Ana içeriğe geç
Sözlük

mü ile cümle

mü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sık sık benim yanıma oturur ve müzik dinler.He often sits by me and listens to music.
Radyoda müzik dinlerken araba kullandı.He drove the car, listening to music on the radio.
O, Rusçayı mükemmel şekilde konuşur.He speaks Russian perfectly.
O özel mülkümüze izinsiz giriyor.He is trespassing on our private property.
O, büyük bir müzisyendi.He was a great musician.
O büyük bir müzisyen oldu.He became a great musician.
O tek başına müzik dinledi.He listened to music by himself.
Onun müzik kulağı var.He has an ear for music.
Onun mükemmel bir yazar olduğunu söylemek abartı değildir.It is no exaggeration to say that he is a first-rate writer.
O, mükemmel reflekslere sahip.He has excellent reflexes.
Mükemmel bir İngilizce iletişimi var.He has a perfect command of English.
O, müziği çok sever.He likes music very much.
O, müzik kulübüne üyedir.He belongs to the music club.
Müziğin yanı sıra o sporları da sever.He likes sports as well as music.
O, müziğe çok düşkün gibi görünüyordu.He seemed to be very keen on music.
O müzikle ilgileniyor.He is interested in music.
O, müziği deli gibi seviyor.He is mad about music.
O kendini müzik çalışmasına adadı.He applied himself to the study of music.
O müzik eğitimi amacıyla İtalya'ya gitti.He went to Italy for the purpose of studying music.
Onun müziğe olağanüstü bir yeteneği var.He has a remarkable aptitude for music.
O, müzik öğrenimi için İtalya'ya gitti.He has gone to Italy to study music.
O, hem müzik hem de sporları sever.He likes both music and sports.
O müzik çalıyor.He is playing music.
O müzik dinleyerek dikkatini dağıttı.He diverted himself by listening to music.
O, müzik dinlemek için koltuğuna yerleşti.He settled down in his armchair to listen to the music.
O müzik dinliyordu.He was listening to music.
O, müzik dinleyerek, bir mektup yazdı.He wrote a letter, listening to music.
O, müzik öğrenmek için İtalya'ya gitti.He went to Italy in order to study music.
O müzik eğitimi amacıyla Avusturya'ya gitti.He went to Austria for the purpose of studying music.
Bir müzisyen olarak kendini kanıtladı.He has established himself as a musician.
O bir müzisyen gibi görünüyor.It appears that he is a musician.
O, bir bilim adamı ve müzisyendir.He is a scientist and musician.
O, resim sanatını mükemmelliğe taşıdı.He brought the art of painting to perfection.
O, cerrahi bir müdahale için hastaneye yatırıldı.He was hospitalized for a surgical operation.
O mükemmel olmaktan uzaktır.He is far from perfect.
O bir mühendis olmak istiyor.He wants to be an engineer.
O, bir mühendis olacak.He is going to be an engineer.
O, bankanın genel müdürüdür.He's the president of the bank.
Mücevherlerini kasaya kilitledi.He locked up his jewels in the safe.
Modern müzik ona tanıdıktır.Modern music is familiar to him.
O, okul müdüründen hoşlanmaz.He dislikes the principal.
O, henüz bir okul müdürü oldu.He has just become a principal.
O, pahalı giysiler giyiyor ve bir sürü mücevhere sahip.He wears expensive clothes and owns a lot of jewelry.
O şu ana kadar yaşamış büyük bir müzisyendir.He is as great a musician as ever lived.
O, bir çocukken müzikte sivrildi.He excelled in music even as a child.
Müdürü görmesi gerektiğini söyledi.He said that he must see the manager.
Bankaya müdür olarak girdi.He started at the bank in the post of manager.
Onun aile ilişkilerimize müdahele etme hakkı yok.He has no right to interfere in our family affairs.
Bana müzeye nasıl gideceğimi söyledi.He told me how to get to the museum.
O sözler yerine müzikle duygusunu gösterebilir.He could show his feeling with music instead of words.
Bir işadamı olmasının yanında, o bir müzisyen de.Besides being a businessman, he is a musician.
Onun gençken bir müzisyen olduğunu söylüyorlar.They say he was a musician when he was young.
Kitaplara ya da müziğe az ilgi gösterdi.He showed little interest in books or music.
Yiyeceği hakkında çok müşkülpesenttir.He is very particular about his food.
Irk ayrımcılığına karşı mücadele etti.He fought against racial discrimination.
O, toplumun müziğe âşık dediği kişidir.He's what society calls a real lover of music.
O bir mühendis oldu.He grew up to be an engineer.
Yıllar sonra iyi bir müzisyen oldu.He grew up to be a famous musician in later years.
Onun müzik için doğal bir eğilimi var.He has a natural bent for music.
O, her şeyde mükemmeldir.He's perfect at everything.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod