Mormonlar çok eşliliği yasakladılar ama bazı yandaşları bunu hala uyguluyorlar.The Mormons have outlawed polygamy, but some adherents still practice it.
Kız arkadaşı terk ettikten sonra aylarca morali bozuk gezdi.He was in low spirits for months after his girlfriend left him.
Hızlı bir mola vereceğiz.We will take a quick break.
O ülkedeki en popüler sporlar futbol, motorsiklet yarışı ve kayakla atlamadır.The most popular sports in that country are soccer, speedway and ski jumping.
Belgesel Morgan Freeman tarafından anlatıldı.The documentary was narrated by Morgan Freeman.
Interlingua uluslararası konuşmalar için modern bir araçtır.Interlingua is a modern tool for international communication.
Duman dedektörleri tavana monte edilmelidir.Smoke detectors should be fixed to the ceiling.
Bir bilgisayar modern bir cihazdır.A computer is a modern device.
Bugün, modern toplumda sporun öneminden bahsetmeyi planlıyorum.Today, I plan to talk about the importance of sports in modern society.
Benim evimde fazla mobilya yoktur.There isn't much furniture in my house.
Onları montaj bandı üstünde yaptı.He built them on an assembly line.
General Montcalm 1757'de birkaç İngiliz kalesine saldırdı.General Montcalm attacked several British forts in 1757.
Monterrey Savaşı üç gün sürdü.The Battle for Monterrey lasted three days.
Monte Cassino'da şiddetli bir savaş oldu.A fierce battle took place at Monte Cassino.
Monroe 65 oy aldı.Monroe received 65 votes.
Fort Moultrie'nin yetmişten daha az sayıda askeri vardı.Fort Moultrie had fewer than seventy soldiers.
Jefferson James Monroe'yu özel bir müzakereci olarak Paris'e gönderdi.Jefferson sent James Monroe to Paris as a special negotiator.
Birçok insan Mormon oldu.Many people became Mormons.
Neredeyse hiç mobilya yok.There is almost no furniture.
Başkan Monroe bir köle sahibiydi.President Monroe was a slave-owner.
James Monroe seçimi kolayca kazandı.James Monroe easily won the election.
Gösteri Avrupa'dan modern sanatı sundu.The show presented modern art from Europe.
Jackson, Başkan Monroe'ya bir mesaj gönderdi.Jackson sent a message to President Monroe.
Monroe ve Pinkney anlaşmayı imzalamıştı.Monroe and Pinkney had signed the agreement.
Marilyn Monroe'nun başarısı kendisini mutlu etmedi.Marilyn Monroe's success did not make her happy.
Mormon'lar 1846'ın ilkbaharında Illinois'ten ayrıldı.The Mormons left Illinois in the spring of 1846.
Brigham, Young Mormon kilisesine önderlik yapmaya devam etti.Brigham Young continued to lead the Mormon church.
Çin, silah programını modernleştirmek için çalışıyor.China is working to modernize its weapons program.
Bir mola verelim ve biraz çay içelim.Let's take a break and drink some tea.
Kızım yeni mobilya satın alacak.My daughter is going to buy new furniture.
Moskova bir Rus şehridir.Moscow is a Russian town.
Bando bir moladadır.The band is on hiatus.
Napolyon'un ordusu Moskova'ya kadar ilerledi.Napoleon's army advanced up to Moscow.
Yuriko, mobilya işine taşınmayı planlıyor.Yuriko is planning to move into the furniture business.
Yuriko mobilya işine geçmeyi planlıyor.Yuriko is planning to move into the furniture business.
Onun modernizasyonu beklentilerimin çok ötesindeydi.Its modernization was far beyond my expectations.
Mona Lisa kimdi?Who was Mona Lisa?
Morales oturma odasında.The Morales are in the living room.
Pedro'nun motosikleti var ve ona binmeyi sever.Pedro has a motorcycle and loves to ride it.
Çin ve Moğolistan, Çin Seddi ile ayrılır.China and Mongolia are separated by the Great Wall of China.
Parkın kapısında iki motosiklet var.There are two motorcycles at the gate of the park.
Kırmızı ile mavinin karışımından mor elde edildiğini biliyor muydunuz?Did you know that if you mixed red and blue paint you obtained purple?
Şimdi ihtiyacımız olan şey bir mola.What we need now is a break.
O, bütün mobilyasını sattı, böylece kendine ve köpeğine bakabildi.She sold all of her furniture, so she could afford to feed herself and her dog.
Sanırım mola vermemin zamanıdır.I think it's time for me to call it a day.
En sevdiğin Google dışı arama motorun hangisi?What's your favorite non-Google search engine?
Favori mobilyan nedir?What's your favorite piece of furniture?
Favori arama motorun nedir?What's your favorite search engine?
Favori moda tasarımcın kimdir?Who's your favorite fashion designer?
Favori moda mankenin kim?Who's your favorite fashion model?
O moda için bir köledir.She's a slave to fashion.
Mobilyayı kim taşıdı?Who moved the furniture?
Bir su molekülü, bir oksijen ve iki hidrojen atomundan oluşur.A molecule of water is made up of one oxygen and two hydrogen atoms.
Modernizasyon planı, ülkenin karakterini tamamen değiştirdi.The modernisation plan has completely changed the character of the country.
Önümüzdeki yıl şapkalar moda olacak.Next year, hats will become fashionable.
Çocuk model tankını tahrip etti.The child blew up his model tank.
Aristo Makedon monarşisine dalkavukluk ediyordu.Aristotle was toadying up to the Macedonian monarchy.
Sao Paulo Brezilya'nın en modern şehridir.São Paulo is Brazil's most modern city.
Ben, benim çalıntı motosikletimi tekrar görmemin pek olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that I'll ever see my stolen motorcycle again.
Herhangi bir mağazanın bu modeli o fiyata satacağının olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that any store would sell this model for that price.