Ana içeriğe geç
Sözlük

mö ile cümle

mö kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, modern Fransız edebiyatında ihtisas yaptı.He majored in modern French literature.
O, Fransa'nın modern tarihi hakkında bilgi sahibidir.He knows about the modern history of France.
Modern tıpta ilerlemek biraz zaman aldı.It took a while to make headway in modern medicine.
Onlardan ikisi kimyayı modern bilime dönüştürdü.The two of them transformed chemistry into a modern science.
Bu ofisteki mobilya gerçekten modern.The furniture in this office is really modern.
O mor bir ceket istiyor.She wants a purple coat.
Moncloa'ya giden trene binin.Take the train that's going to Moncloa.
Gri kazağı mordan daha çok severim.The gray sweater I like more than the purple.
Adam Moskova'yı görüyor.The man is visiting Moscow.
Motor aşırı ısınıyor.The motor overheats.
Bu müze, muhteşem bir modern sanat koleksiyonuna sahiptir.This museum has a magnificent collection of modern art.
O beyaz bina bir morg.That white building is a morgue.
Esperanto uluslararası iletişim için çok uygun olan modern bir dildir.Esperanto is a modern language that is very suitable for international communication.
Ne yazık ki çakma kapıların modası geçiyor.Batten doors are sadly falling out of fashion.
Dustin Moskovitz, Yahudi bir girişimcidir. O, Facebook'un kurucularından biridir.Dustin Moskovitz is a Jewish entrepreneur. He is one of the co-founders of Facebook.
Linux çekirdeği monolitiktir.The Linux kernel is monolithic.
O odada hiç mobilya yoktu.There wasn't any furniture in that room.
O odada kesinlikle hiç mobilya yoktu.There was absolutely no furniture in that room.
Mohavk tıraşlı insanlar beni korkutur!People with Mohawk haircuts frighten me!
Yönetici ve moderatörler en iyi dil aracı Tatoeba Project için çalışıyorlar.Administrator and moderators are working for the best language tool, Tatoeba Project.
Tüm modeller yanlış, ancak bazıları yararlı.All models are wrong, but some are useful.
O, Marilyn Monroe'ya acayip bir benzerlik taşımaktadır.She bears an uncanny resemblance to Marilyn Monroe.
Şimdilik Tatoeba'da Moğolca altı cümle var.There are six sentences in Mongolian in Tatoeba as of now.
İlaçlar modern toplumun bir kanseridir.Drugs are a cancer of modern society.
O morarmıştı.She was livid.
Senin gözlerinin altında mor halkalar var.You've got dark circles under your eyes.
Karakurum, Moğolistan'ın ilk başkentidir.Karakorum is the early capital city of Mongolia.
Moğolistan'ın başkenti Ulan Bator'dur.Ulaanbaatar is the capital of Mongolia.
Motivasyon öğrenme sürecini etkileyen faktörlerden biridir.Motivation is one of the factors that affects the learning process.
Bozma moralini John. Denizde daha çok balık var.Cheer up John. There are more fish in the sea.
Modası geçmiş cazibeleri var.They have a nerdy fascination.
Bu özel model gerçekten düşük bir pil ömrüne sahip.This particular model has a really low battery life.
Bay Morita sermaye olarak borç para kullanarak bir işe başladı.Mr. Morita started a business by using borrowed money as capital.
General Motors 76.000 işçisini işten çıkarttı.General Motors laid off 76,000 of its workers.
Bu molekül, kristalli bir yapıya sahip.This molecule has a crystalline structure.
Tom modern sanatı taktir ediyor.Tom appreciates modern art.
Tom modern sanattan hoşlanır.Tom appreciates modern art.
Tom modern sanattan zevk alır.Tom appreciates modern art.
Tom'un modern resim için estetik duygusu vardır.Tom has an aesthetic sense for modern painting.
Bay Hashimoto motoru çalıştırdı.Mr Hashimoto started the engine.
Onlar şu anda bir mola veriyorlar.They're having a break at the moment.
Onların evi çok moderndir.Their house is very modern.
Motosiklet bir arabaya çarptı.The motorcycle crashed into a car.
Mobilya konusunda çok iyi anlaşmalarımız var.We have great deals on furniture.
Modern bir fabrika tamamen otomatiktir.A modern factory is totally automated.
Monopoly ailelerin oynaması için popüler bir oyun.Monopoly is a popular game for families to play.
Tom işi bitirmek için motivasyondan yoksun.Tom lacks motivation to finish the job.
Mortgage insanların ev satın almak için kullanabileceği bir borç türüdür.A mortgage is a kind of loan that people can use to buy a house.
Mavi ve kırmızıyı karıştırırsanız, sonuç mordur.If you mix blue and red, the result is purple.
Onlar büyükannelerinin evini yenilediler ve modern mobilyalar getirdiler.They renovated their grandmother's house and brought in modern furniture.
Vücudumuzdaki her molekülün benzersiz bir şekli vardır.Each molecule in our body has a unique shape.
Bir molekül atomlardan yapılmıştır.A molecule is made up of atoms.
Eski mobilyayı kaldırdık.We removed the old furniture.
Yeni konser salonu, yüksek, modern bir yapıdır.The new concert hall is a tall, modern, structure.
Bugün moda modellerinin çok zayıf olduğunu düşünüyorum.I think fashion models today are too thin.
Mobilyamızı taşımak için bir kamyon kiraladık.We rented a truck to move our furniture.
Tom ahşaptan güzel mobilya yapar.Tom makes beautiful furniture out of wood.
O düğmeye basarsan motor durur.If you pressed that button, the engine would stop.
Oyun gelişirken, kahramanın gerçek motifleri netleşti.As the play develops, the real motives of the protagonist become clear.
Keşke fötr şapka modaya uygun geri gelse.I wish the fedora would come back in style.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod