mücadeleyi ile cümle
mücadeleyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Mücadeleyi sürdürmek artık mümkün değildi.Pertengkaran mulut tidak dapat dihindari lagi.
Mücadeleyi parlamento dışına taşıdı.Ông được di tản ra khỏi mặt trận.
Kadınların ayrı vergi vermesini ortadan kaldıran bir mücadeleyi de yönetti.Bà cũng giám sát quá trình bãi bỏ các mức thuế riêng đối với phụ nữ.
Mücadeleyi sürdürmek artık mümkün değildi.Trận đấu không thể tiếp tục.
Bakalım melekler ve şeytanlar arasında geçen mücadeleyi kimler kazanacak.その後、妖獣や天使との対戦を行うという流れになる。
Millî mücadeleyi destekledi.あらゆる勢力が求め争った。
Fakat kanserle yaptığı 18 yıllık mücadeleyi kaybetti.18年間の乳癌との闘病の末に死去。
Mücadeleyi 1:35:33'lük kişisel en iyi derecesiyle 47. olarak tamamladı.然而,他跑出4:11.35的個人最佳成績。
Millî mücadeleyi destekledi.转而支持开战。
Mücadeleyi 65-79 kaybederek Avrupa ikincisi oldu.終場美國以75–62擊敗西班牙奪得第2次冠軍。
Şarkı köpek istismarıyla mücadeleyi desteklemek için kaydedildi.U Plavom salonu predstavljena pojačanja Slepička potpisao!
Mücadeleyi 65-79 kaybederek Avrupa ikincisi oldu.Njen odnos pobjeda i poraza bio je 65–22.
Film bu durumdan kurtulmak için verdiği mücadeleyi anlatmaktadır.Film opisuje jeho boj o prežitie a snahu zachrániť ho.
Mücadeleyi sürdürmek artık mümkün değildi.Bolo jasné, že bitku nemožno ďalej odkladať.
Coulthard mücadeleyi ikinci tamamlarken, diğer Williams'la Hill üçüncü oldu.Coulthard je z Williamsom osvojil drugo mesto, njegov moštveni kolega Hill pa je bil tretji.
Bir kısım İtalyanlar, Müttefikler'e karşı verdikleri mücadeleyi Almanlarla beraber sürdürdüler.Nekaj so jih Nemci prodali svojim zaveznikom Turkom.
Bu mücadeleyi İran kazandı.Selle võitis Iirimaa.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Có những rủi ro được đưa ra và những người thực đang chiến thắng cuộc đấu tranh.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Há riscos que temos que correr há pessoas que estão a ganhar essa luta.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Il faut une prise de risques et des gens actifs pour gagner la lutte.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Je moet risico's nemen. Het zijn mensen van vlees en bloed die de strijd aan het winnen zijn.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.감수해야 하는 위험이 있고, 투쟁에서 승리하는 살아있는 민중이 있습니다.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Man muss auch Risiken eingehen und es sind lebendige Menschen, die den Kampf gewinnen.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Occorre prendersi dei rischi e sono le persone in carne ed ossa che vincono la lotta.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Trebuie asumate riscuri și cei care câștigă lupta sunt persoane reale.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Tylko prawdziwi ludzie mogą obalić system.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Vannak vállalandó kockázatok és eleven, élő emberek, akik majd megnyerik a harcot.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Πρέπει να παρθούν ρίσκα και είναι ζωντανοί άνθρωποι αυτοί που κερδίζουν τη μάχη.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Има рискове, които трябва да бъдат поети и има хора, които печелят борбата.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.Нужно готовиться к рискам, и выходить на улицы.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.У боротьбі перемагають живі люди.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.צריך לקחת סיכונים ובני-אדם חיים ונושמים הם שמנצחים במאבק.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.هناك مخاطر يجب مواجهتها و يوجد بشر أحياء بيننا ينتصرون في كفاحهم.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.そうして勝利を収めている人間がいるのです アラブ世界の将来については皆が知りたがっています
Ama siz bu mücadeleyi beyazlarla birleşerek verirseniz, mücadeleniz soğur."그러나 일단 당신이 통해 통합 될 수 있도록, 멋진 된다. "
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Det antyder att vi bryr oss om kampen, om utmaningen.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Det tyder på at vi bemkymrer os om kampen, om udfordringen.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Elárulja, hogy érdekel minket a harc, a kihívás.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Es zeigt, dass wir kämpfen und uns Herausforderungen stellen wollen.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Hal ini menunjukkan bahwa kita peduli tentang perjuangan, tentang tantangan.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Het vertelt dat we willen vechten, uitdagingen aangaan.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.또는 싸움, 자연에의 도전이라던지,
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Nó gợi ý rằng chúng ta quan tâm tới sự đấu tranh, tới thách thức.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.On remarque qu'on s'intéresse au combat, aux défis.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Poukazuje na to, že nám záleží na boji, na výzvách.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Sugere que gostamos da luta, do desafio.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Suggerisce che la lotta, la sfida sono importanti.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Sugiere que nos interesa el combate, el desafío.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Że zależy nam na walce, na wyzwaniu.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Δείχνει ότι νοιαζόμαστε για τον αγώνα, για την πρόκληση.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Він засвідчує, що ми боремося з викликами.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Он подсказывает, что вас заботит борьба, вы думаете о трудностях.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.Предполага се, че ни интересува борбата, предизвикателството.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.זה מרמז על כך שאכפת לנו מהמאבק, מהאתגר.
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.يوحي بأنّنا نهتمّ بالكفاح ، بالتحدّي .
Bu bizim mücadeleyi, meydan okumayı önemsediğimizi ileri sürer.他にも仕事や あらゆる事をする上で
Bu çok eski bir gelenekti ve Güney Afrika'nın yüzünü değiştiren politik mücadeleyi çok iyi özetliyordu.Era um ritual muito antigo que parecia simbólico da luta política que estava a mudar o rosto da África do Sul.
Bu çok eski bir gelenekti ve Güney Afrika'nın yüzünü değiştiren politik mücadeleyi çok iyi özetliyordu.Era un ritual foarte vechi care părea să simbolizeze dificultăţile politice care schimbau faţa Africii de Sud.
Bu çok eski bir gelenekti ve Güney Afrika'nın yüzünü değiştiren politik mücadeleyi çok iyi özetliyordu.Ez a nagyon régi hagyomány szimbolikusnak tűnt a Dél-Afrikát átalakító politikai küzdelmek közepette.
Bu çok eski bir gelenekti ve Güney Afrika'nın yüzünü değiştiren politik mücadeleyi çok iyi özetliyordu.이것은 남아프리카의 얼굴을 변화시키는 정치적 투쟁의 상징으로 여겨지는 매우 오래된 의식입니다.