a oranla oldukça fazla fatura kesiyorlardı.예를 들어, 그들은 사우디 출신 용병들에게
Mesela, Suudi mücahitlere, Libyalılar'a oranla oldukça fazla fatura kesiyorlardı.К примеру, в основном они нанимали больше саудовских боевиков, чем ливийских.
Mesela, Suudi mücahitlere, Libyalılar'a oranla oldukça fazla fatura kesiyorlardı.לדוגמה, הם חייבו לוחמים זרים סעודים
Mesela, Suudi mücahitlere, Libyalılar'a oranla oldukça fazla fatura kesiyorlardı.فكانوا على سبيل المثال، يطلبون مالا من المقاتلين الأجانب السعوديين
Mesela, Suudi mücahitlere, Libyalılar'a oranla oldukça fazla fatura kesiyorlardı.サウジ兵から高額な紹介料を 巻き上げていました
Mucahit BurakAisha M.
Mucahit Burak ASpanish translation by:
Mucahit BurakTakouoi Kheriji
Mücahitler bu ülkede, yani Amerika'da ünlendiler.Ahora lo olvidamos, pero en aquel entonces se celebraba a los muyahidines aquí en EE.UU.
Mücahitler bu ülkede, yani Amerika'da ünlendiler.이곳 미국에서 환영받는 존재였습니다.
Mücahitler bu ülkede, yani Amerika'da ünlendiler.Mudjahedinii au fost sărbătoriți în această țară, America.
Mücahitler bu ülkede, yani Amerika'da ünlendiler.Mudżahedini byli w tym kraju, w Ameryce, wychwalani.
Mücahitler bu ülkede, yani Amerika'da ünlendiler.המוג'הידין זכו לשבחים בארץ הזו, באמריקה.
Mücahitler bu ülkede, yani Amerika'da ünlendiler.آنذاك فقد احتفل بالمجاهدين في ذلك البلد، في أمريكا.
Mücahitler bu ülkede, yani Amerika'da ünlendiler.邪悪な共産主義者と勇敢にも戦う 神聖な戦士と見なされていました
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Allí oí decir que mi padre era un "muyahidín" que significa combatiente.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Daar hoorde ik zeggen dat mijn vader een "moudjahid" was, en dat betekent "krijger."
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Di sana saya mendengar orang-orang berkata ayah saya seorang "mujahidin" yang berarti "pejuang."
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Dort hörte ich, dass mein Vater ein "moudjahid" sei, das heisst, ein Kämpfer.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.그곳 사람들이 아버지가 "무자히드"라고 햇는데 그 말은 "전사" 라는 뜻입니다.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Là-bas j'entendais dire que mon père était un "moudjahid". ça veut dire un combattant.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Lì sentivo dire che mio padre era un "mujahid". cioè un combattente.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.M-am născut în Algeria. Acolo, auzeam că tatăl meu era un "moudjahid", adică, un luptător.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Ở đó tôi nghe người ta gọi bố tôi là một "moudjahid" có nghĩa là "lính".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Ott édesapámat úgy neveznék " mudzsahid" és ez "harcost" jelent.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Por lá ouvia dizer que o meu pai era um "moudjahid", que quer dizer um "combatente".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Tam sem slišala, da očetu pravijo "mudžahid", kar pomeni bojevnik.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Tam słyszałam, jak ludzie mówili, że mój ojciec jest "mudżahidem", a to oznacza "wojownika".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Tam všichni mému otci říkali "mudžáhid". Což znamená bojovník.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Εκεί συχνά άκουγα τον κόσμο να αποκαλεί τον πατέρα μου "μουτζάχιντ¨ που σημαίνει "μαχητής".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Там хората казваха, че баща ми е "муджахид" това означава "боец".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Там я згодом почула, як люди називають мого батька "моджахедом" і це означає "борець".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Там я слышала, как люди называли моего отца "моджахед", что значит "воин".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.שם שמעתי אנשים אומרים שאבי הוא "מוג'היד" וזה אומר "לוחם".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.وكنت اسمع الناس هناك يطلقون لقب " مجاهد " على والدي أي " مقاتل "
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.「戦士」という意味です 後にフランスに移り 私は大人の話を盗み聴くのが大好きで
Organizasyona katıldıklarında bizzat mücahitler tarafından doldurulmuşlardı.Các chiến binh ngoại quốc điền vào mẫu đơn khi họ tham gia tổ chức
Organizasyona katıldıklarında bizzat mücahitler tarafından doldurulmuşlardı.De buitenlandse strijders vulden ze in als ze zich aansloten bij de organisatie.
Organizasyona katıldıklarında bizzat mücahitler tarafından doldurulmuşlardı.Die Kämpfer füllten sie aus, als sie der Organisation beitraten.
Organizasyona katıldıklarında bizzat mücahitler tarafından doldurulmuşlardı.I combattenti stranieri li avevano compilati per unirsi all'organizzazione.
Organizasyona katıldıklarında bizzat mücahitler tarafından doldurulmuşlardı.외국인 용병들이 이 단체에 가입하면서 작성했습니다
Organizasyona katıldıklarında bizzat mücahitler tarafından doldurulmuşlardı.Les combattants étrangers les avaient remplis en s'engageant dans l'organisation.
Organizasyona katıldıklarında bizzat mücahitler tarafından doldurulmuşlardı.los combatientes extranjeros los completaban al unirse a la organización.
Organizasyona katıldıklarında bizzat mücahitler tarafından doldurulmuşlardı.Luptătorii străini le-au completat când s-au alăturat organizației.
Organizasyona katıldıklarında bizzat mücahitler tarafından doldurulmuşlardı.Иностранные боевики заполняли их при вступлении в организацию.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod