Ana içeriğe geç
Sözlük

mü ile cümle

mü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, aslında müdür değildir.He is actually not the manager.
Onun ölü mü yoksa hayatta mı olduğunu bilmiyorum.I don't know whether he is dead or alive.
Müzisyen olan üç oğlu var.He has three sons who became musicians.
Onun müzik için olağanüstü bir yeteneği var.He has an outstanding talent for music.
Onun müzisyen olan üç oğlu vardır.He has three sons, who became musicians.
Onu çok görür müsünüz?Do you see much of him?
Ona göre, plan mükemmelden uzak.In his opinion, the plan is far from perfect.
Ona yerel koşullar hakkında biraz bilgi verebilirsen müteşekkir olurum.I would be grateful if you could give him some information on local conditions.
O takma isim ona mükemmel uyuyor.That nickname fits him perfectly.
Onun oğlunun müziğe doğuştan yeteneği var.His son has a gift for music.
Onun oyunculuğu mükemmeldi.His acting left nothing to be desired.
Konuşmanız müthişti.Your speech was splendid.
Onun müziği tüm ülkeye yayılıyor.His music is sweeping the whole country.
Onun müzik zevki muhteşemdir.His taste in music is superb.
Onun müziği çok gürültülü.His music is too noisy.
Onun müziği yurt dışında büyük bir popülerliğe ulaşmıştır.His music has attained great popularity overseas.
Onun müziği genç insanlara hitap ediyor.His music appeals to young people.
Müziği evde popüler değildi.His music was not popular at home.
Ailesi yoksuldu ve yoksul insanlar genellikle müzik duymadı.His family was poor, and poor people did not often hear music.
Onun müşterileri azaldı.His customers dropped off.
Onun yetenekleri çok mükemmeldi ve farklıydı.His abilities were very great and various.
Onun çalışması kabul edilebilir, ama mükemmel olmaktan uzak.His work was acceptable, but far from excellent.
Onun işi mühendislik.His work is in engineering.
Yaşamdaki amacı bir müzisyen olmaktı.His object in life was to become a musician.
Onun zamanında müdahelesi salgını engelledi.His prompt action prevented an epidemic.
Dükkânı sürekli müşteri kaynıyor.His store is always crowded with customers.
Onun çabaları sayesinde, tüm mürettebat kurtarıldı.Thanks to his efforts, all the crew were saved.
Onun telaffuzu mükemmel olmaktan uzak.His pronunciation is far from perfect.
Her zaman ciddi müzik dinler.He always listens to serious music.
O her zaman ciddi müzik dinler.He always listens to serious music.
Onun cesur mücadelesinin hikayesi bizi derinden etkiledi.The story of his brave struggle affected us deeply.
Onun konuşması müthiş sıkıcıydı.His speech got awfully boring.
Odasında müzik dinliyordu.He was listening to the music in his room.
O, her zaman kendini müziğe adadı.He has always devoted himself to music.
O, her zaman mümkün olduğunca geç saatlere kadar yatakta kalır.He always stays in bed as late as he can.
Arkadaşlarımız arasında Sırplar, Hırvatlar ve Müslümanlar var.Among our friends, there are Serbs and Croats and Muslims.
O gerçekten klasik müzikten hoşlanır ve takdir eder.He really enjoys and appreciates classical music.
O, bu tür müziği seviyor.He is fond of this kind of music.
Bir müddet sessiz kaldı.He kept silent for a while.
Mükemmel bir iş kurdu.He has built up an excellent business.
O, o piyano müziğini keman için düzenledi.He arranged that piano music for the violin.
Böyle bir fiyata müzik seti satın alamazsın.He could not buy the stereo set at such a price.
Lise müdürüdür.He is the principal of the high school.
Onun işi yapması mümkündü.It was possible for him to do the work.
İş için müracaat etti ve onu aldı.He applied for the job and got it.
Onun işi yapması mümkündür.It is possible for him to do the job.
Arazinin mülkiyetinden vazgeçti.He renounced the ownership of the land.
O, karmaşık soruna müthiş bir çözüm buldu.He came up with a terrific solution to the complex problem.
O, müzikten çok daha fazla dans etmeyi seviyor.He likes dancing, much more music.
O müzisyen gibi bir şeydir.He is something of a musician.
O, mümkün olduğunca çabuk kaçtı.He ran away as soon as possible.
Mümkün olduğunca çok para kazandı.He earned as much money as possible.
O mümkün olduğu kadar sıkı çalışmaya çalışıyor.He is trying to study as hard as he can.
O çok iyi bir müzisyendir.He's a very fine musician.
O çok mütevazı bir adam.He is a very modest man.
O, fanatiklere müdahale etti.He interfered with the fans.
O hâlâ müziğe olan ilgisini devam ettiriyor.He still keeps up his interest in music.
O, bir müzisyen olmakla gurur duyuyor.He is proud of being a musician.
O zaten geri döndü mü?Is he back already?
Henüz geri döndü mü?Has he returned yet?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod