Ayrıca, 26 Haziran'da Londra'da "Alan Carr: Chatty Man" programında parçayı sergilediler.Le 29 juillet 2011, ils sont invités sur le plateau de l'émission Alan Carr: Chatty Man.
Londra Olimpiyatlarında yarıştı.Participation aux Jeux olympiques de Londres.
Son Yugoslavya kralı II. Petar Londra'ya kaçtı.Le roi Pierre II se réfugie à Londres.
Londra Doğa Tarihi Müzesi’nde de çalışmalar yapmıştır.Il travaille au sein du Natural History Museum de Londres.
17 yaşında tekrar Londra'ya dönmüştür.Finalement, elle arrive à Londres à l'âge de dix-sept ans.
Sonuç olarak oyunun dünya galası 21 Eylül 1982'de Londra'daki National Theatre'da yapıldı.La première eut lieu au National Theatre de Londres, le 21 septembre 1983.
Ayrıca Londra'daki yardım konseri Live 8'te de sahneye çıktı.Pendant cette tournée, R.E.M. participe au concert du Live 8 à Londres.
Cipolla daha sonra Collège de Sorbonne ve Londra Ekonomi Okulu'nda okudu.Il a étudié à la Sorbonne et à la London School of Economics.
Winter Stockholm, İsveç'te doğdu ve Londra, İngiltere'de büyüdü.Née en Suède, Julia a grandi à Londres en Angleterre.
1864'te Londra'ya geldi.Il retourne à Londres en 1864.
Devdas Londra'dan döner.De Gaulle repart pour Londres.
Londoom (Londra)'da yaşamaktadır.Il vit à Londres (Royaume-Uni).
Mutlu 2012 Londra Oyunları'nda Türkiye'yi 20 km yürüyüşte temsil etti.Elle participe au 20 km des Jeux olympiques de Londres en 2012.
Croatian Aces of World War 2. Londra, Birleşik Krallık: Osprey Publishing.Early German Aces of World War I, Osprey Publishing Ltd.
Cenazesi yakılan sanatçının külleri Londra’daki Golders Green Krematoryumu’ndadır.Ses cendres reposent au Golders Green Crematorium de Londres.
Ekim 1870'te Londra'nın Islington semtinde doğdu.Charles Robinson est né en octobre 1870 à Islington à London.
1957 yazında Londra'ya geçer.Il passe l'hiver 1957 à New York.
Tottenham, Londra'nın kuzeyinde Haringey semtinde bulunan bir bölgedir.Tottenham est un quartier situé dans district de Haringey, à Londres en Angleterre.
Savaşın ardından Londra Antlaşması imzalanmıştır.À la convention de Londres le moratoire fut confirmé.
Ama bu ayaklanma Wat Tyler'in Londra'da öldürülmesi ile bastırıldı.Daniel finit par être arrêté pour le meurtre de Tyler.
Sonunda işinden biraz para biriktirdiğinde, Londra'ya gitmek için Paris'ten ayrıldı.Finalement, à court d'argent, il s'arrête à Kaboul et rentre à Paris.
Johanna bazı aylar Londra'da kalarak British Museum'un kütüphanesinde çalıştı.Elle passe quelques mois ensuite comme bibliothécaire au British Museum de Londres.
O zamana kadar, kız kardeşi evlenmişti ve Londra’da yaşıyordu.Elle est mariée et vit à Londres.
Londra sınırları içerisinde birçok oyunda rol almış ardından Broadway'e geçiş yapmıştır.Il participe à de très nombreuses tournées qui l'amènent jusqu'à Broadway.
Magnetic Man, Londra çıkışlı Britanyalı bir elektronik müzik projesi.Client est un groupe de musique électronique britannique, originaire de Londres, en Angleterre.
Mimarlık eğitimi görmüş, diplomasını aldıktan sonra Londra'da çeşitli işlerde çalışmıştır.Il est un spécialiste de la manière noire après l'avoir apprise à Londres.
Bunun tanınmış örneği 1894'ten kalan Londra'daki Tower Köprüsü'dür.Sa société a été une de celles qui ont construit le Tower Bridge de Londres, entre 1887 et 1894.
Şirketin New York ve Londra'da ofisleri vardı.La société a des bureaux à New York, Londres, et Hong Kong.
Bu liste, Londra belediye başkanları listesi 'dir.Cet article regroupe la liste des maires de Jérusalem.
Sangster, Londra'da doğdu.Sherrington est né à Londres.
Türk toplumu yoğun olarak Londra'da yaşamaktadır.Le réseau travaillait en liaison étroite avec Londres.
Haymarket Tiyatrosu, Londra.Alhambra Theatre à Londres.
Diğer şarkılar ise 20 Mart 1982'de Londra'da Hammersmith Odeon'da kaydedilmiştir.Les versions live ont été enregistrées le 25 octobre 1982 au Hammersmith Odeon de Londres.
Tren Londra'ya gidecek.El tren tiene como destino Londres.
Londra'da ne kadar kalacaksın?¿Cuánto tiempo te quedarás en Londres?
Londra'dayken Mary ve John'la karşılaştım.Cuando estaba en Londres vi a Mary y a John.
Bir ay önce Londra'ya gitti.Él fue a Londres hace un mes.
Londra'ya gitmek isterim.Me gustaría ir a Londres.
Onun Londra'ya gittiğini biliyorum.Sé que se fue a Londres.
Biz geçen kış Londra'daydık.Estuvimos en Londres el invierno pasado.
Londra'ya gitmek istiyorum.Quiero ir a Londres.
Benim bir oğlum ve bir de kızım var. Oğlum New York'ta ve kızım da Londra'da.Tengo un hijo y una hija. Mi hijo está en Nueva York y mi hija en Londres.
Sık sık Londra'ya giderim.Voy a Londres con frecuencia.
Geçen ay Londra'daydım.Estuve en Londres el mes pasado.
Londra'dan New York'a uçtuk.Volamos de Londres a Nueva York.
Newyork ve Londra arasındaki mesafe nedir?¿Qué distancia hay entre Nueva York y Londres?
Nancy Londralıdır.Nancy es de Londres.
Lütfen ! Londra'ya geldiğinde, olabilecek en yakın zamanda beni ara .Por favor, llámame lo antes posible cuando llegues a Londres.
Ben Londra'dayım.Estoy en Londres.
O, Londra'da yaşıyor.Ella vive en Londres.
Ne zaman Londra'da olacaksın?¿Cuándo vas a estar en Londres?
Londra'ya vardım.Llegué a Londres.
Londra'ya kadar otobüsle gittim.Fui en autobús hasta Londres.
Londra Üniversitesi'nde bir öğrenciyim.Soy un estudiante en la Universidad de Londres.
Jim Londra'ya gitti.Jim se ha ido a Londres.
O, Londra'ya gitti.Él se fue a Londres.
O Londra'da yaşamaktadır.Vive en Londres.
O, dün Londra'ya vardı.Llegó ayer a Londres.
Londra'da bulunan bir arkadaşımdan bir mektup aldım.Recibí una carta de un amigo mío que está en Londres.
O, iki yıl önce Londra'ya gitti.Fue a Londres hace dos años.