müşterek ile cümle

müşterek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu durumda anne ya da baba çocukların ya tek velisi (yksinhuoltaja) ya da müşterek velisidir (yhteishuoltaja).Vanhempi voi olla silloin joko lapsen yksinhuoltaja tai yhteishuoltaja.
Bu durumda anne ya da baba çocukların ya tek velisi (yksinhuoltaja) ya da müşterek velisidir (yhteishuoltaja).Родитель может иметь статус «мать/отец-одиночка» или «совместный опекун».
Bu durumda anne ya da baba çocukların ya tek velisi (yksinhuoltaja) ya da müşterek velisidir (yhteishuoltaja).حينئذ يكون الوالد أو الوالدة الوصي المنفرد على الطفل أو تكون الوصاية مشتركة.
Bunun yanı sıra müşterek veli çocuklarla ilgili konular üzerinde diğer ebeveynle uzlaşır.Yhteishuoltaja sopii lapsen asioista yhdessä toisen vanhemman kanssa.
Bunun yanı sıra müşterek veli çocuklarla ilgili konular üzerinde diğer ebeveynle uzlaşır.При совместной опеке родители согласовывают друг с другом вопросы, касающиеся ребёнка.
Cezalar hep müşterektir:Es werden immer alle gemeinsam bestraft:
Cezalar hep müşterektir:Les punitions sont toujours collectives :
Cezalar hep müşterektir:Los castigos son siempre colectivos:
Cezalar hep müşterektir:Наказания всегда коллективные:
Daha sonra farkettim ki bu durum erkeklerin müşterek sosyalleşmesidir, daha bilinen tanımıylaJag har senare fått lära att det heter den kollektiva socialiseringen av män.
Daha sonra farkettim ki bu durum erkeklerin müşterek sosyalleşmesidir, daha bilinen tanımıyla저는 나중에 그것이 'man box'로 더 잘 알려진 남성의 집단 사회화가
Daha sonra farkettim ki bu durum erkeklerin müşterek sosyalleşmesidir, daha bilinen tanımıylaPozději jsem přišel na to, že to je kolektivní socializace mužů,
Daha sonra farkettim ki bu durum erkeklerin müşterek sosyalleşmesidir, daha bilinen tanımıylaPóźniej dowiedziałem się, że to jest zbiorowe uspołecznianie mężczyzn,
Daha sonra farkettim ki bu durum erkeklerin müşterek sosyalleşmesidir, daha bilinen tanımıylaמאוחר יותר למדתי להכיר את החיברות הקולקטיבי של גברים הידוע יותר
Daha sonra farkettim ki bu durum erkeklerin müşterek sosyalleşmesidir, daha bilinen tanımıylaوقد عرفت لاحقاً أن تنشئة الرجال الإجتماعية المشتركة ، معروفة بصورة أفضل
Daha sonra farkettim ki bu durum erkeklerin müşterek sosyalleşmesidir, daha bilinen tanımıylaこうして男性は社会化され 「男らしさ」の枠に 閉じ込められるのです
Dawes Kanunu: Rezervasyon topraklarının müşterek mülkiyeti sona eriyor.Dawesův zákon ukončuje společné vlastnictví pozemků rezervace.
Dawes Kanunu: Rezervasyon topraklarının müşterek mülkiyeti sona eriyor.La loi Dawes met fin à la propriété commune des terres des réserves.
Eşlerin aralarında birbirlerinin mal varlığına karşı evlilikten doğan müşterek hakları bulunmaktadır.Aviopuolisoilla on avio-oikeus toistensa omaisuuteen.
Eşlerin aralarında birbirlerinin mal varlığına karşı evlilikten doğan müşterek hakları bulunmaktadır.Le mariage concède aux conjoints le droit à la propriété de l’autre.
Eşlerin aralarında birbirlerinin mal varlığına karşı evlilikten doğan müşterek hakları bulunmaktadır.Makar har giftorätt till varandras egendom.
Eşlerin aralarında birbirlerinin mal varlığına karşı evlilikten doğan müşterek hakları bulunmaktadır.Un cónyuge tiene derechos conyugales sobre los bienes del otro cónyuge.
Eşlerin aralarında birbirlerinin mal varlığına karşı evlilikten doğan müşterek hakları bulunmaktadır.Супруги имеют брачное право на имущество друг друга.
Eşlerin aralarında birbirlerinin mal varlığına karşı evlilikten doğan müşterek hakları bulunmaktadır.الزوج/الزوجة لديه حق الملكية بالزواج كلٍ في ممتلكات الآخر.
Eşlerin aralarında birbirlerinin mal varlığına karşı evlilikten doğan müşterek hakları bulunmaktadır.婚前及婚后取得的个人财产归各自所有。夫妻双方可协商购置共有财产。婚姻双方对彼此的财产有婚姻权。如果婚姻以离异告终,双方的财产共同计算后平分。丧偶情况下,
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Jeho oči kmitají dozadu a dopředu, dívá se na mě, na co se dívám -- takže sdílíme pozornost.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Jeho oči sa pohybujú vzad a vpred, až po mňa, sledujú, na čo sa pozerám ja, takže zdieľame pozornosť.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Mắt anh ta nhìn qua nhìn lại tôi, để thấy những gì tôi thấy -- vậy nên chúng tôi có cùng sự chú ý.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Ochii săi se rotesc, la mine să vadă la ce mă uit, așadar avem o atenție împărțită.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Ses yeux font des aller-retour, m'épiant pour voir ce que je regarde, donc nous partageons de l'attention.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Sus ojos van y vienen hacia mi para ver qué estoy mirando, así que tenemos atención compartida.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Zijn ogen volgen af en toe de mijne om te zien waar ik naar kijk - we hebben dus gedeelde aandacht.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Его глаза следят за мной, чтобы понять, на что я смотрю — так мы обрели совместное внимание.
Gözleri sürekli bir bana, bir de yaptığım işe bakıyor. Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.Очите му се движат напред-назад, нагоре към мен, за да види какво гледам, така че имаме споделено внимание.
Mesela müşterekleştirme en doğal şekliyle aile ve arkadaş çevresi içinde uygulanabilirGemeenschappelijkheid werkt het natuurlijkst met familie of vrienden.
Mesela müşterekleştirme en doğal şekliyle aile ve arkadaş çevresi içinde uygulanabilir예를 들어, 공동체 의식은 가족이나 친구들간에 가장 자연스럽게 적용되죠,
Mesela müşterekleştirme en doğal şekliyle aile ve arkadaş çevresi içinde uygulanabilirOs tipos de relacionamento podem ser negociados.
Mesela müşterekleştirme en doğal şekliyle aile ve arkadaş çevresi içinde uygulanabilirלדוגמא, חברותא תקפה באופן טבעי לסביבת משפחה או חברים,
Mesela müşterekleştirme en doğal şekliyle aile ve arkadaş çevresi içinde uygulanabilirمثلاً، مبدا المشاعية يطبق على نحو اكثر تلقائية بين أفراد العائلة والاصدقاء،
Mesela müşterekleştirme en doğal şekliyle aile ve arkadaş çevresi içinde uygulanabilir家族友人関係であるはずだが しかし 普通なら他の原則が当たり前な集団においても
Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.이런 식으로 우리는 서로에게 주시를 합니다.
Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.אז יש לנו תשומת לב משותפת.
Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.وبذا فإننا مشدودي الانتباه تجاه نفس الشيء.
Müşterek bir ilgi odağına sahibiz.タスクを置こうなうと それ見ると同時に 私のことも見て
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaDans l'inconscient collectif, l"âme de la race humaine.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaEn el inconsciente colectivo, el alma de la raza humana.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaIn dem kollektiven Unbewussten, der Seele des Menschengeschlechts.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaIn het collectieve onderbewustzijn, de ziel van het menselijk ras.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaÎn inconștiența colectivă, sufletul umanității.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhunda집합적 무의식, 인간의 영혼 속에.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaNell'inconscio collettivo, l'anima della stirpe umana?
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaTrong ý thức tập thể, trong tâm hồn con người.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaV kolektivním nevědomí, v duši lidské rasy.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaW zbiorowej nieświadomości, duszy rodzaju ludzkiego.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaΣτο συλλογικό ασυνείδητο, στην ψυχή της ανθρωπότητας.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaВ колективното съзнание, душата на човешката раса.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaבתת-המודע הקולקטיבי, נשמת האנושות.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaفي اللاوعي الجمعي, في روح الجنس البشري.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhunda皆さんの内 私の内 精神と身体の内に
Müşterek konutAppartement commun

İlgili Sayfalar